Yazarlar

Ufuk Ulutaş

Ufuk Ulutaş

11 Eylül’ün mirası 

Ufuk Ulutaş tüm yazıları

Amerika için Pearl Harbor, dünya Müslümanları için (Bush’un deyimiyle) Haçlı Seferleri etkisi bırakan 11 Eylül saldırılarının üstünden 17 sene geçti. Amerika kendi topraklarında saldırıya uğramanın verdiği öfke ve telaşı, küresel terörü daha da derinleştirecek adımlara tahvil etti. Dünya Müslümanları ve hatta genel olarak Ortadoğu halkları da bu adımların birincil muhatabı olarak demokrasinin askıya alınması, sorgulamalar, uzun gözaltıları, işkence, ön yargılar ve tabii ki dış müdahale ve işgallerle yaşamak zorunda bırakıldı. Etkisi hâlâ devam eden bu uygulamalar sonucunda dünya daha güvenli bir yer haline gelmediği gibi, gelecek projeksiyonu da pek iyimser öğeler barındırmıyor. 

Afganistan’ın işgalinden Suriye krizine kadar öncelikli olarak konuştuğumuz hemen hemen her kavramı 11 Eylül sonrasındaki atmosfere ve uygulamalara bağlamamız mümkün. 11 Eylül sonrası ABD’nin attığı adımların (işgal ve dış müdahaleler) hiçbirisi tamamına erdirilmiş değil. Yani en büyük yanılgı, zamanının Başkanı Bush’un tarihi “misyon tamamlandı” mesajının pratikte hiçbir karşılığının olmaması. Afganistan’da çatışmalar devam ediyor ve Taliban kimi askeri uzmanların ifadesiyle ülkenin yarıdan fazlasını hâlâ kontrol ediyor. ABD Afganistan’dan nasıl çıkacağını bilmiyor, Afganistan’ın Blackwater türevi özel şirketlere ihale edilmesi bile konuşuluyor. Irak’ta El-Kaide ve kitle imha silahlarıyla bağlantısı kurulamayan Saddam öldürüldü; fakat El-Kaide’den DEAŞ çıktı, müreffeh Irak’ın mevcut durumu ortada. Kaldı ki 11 Eylül sonrasında El-Kaide bile daha da enternasyonelleşti. Bünyesinden DEAŞ’ı çıkaracak bir seviyeye geldi. 

“Terörle mücadele” kavramı 11 Eylül sonrasında ABD’nin Ortadoğu’ya hatta dünyaya yeniden nizam verme çabası olarak karşımıza çıktı. Fakat aynı kavram örneğin Rusya tarafından kullanılarak, ABD’nin Ortadoğu’daki etkinliğini kısıtlamaya yaradı. Suriye bunun en çarpıcı örneği oldu. Aynı şekilde İran da aynı kavramdan hareketle hem Irak’ta hem de Suriye’de ABD’nin hareket alanını ve operasyonel kabiliyetini daralttı. 

Terörün kendisi 11 Eylül sonrasında etkinliğini artırdı. Bunun üç ana sebebi vardı. Birincisi, 11 Eylül plansızlığının ürettiği güç ve otorite boşlukları. Zayıf devletler, devlet dışı aktörlerin dominasyonuna zemin hazırladı. İkincisi ise terörle mücadelenin bölge halklarının güvenlik, ekonomik ve demografik mağduriyetlerini körüklemesiydi. Sıradan insanlar en büyük zararı gördü. Üçüncüsü ise terörle mücadelenin sadece bir askeri operasyondan ibaret olduğunun zannedilmesiydi. İnsani boyuta askeri boyut kadar önem verilmemesiydi. 

Hâlâ Afganistan ve Irak’tan yeterince ders alınmamış gibi görünüyor. Aktörlerin çoğaldığı, terörün melezleştiği şu zamanda 11 Eylül plansızlığına değil, küresel işbirliğine, hukukun ve insanlığın merkeze alınmasına ve meşruiyetin tahkimine ihtiyaç var.

Ufuk Ulutaş Diğer Yazıları