Yazarlar

Turgay Güler

Turgay Güler

Meclis eski başkanı

Turgay Güler tüm yazıları

Kendileri Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi aslında. Buna rağmen programa çıkmadan önce küçük bir ricada bulunuyor ve ekranda, adının altında ‘meclis eski başkanı’ yazılmasını istiyor.

Arkadaşlar da kendisini kırmıyorlar ve öyle yazıyorlar.

Oysa hâlihazırda Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olmak, ‘özgül ağırlık’ itibarıyla çok daha değerli. Demem o ki, başka zaman olsa zat-ı şahaneleri böyle yazılmasını münasip görürlerdi.

Kazara aksi yapılsa vay bu densizliği yapanın başına!

Hal böyle iken niçin ‘meclis eski başkanı’ unvanını tercih etti? Cevabı basit, o yayındaki hezeyanları sonrası gelecek tüm tepkileri ‘ben oraya Bülent Arınç olarak, meclis eski başkanı olarak çıktım, şahsi görüşlerimi dillendirdim’ diye savmak için. Yoksa bu hezeyanları sonrası istifa etmesi gerekirdi.

Ekranda ‘meclis eski başkanı’ yazıldı ama algı ‘Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’ üyeliği üzerinden çekildi.

Ta ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çıkıp “Yasin Börülerin ölümüne neden olanlar hiçbir zaman Tayyip Erdoğan tarafından, dava arkadaşlarım tarafından savunulamaz” demesine kadar.

Erdoğan ayrıca “yeni bir fitne ateşi yakılmaya çalışılıyor” da dedi.

Şimdi gelelim asıl meseleye.

Ne dedi ‘meclis eski başkanı’mız malum programda? ‘Demirtaş serbest bırakılsın, Osman Kavala serbest bırakılsın’!

İyi de durup dururken bu da nereden çıktı şimdi? Başka meselesi mi yoktu memleketin de meclis eski başkanımız bu konuyu gündeme getirdi? Kendilerini yakından tanıyanlar çok iyi bilirler ki zat-ı şahaneleri hesapsız-zamansız konuşmaz. Tartar biçer en uygun zamanı kollar.

Yahu ne konuştu ki’ diyorsanız haklısınız? Öyle ya aynılarını Kemal Bey her hafta CHP grubunda konuşuyor zaten.

Dün Türkiye bağırsaklarını temizliyor’ diyen meclis eski başkanımız bugün elli iki masum vatandaşımızın hunharca katledilmesinde rolü bulunan Demirtaş’ı savunuyor. Hem de ‘hukuk’ diyerek ‘adalet’ diyerek.

Kitabından etkilendiğini de söylüyor, herkese de tavsiye ediyor.

Bunu Yasin Börü’nün annesinin gözlerinin içine bakarak da söyleyebilir mi acep? Tabii ki hayır!

Peki, Yasin Börü’nün annesine, hendek olaylarında şehit olan 700 vatan evladının annelerine tavsiye edeceği bir kitap var mı? Yahut Eren Bülbül’ün annesine?

Var mı Sayın meclis eski başkanımız?

Geçmişte de FETÖ’cüleri savunmak için ‘avukatlık cübbemi yeniden giymek istiyorum’ demişti. Buyursun giysin!

Giymesine giysin de 15 Temmuz’da şehit düşen 250 vatan evladının ailelerine de okumaları için bir kitap tavsiye etsin.

Bu arada yeri gelmişken ‘avukatlık cübbemi yeniden giymek istiyorum’ diyen zat-ı şahaneleri için o gün genel yayın yönetmeni olduğum Güneş Gazetesi’nde ‘Cübbeli Bülo’ diye manşet atmıştım. Bir gazeteci olarak eleştiri hakkımı, fikir hürriyetimi kullandım. Daha önce de, o günkü yayında da yine şahsımı hedef alıp ‘trol’ nitelendirmesinde bulundu. Haysiyet cellatlığı yapmaya kalkıştı. Oysa bugüne kadar kendilerine yönelik her eleştirimin altında adım yani ‘Turgay Güler’ yazıyordu. Trollük ad-unvan gizlenerek yapılır! Hadi dahasını da söyleyeyim!

15 Temmuz gecesi dava arkadaşları meydanlarda ölümüne mücadele verirken, kendileri bir sığınakta sonucu bekliyordu. Bu ve benzerleri kendisine her hatırlatıldığında kıyameti kopardı, etmediği hakaret, iftira kalmadı. Yahu Sayın meclis eski başkanım! Bırakınız da biz gazeteciler özgürce düşüncelerimizi paylaşalım, eleştirilerimizi yapalım.

Ne mümkün? Zira kendileri asla eleştirilemez!

Ve son bir not.

Meclis eski başkanımız sanırım yakında sadece ‘meclis eski başkanı’ unvanını kullanacak. 

Turgay Güler Diğer Yazıları