Yazarlar

1

Ak Parti iktidarının ilk yılıydı.

ABD ve İngiltere'nin başı çektiği koalisyonun Irak'ı işgal ettiği yıllar;

Dönemin ABD Büyükelçiliği Müsteşarı benimle görüşmek istemişti...

Görüşme Meclis'teki odamda gerçekleşti.

Asıl konuya geçmeden önce, daha konuşmanın başında, karşılıklı nezaket cümlelerinden sonra yaşadığım şaşkınlığı belirtmem gerekir.

Karşımdaki Amerikalı Türkçe konuşuyordu. Ama bildik, güncel bir Türkçe değildi;

Sanki 'derin (bir) Türkçe' idi konuştuğu;

Çağdaş kelimelerin yanında tam yerinde ve doğru telaffuzuyla yer yer Arapça ve Farsça kelimelere başvurması ve bunu büyük bir beceriyle yapıyor olması gerçekten son derece şaşırtıcıydı...

Müsteşarın beni ziyaret etme sebebi ise devam eden Körfez harbiydi.

Araştırmışlar (her halde çok zor olmamıştır) Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın metin yazarlığını yaptığımı öğrenmişlerdi.

Dertleri Sayın Erdoğan'ın, savaş nedeniyle kullandığı dildi;

Amerika'ya karşı çok sert konuştuğundan, Washington'ın bundan çok rahatsız olduğundan bu tavrın iki NATO üyesi ülke ilişkilerine zarar verebileceğinden... falan bahsetmişti;

Benden Erdoğan'ın konuşmalarının yumuşatılması hususunda yardım istiyordu.

Biz de cevap olarak demiştik ki:

Siz varın gidin ülkenize şöyle bir rapor gönderin;

İnsanlık adına şükretmeliyiz... deyin.

Çünkü, hâlâ bir çocuğun ağlaması karşısında ağlayabilen, savaşın acılarını yüreğinde hissedebilen, henüz siyaset yapmak adına mekanikleşmemiş, insan kalabilmeyi becermiş liderler varmış... deyin.

2

Aradan neredeyse tam yirmi yıl geçti.

Yirmi yıl, dünyada da, Türkiye'de de birçok şeyi değiştirdiği gibi, Tayyip Erdoğan'ı da etkiledi kuşkusuz; kimi görüşleri değişti, kimi algıları zayıfladı veya güçlendi, bilgisi çoğaldı vs.

Ama görünüyor ki, bunca şeye rağmen Sayın Erdoğan 'ağlayan çocukla ağlayabilme' hassasiyetinden hiçbir şey kaybetmemiş.

Uluslararası ilişkilerde dahi aklın yanında duygularını da devrede tutmaya devam ediyor.

Yani; Erdoğan'ın Rusya-Ukrayna savaşında "biz taraf değiliz, biz barıştan tarafız" demesi sadece siyasi bir pozisyon almaya işaret etmiyor.

'Lider Erdoğan'ın içinde 'insan Erdoğan'ın hâlâ dipdiri yaşadığını gösteriyor.

Hüseyin Besli Diğer Yazıları