Yazarlar

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu

yasar.hacisalihoglu@aksam.com.tr

Siyasette fikri üretim ve millet ittifakı

Siyasetin esası fikirdir. Fikir üretimi, aksamadan sürdükçe siyaset alanı kıymetlenir ve derde derman olur. Siyaset; sorunların, güçlüklerin aşılmasında, yeni ihtiyaçların belirlenmesinde ve gelişmesinde, bugünü ve geleceğe dair yönetme becerilerinin gelişimde başvurulacak yegane alandır.

Siyaset; esasen yönetime dair yetkinlikleri içeren, teorisiyle pratiğiyle donanmış bir alandır. Bu yüzden de; donanımlı, birikimli, geçmiş, güncel ve gelecek arasında bağ kurabilen yeteneklerin etkinlik sahasıdır.

Siyaset; bizatihi hem fikrin üretim alanıdır, hem de fikrin uygulama alandır. Fikirdir siyaseti; zenginleştiren, etkinleştiren, yaygınlaştıran ve süreklileştiren. Siyaseti dar kalıplara tutsak ederek, gündelik sataşmaların, atışmaların ağırlığı altında güçsüzleştirerek, içi boş polemiklerle fikir derinliğini körelterek ve giderek fikri fukaralaşmaya teslim olarak siyasetin, dertlere derman olması mümkün değildir.

Siyaset, toplumsal bir alandır ve bu yönüyle de insani yanıyla ette kemiğe bürünür. Bu yüzden siyasette sahicilik esastır. İçi boş, derinliği olmayan sloganları, samimiyetten uzak sadece oy avcılığına yarayan tercihleri, güçlü fikirlerle buluşturmak zordur. Zira bu tercihler; geçicidir, samimiyetten uzaktır ve bu yüzden de kalıcı değildir. Bu durum; siyasetin sorun çözme kapasitesini ortadan kaldıran, işi kolaycılığa sevk eden, zahmetli ama kıymetli fikir üretim faaliyetinden uzaklaştıran bir tabloya yol açar.

Siyasette, muhalefet- iktidar arasındaki ilişkiyi de belirleyecek olan fikri kalibre kapasitesidir. Fikrin kalibresi, etki gücü; muhalefeti iktidara taşır, iktidar değişimlerinde temel belirleyicidir. Zira halkın iradesine doğrudan ve kalıcı etki yapar. Hiç kuşkusuz bazı popülist çıkışların ve fırsatların da iktidar erişimine etkisi olur ama kalıcı başarı getirmez.

Tüm bu gerçekler ışığında bugün Türkiye’nin siyaset kurumunun önünde aslında fırsatlar vardır. Yeni Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi (CHS), siyasete alabildiğine alan açıyor. Yeni sistemin 50+1 aritmetiği, her gönülden, her yöreden, her cenahtan kabul görmeyi zorunlu kılıyor. Bu durum siyasetin fikir üretimini esas alarak, fikirlerin harmanlanmasına, sentezine de imkan sunuyor. Güçlü ve kucaklayıcı fikirlerin ortaya konmasını zorunlu kılıyor. Siyasi partilerin fikir temelinde güçlenmesini esas alıyor.

Bugün muhalefet bloğu olarak kendini takdim eden millet ittifakının en önemli açmazı; fikri bir buluşma zahmetine girişmeden, sadece yeni sistemi, eskiye dönüştürme gayretiyle sınırlı olmasıdır. Bunu da; doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak, yeni sisteme yönelik karalama dilini kullanarak, kapsamlı bir fikri üretimde bulunmayarak yapıldığına şahit oluyoruz. “Diktatör bozuntusu” diyecek kadar dilini kötüleştirerek, hakarete dayanan bir üslubun, fikir üretme zahmetinden kaçtığını görüyoruz.

Bu durumun millet ittifakı açısından daha çok PKK’nın siyasi kolu HDP konusunda yaşadığını söyleyebiliriz. Cumhur ittifakının kendisini sürekli terörle anmasından yakınan millet ittifakının bileşenlerine düşen yol, bu konuda HDP tavrını netleştirerek, bu kozu iktidarın elinden almasıdır.

Bunun için; PKK terör örgütünün siyasi kolu olan HDP ile uzaktan yakından, doğrudan veya dolaylı, açık ya da örtülü hiçbir ilişki düzeyine girilmeyerek, asıl olarak HDP’ye oy verenlere odaklanılarak, HDP’ye alanı siyaseten dar etmek gerekir.

Bunun için de işe; Diyarbakır, Şırnak annelerini ziyaret ederek, onların ana yüreğinden dökülen gerçeklerle buluşarak başlamak gerekir.

Ne dersiniz? 

Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu Diğer Yazıları