Yazarlar

Hüseyin Besli

Hüseyin Besli

[email protected]

Hatırlamak 

Daryuş Şayegan, gelenekle irtibatlanmayı, dolayısıyla gelenekçiliği ‘hatırlamak’ kavramıyla açıklar. 

Derki (mealen); “Geçmişe yaptığımız her atıf geleceğe bir göndermedir. Hatıralarımız geleceğin kapısını aralar…” 

Kuşkusuz, hatıralar, ne tamamen iyi ve güzele dairdir, ne de tamamen kötü ve çirkine dairdir. 

Her daim iç içedirler de, bazen kötülük ve çirkinlik öylesine baskın bir hal alır ki sanki başka hiçbir duygu için boş alan bırakmaz. 

Mesela, bir seçim arefesinde tek parti dönemi CHP’sinin seçimlerini hatırladığımızda aynı kasvet duygusuyla karşı karşıya kalırız. 

1923’ten 1946’ya kadar (Birinci Meclis hariç. Birinci Meclis oluşurken henüz CHP yoktu. Mebuslar, ya Osmanlı Meclisi Mebusanı’ndan kalıp Kurtuluş mücadelesine katılanlarca ya da Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti vasıtasıyla seçilip gelmişlerdi) seçimler şöyle cereyan etti. 

Söz gelimi İstanbul’u ele alalım: 

İstanbul’un on milletvekili var ise Cumhuriyet Halk Fırkası Merkezince İstanbul’dan on aday gösteriliyor. Dikkat isterim ne dokuz ne de on bir. Delegeler bu adaylara oy veriyor tabi ki, hepsi seçilmiş oluyor. 

Sonra da, her seçimden sonra parti genel merkezi ve liderliği tarafından bir teşekkürname yayınlanıyor; ‘partimize gösterdiğiniz teveccüh nedeniyle…’ diye. 

Yanlış hatırlamıyorsam sadece bir sefer, olması gerekenden bir kişi eksik aday gösteriyor parti. Yani, bir anlamda bir bağımsız milletvekili seçilmesine kapı aralıyor. 

Ancak o bir vekillik için aday olanların arasında Fevzi Çakmak’ta olunca; nasıl bir disiplinse, parti meclisi bütün delegelerden geçersiz oy kullanmasını istiyor. Olur ya içlerinden birisi Fevzi Çakmak’a oy verebilir… diye. 

Ve de seçilemiyor Fevzi Çakmak. 

O günkü CHF ile bugünkü CHP arasında bir ilişki, bir benzerlik olup olmadığına; 

Seçim arafesinde böyle bir hatırlama ve hatırlatma eyleminin gündeme denk düşüp düşmediğine, varın siz karar verin. 

Hüseyin Besli Diğer Yazıları