Yazarlar

Vedat Bilgin

Vedat Bilgin

vedat.bilgin@aksam.com.tr

Bitmeyen yas

Vedat Bilgin tüm yazıları

İsrail’in katlettiği insanların yasını tutuyoruz… Binlerce insan, çoluk-çocuk, kadın-erkek, genç-yaşlı… 

Sivil muhalefeti askeri operasyonla bastırmaya çalışan, sivillere kurşun yağdıran bir devlet elbette terörist devlettir. İsrail,  bu sıfata itiraz etme hakkının bile olmadığını ortaya koyan tavrını 21. yüzyılın başında bütün dünyaya televizyon ekranlarından gerçek görüntüleriyle canlı yayında seyrettirmiştir. 

“Aslında bu terörist devletin söylediği açıktır. İsrail bu davranışıyla ‘ben hiçbir insani değeri tanımıyorum, Filistinlilerin önce vatanlarına el koydum, şimdi onları oradan tamamen söküp atmak istiyorum ve bu konuda hiçbir insani kuralı, hiçbir uluslararası hukuk normunu tanımadığımı ilan ediyor ve gerekirse kitlesel katliamlara devam edeceğimin bilinmesini istiyorum’ demektedir.” 

TERÖR DEVLETİ 

İsrail’in tavrı açıktır, ya insanlığın tavrı! Yoksa insanlık bu katliamları, bu vahşeti, bu dehşeti seyretmeye devam mı edecektir?  Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İnsan Hakları Örgütleri, Uluslararası Barış örgütleri, savaş ve terör karşıtı kuruluşlar neredesiniz? Şimdi bir şey söylemeyip susacaksanız, artık bir daha konuşmayınız; çünkü bu vahşete seyirci kalmanın hiçbir gerekçesi olamaz, o zaman bu vahşetin sahiplerinin yanında yer almış olursunuz. 

Ey samimi Yahudiler, bu insanlık dışı davranışı, bu katliamı sessizce mi geçiştireceksiniz, o zaman Nazilerin yaptığı zulme sessiz kalanlara benzemez misiniz? Peki, siz Hıristiyan âlemi bu katliam karşısında nasıl olsa bizimle ilgili değil Müslümanları ilgilendiriyor, biz bu işe karışmayalım mı diyeceksiniz; o zaman inandığınız Tanrı’nın, bazı dinlere veya bazı halklara katliam yapılmasına göz yumacağını mı düşünmektesiniz? Ey Müslüman ülkelerin devlet yöneticileri, sizler bu meseleyi kendi aranızdaki siyasal-mezhepsel iktidar mücadeleleri çerçevesinde ele alıp, geçiştirmenin peşinde mi olacaksınız? 

“Filistin meselesi sadece Filistinlilerin meselesi değildir; bu mesele bugün doğrudan doğruya insanlık meselesidir, bölgesel barışın ve küresel barışın kurulup kurulamayacağına dair bir meseledir. ABD Kudüs’ü İsrail’in başşehri ilan ederek aslında sadece İsrail’in terör devleti politikalarını desteklemekle kalmamış, bütün Batı sistemini üç açıdan çıkmaza sokarak, dünya sisteminde Batı çağının sonunun gelmesini hızlandıran bir süreci başlatmış bulunmaktadır.”  

KÜRESEL ADALET İHTİYACI 

Bunlardan ilki; Bat’nın hümaniter değerler diye yücelttiği, en azından Aydınlanma’dan bu tarafa inandığı değerlere karşı açıkça tavır alarak bir ‘değerler krizi’ yaşamasını hızlandırmış bulunmaktadır. ‘Habias Corpus’ diye ifade edilen insanın dokunulmazlığı, insan varlığının bir değer olarak kutsallığı ve masumiyeti gibi temel yaşam felsefesinin ilkelerinin bu politik tavırlarla çelişmesi, manevi olarak Batı toplumlarını kemiren ‘değersizleşme-nihilist’ çizgide yaşanan bunalımı daha da derinleştirecek etkilere yol açacaktır. 

İkinci mesele, uluslararası düzende ‘zorun’ temel ilke haline gelmesidir ki bu uluslararası hukukun teorik varlığını bile tahrip eden doğrudan doğruya barış karşıtı, daha doğrusu milletler ve kültürler arasında savaşı kutsayan bir yaklaşımın hâkim hale gelmesi demektir. Bu çatışma, savaş yanlısı politik tavrın giderek küresel kaosa yol açmasının önünde hiçbir engel bırakmayacaktır. 

Üçüncü mesele, ABD’nin İsrail’in ‘terörist devlet siyaseti’ ile ‘küresel barış’ imkânı arasındaki çelişkiyi çözmeye dönük bir siyaset üretmek yerine, İsrail’in barış karşıtı siyasetinden yana tavır almasıdır ki bunun da Batı sisteminin çöküşünü hızlandırmaktan başka bir sonuca götürmeyeceği açıktır. 

ABD’nin kaos siyasetinden cesaret aldığı için saldıran İsrail, bugün dünya barışını tehdit eden bir yerde durmaktadır. Buna kimler sessiz kalacaktır!

Vedat Bilgin Diğer Yazıları