Yazarlar

Taceddin Kutay

Taceddin Kutay

AB'nin yeni düzenlemesi bizi de etkileyecek

Taceddin Kutay tüm yazıları

B.

Avrupa Birliği, internette yayılan nefret söylemi ve diğer yasadışı içeriklerle mücadele konusunda önemli bir adım attı. Avrupa Parlamentosu ve AB üyesi ülkelerden iştirak eden müzakereciler on altı saat süren pazarlık sonucunda online platformların daha sıkı denetlenmesini ve tüketiciler için daha fazla koruma sağlamayı amaçlayan Dijital Hizmetler Yasası (Digital Services Act) üzerinde anlaşmaya vardı.

Yeni yasanın pek çok önemli maddesi bulunmakla birlikte, şüphesiz en önemlilerinden birisi nefret söylemi ve kişisel haklara yönelik saldırılar hususunda, online platformların sorumlu tutulacağına yönelik yeni kabul. Artık online platformlar, nefret söylemi ve kişisel haklara saldırı ihtiva eden mesajları silmemeleri durumunda mesul tutulacaklar. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, varılan anlaşmayı "tarihi bir anlaşma" olarak yorumluyor ve gerçek dünyada yasak olan her şeyin online dünyada da yasak olması yolunda atılmış önemli bir adım olduğunun altını çiziyor.

Artık milyonlarca kullanıcısı olan dijital hizmet sağlayıcıları, Avrupa Birliği'nin dayattığı kurallara uymak ve kişilik haklarının korunmasında daha hassas olmak, nefret söyleminin yayılmasına mani olmak zorunda.

Malum olduğu üzere, Türkiye'de de uzun süredir sıkıntılı bir konudur bu. Ekşi Sözlük gibi mecraların kontrolsüz yahut manipülatif kontrollü yapısı, Twitter kullanımındaki boşluklar ve misallerini çoğaltabileceğimiz daha onlarca denetimsizlik, online dünyayı korsanlar cennetine çevirmiş durumda. Son olarak İbrahim Haskoloğlu isimli sosyal medya figürünün yapmış olduğu sosyal medya dezenformasyonları, benzer bir düzenlemeye acilen ihtiyaç hissettiğimizi ortaya koyuyor. Sıkıntı, böyle bir düzenlemeyi ilk yapamayacak olmamızdı. Batılı bir örneği olmadan böyle bir düzenleme yapmak ve bunu kanunlaştırmak, ister istemez basın özgürlüğü diktatörlük vb. tartışmalarını beraberinde getirecekti. Şimdi Avrupalı bir örneği varken yapmamız halinde dahi benzer tartışmalar gündeme gelecek ve bunun Avrupalılara mahsus bir hak olduğu, bizim yapabileceğimizi nereden çıkardığımız falan sorgulanacak zaten. Ne derlerse desinler, sosyal medya başta olmak üzere, dijital mecralarda hüküm süren anonimite lüksünü ortadan kaldırmanın zamanı geldi de geçiyor.

Öte yandan Avrupa'nın çıkardığı bu yasayla ilgili çok müspet hislerle dolu olmadığımı beyan edeyim. Yasanın yürürlüğe girmesi sonrası nasıl tatbik edileceği hususu, Avrupa açısından turnusol kağıdı vazifesi görecek. Göreceksiniz, Türkiye aleyhtarı, İslamiyet'e hakaret eden, xenofobik pek çok söylem bu kapsam içine girmeyecek. Aksine Avrupa'da yaşayan bir Türk, örneğin Fransa'yı eleştirildiğinde nefret söylemi olduğu iddia edilecek, İsrail saldırıları ile ilgili herhangi bir video yayınlandığında antisemitizm olduğu öne sürülecek, Avrupa Birliği'nde yaşanan hak ihlalleriyle alakalı birtakım haberlerin yapılması dezenformasyon olarak nitelendirilecek. Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte, o çok yücelttiği özgürlük ideallerinden çok kolay vazgeçebileceğini ortaya koymuştu. Bu yasayla birlikte Fransa başta olmak üzere Avrupa, yeni ve daha sert bir güvenlik şemasını ortaya koyacak. Rusya ve Çin merkezli söylemlere özellikle kapıyı kapatacak, tek tip bir söylemin yayılmasına çalışılacak. Hatta büyük ihtimalle bizler ve eleştirilerimiz de bu uygulamadan yana nasibini alacak.

Biz de bu adamların oyunu nasıl oynadığını biraz olsun biliyorsak bu iş böyle olacak, bu şekilde tatbik edilecek. Açıkçası pek umurumda değil nasıl tatbik edecekleri, neticede yapmadıkları şey değil. İş ki biz kendi ihtiyacımıza göre bir düzenleme yapalım. Gerisi laf-ı güzaf...

Taceddin Kutay Diğer Yazıları