Yazarlar

Taceddin Kutay

Taceddin Kutay

Özgür Özel, Raziye, Daniel Barenboim, Cem Mansur

Taceddin Kutay tüm yazıları

B.

Özgür Özel kibri diye bir şey var, tahammül etmesi zor; zira arkası çok dolu değil.

Ne diyelim, bu da onun zaafı. Haydi bunu zaafına verelim.

"Kodları değişti, eski CHP yok" eleştirilerine karşı değişmeden, dönüşmeden dimdik durduklarını ispat etmek için olacak, ortada hiçbir sebep yokken Diyanet'in okul öncesi eğitim program-larına saldırma ihtiyacı hissetti.

"Bakın efendiler biz hâlâ aynı CHP'yiz. Kırklasanız da, kırk tellak elinden geçirseniz de, ceberut laiklik gibi bir talebi varsa insanların, o asla temizlenmez mazimize sahip çıkar, helalleşme işle-rini bir kenara bırakır ve yine doğru adres olduğumuzu ortaya koyarız" dedi zımnen.

Hevesle böyle bir atak bekleyen kitlesi de derin bir oh çekerek bayram etti.

Bu da böyle bir refleks işte. Hepimizi kendi aydınlanmacılığına doğru adam etmek gibi bir hülyası vardır bu jakoben aklın.

Bunu görünce aklıma Raziye filmi geldi.

İzlemeyenlere bir kereye mahsus tavsiye ederim.

1990 yapımı bir film. Gerçi fakire sorsanız beş para etmez bir filmdir ama izleyin ve bu aklın ne menem bir akıl olduğunu orada görün.

Merhum Kamuran Usluer, Melih Cevdet'in kitabından uyarlanan bu filmde Ege sahiline yerleşmiş bir jakobeni oynar.

Köylüleri tahkir eder, klasik müzik dinlesinler insan olsunlar, sanattan anlamaz şeyler gibi sözler eder.

İnsanların inancını aşağılar, göçebeler hırsızdır der, Çingeneleri tahkir eder. Bildiğiniz ırkçılık yani. Her şey bir yana, film tahammül edilemez bir tonda seyreder.

Kolektif bilinçaltımıza bir mesaj veriyor kendince.

İşte buna sanat dediler. Dalga geçilesi, saygıyı hak etmeyen bir şey. Öyle tahkir edici ki, nasıl saygı duyacaksın?

Kafası karışık yönetmen, filmin vitrinini kurtarmak için de Yasemin Öymen'in soyunması gibi bir yola başvurmak zorunda kalmış.

Eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen'in yeğeni, merhum Örsan Öymen'in kızı Yasemin Öymen...

Anlayacağınız Özgür Özel'in doğal florasına ait bir film...

İzleyin ama bana da çok kızmayın, tavsiye edecek şey mi kalmadı diye... İbretün lissairin bir şey dedim ya. İbret olsun diye, muhatabınız kim bir daha hatırlayın diye izleyin!

Bendeniz tam da bu yazıyı kaleme alırken, Viyana Filarmoni Orkestrası yine geleneksel yeni yıl konserini vermektedir.

Adet olduğu üzere birbirinden güzel marşlar, polkalar, Strauss'un buram buram Viyana kokan müziği ve pandemi şartlarının da yardımı ile bomboş Viyana sokaklarından muhteşem görüntüler...

Albertina, Stadtpark, Franzisken Meydanı, Graben...

Sürprize mahal bırakmayan muhteşem bir icra... Sevgili dostumu mest eden harika bir plagal cadance...

Seyirci koltuklarında iki cumhurbaşkanı yan yana... Van der Bellen ile Fischer...

Böyle bir ortamda, böyle bir kitle huzurunda konserin bu yıl şefliğini üstlenen Daniel Barenboim'in "tüm dünyada bizleri izleyen seyircilere müsaadenizle İngilizce hitap etmek istiyorum" di-yerek yaptığı güzel konuşma...

Barenboim, hani şu 2001 yılında, Wagner çalmanın yasak olduğu İsrail'de Wagner çalarak Knesset'i birbirine katan ünlü Yahudi şef var ya o...

Edward Said'in ifadesiyle "bir müzik dehası olmak için gereken bütün özelliklere sahip" bir sanatçı...

Bizdeki jakobenlerin yıllar yılı sanat diye bize yutturduğu saçmalıkları düşündüm Barenboim'in konuşmasını dinlerken...

Pespayeliklerine, sanattan anlamazlıklarına bakmadan bir de bizi adam edecekler.

Aklın, bilimin rehberliğinde falanca edecekmişiz de filanca edecekmişiz... Ortaçağ karanlığı şöyle kötüymüş de böyle kö-tüymüş...

Hadi oradan engizisyon papazı kılıklılar! Dominken keşişleri sizi! Sizden olmayanları yakmaya odun geçmeyegörsün bir türlü teskin olmaz elinize.

İlla ki elitizm tutkunuzu teskin edecekseniz, memleketin birkaç hakiki sanatçısından biri olan Cem Mansur'un itibarını iade ediniz. Sanata bir faydanız olur hem hem de göğsünüzü gere gere anlatacağınız bir iş yapmış olursunuz.

Size bir ödev olsun şu soru: Cem Mansur gibi bir zatın itibarıyla oynamak hanginizin haddineydi?

Size ne Kur'an kursundan, çocukların eğitiminden?

Bu soruyu düşünün ve bir türlü bir şeyler olamamaklığınıza kahredin.

E mi?

Taceddin Kutay Diğer Yazıları