Yazarlar

Serkan Fıçıcı

Serkan Fıçıcı

serkan.ficici@turkmedya.com.tr

Mektup

Serkan Fıçıcı tüm yazıları

Gözler ABD’de... 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile görüşecek. 

Gündem yoğun. 

Suriye, DEAŞ, FETÖ, PKK-YPG, S-400, F-35, Halk Bank, ekonomi vs... 

Bir de Trump’ın mektubu var. 

Bu ‘saygısız’ mektuba muhalefet partileri sert tepki istiyor. 

Sanki kendileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı’na gereken saygıyı gösteriyorlarmış gibi. 

Sanki ABD’nin Türkiye’ye yönelik tavırlarına kendileri açıktan, net ve sert tepki veriyorlarmış gibi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mektup meselesini açtığında Trump “Türkiye’deki muhalefet temsilcilerinin tavırlarına bakın, onlar mı makamınıza karşı daha saygılı yoksa ben mi” diye sormaz ise iyi.

Ağaç

Türkiye bir rekora imza attı. 

11 milyon fidan bir günde toprakla buluştu. 

CHP’li eski vekil Barış Yarkadaş  “fidan dikme ayı kasım ayı değildir, o fidanların 9 milyonu tutmayacak” diyerek rezil olma çıtasını erişilmez bir yere taşıdı. 

Orman Genel Müdürü de bu iddiaya bilimsel açıdan anında yanıt verdi gerçi ama meselenin bir tarafı açıkta kaldı. 

Kasım ayı bu iş için uygun değilse 11 milyon fidanın 2 milyonu niye tutsun? 

Tamamının tutmaması gerekmiyor mu?

Anket

Kamuoyu araştırma şirketi Avrasya’nın sahibi Kemal Özkiraz yaptığı son anketin sonuçlarını yorumlamış. 

Ak Parti’nin 2022 yılına gelindiğinde bölüneceğini, bırakın seçim kazanmayı Meclis’e girmekte bile zorlanacağını ve 60 civarında milletvekili kaybedeceğini söylemiş. 

Anketçi değil kâhin mübarek...! 

İşin kötüsü bu arkadaşa “3 yıl sonra olacakları ölçebilen bir anket metodu mu geliştirdin” diye soran eden de yok.

Başörtüsü

Kaçırdım. 

1 ay gecikmeyle yazıyorum. 

Kamuda başörtüsü yasağı 2013 yılının Ekim ayında kalktı. 

Yani 1 ay önce bu büyük utançtan kurtuluşumuzun yıldönümüydü. 

Öylesine geldi, geçti. 

Hiçbir etkinlik yapılmadığı gibi tek satır haber bile olmadı. 

Böylesine önemli bir özgürlük hamlesinin yıldönümü daha iyi değerlendirilemez mi? 

Nerede belgeseller, yazı dizileri, açık oturumlar, paneller, söyleşiler, sergiler...? 

Bakın biz bile iş işten geçtikten sonra hatırlıyoruz. 

Sonra “gençler de hiçbir şeyden haberdar değil” diyerek sızlanmanın âlemi yok.

Serkan Fıçıcı Diğer Yazıları