Yazarlar

Emin Pazarcı

Emin Pazarcı

Öldünüz mü millet?

Emin Pazarcı tüm yazıları

Siyasi filan değil, hepimizi ilgilendiren insani bir konu bu… Hak meselesi, hukuk meselesi, adalet meselesi… Mutfakta kaynayan tencereyi, evdeki çoluk-çocuğun ekmeğini, emekleyen yavrunun sütünü ilgilendiriyor… 

Şu soruya cevap aramalıyız hepimiz: 

-2019 Türkiye’sinde bir insanı, bir aileyi yokluğa ve açlığa mahkûm etmek bu kadar kolay olabilir mi? 

Baksanıza, zulüm dalga dalga büyüyor. Belediyelerin 31 Mart seçimlerinin ardından kapı önüne koyduğu işçilerin sayısı bini buldu. Üstelik, böyle giderse onlara yenileri eklenecek. “İşimi, aşımı istiyorum” diyenlerin açlık grevleri ülkeyi saracak. 

İzmir Çiğli’de başladı bile. CHP’li belediyelerdeki işçi çıkarma furyası kendi evlatlarını da vurdu. Belediyeye ait ÇİBEL Şirketi’nde işten çıkarılan CHP eski İlçe Başkanı Zeynel Mertoğlu, “İşimi istiyorum” diyerek açlık grevine başladı. O DİSK üyesi. 

Sorun çözülmezse, Kurban Bayramının ardından Hak-İş de devreye girecek. Çadırlar kurulacak, Hak-İş üyesi yüzlerce işçi açlık grevine başlayacak. 

Durum vahim! Çünkü, insani değerler rafa kaldırılmış durumda! Baksanıza, CHP’li Adana Büyükşehir Belediyesi, 302 işçiyi daha kapının önüne koydu. 

Gözümüzün önünde yaşanan insanlık dramına karşı tepkisiz kalınınca sonuç bu oluyor işte! 

***

Tam bir ortaçağ zihniyeti ile karşı karşıyayız… 

Üstelik, bu tabloyu doğuranlar pişkin mi pişkin! 

Bir yandan yüzlerce işçiyi kapının önüne koyuyorlar; baskının, tehdidin, zorlamaların zirvesine çıkıyorlar. Diğer taraftan mazlum işçileri suçluyorlar. İşini, ekmeğini elinden aldıkları insanlara iftiralar atıyorlar. 

Neymiş, çalışmıyorlarmış bunlar, bankamatik işçiymiş! 

Adana’nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, “hodri meydan” dedi onlara: 

-Savcılığa suç duyurusunda bulunup, bunu ispat etmezseniz müfterisiniz. İddianızı ispatlamak zorundasınız. İspatlayamazsanız, yalancı ve sahtekâr konumuna düşeceksiniz. 

Daha önce de benzer bir çıkışı Antalya Büyükşehir eski Belediye Başkanı Menderes Türel yapmıştı. O da ispata davet etmişti. 

Kimseden çıt çıkmadı. Kimse bu işçilerin çalışmadıklarına dair tek bir belge ya da bilgi ortaya koyamadı. Çünkü doğru değil söyledikleri. 

Nitekim CHP Sözcüsü Faik Öztrak’a da soruldu bu iddialar. “Bildiğim kadarıyla” ve “öyle düşünüyorum” kelimeleriyle biten cevaplar verdi. Aslında kendisi de biliyor ne olduğunu, ama dillendiremiyor. O yüzden Bolu Belediyesi’nin işsiz bıraktığı işçiler CHP Genel Merkezi’nin kapısına dayandığında karşılarına çıkamadı! 

***

Şimdi toplum olarak cevap vermemiz gereken bir soruyla karşı karşıyayız: 

-İçinize sindirebiliyor musunuz yaşanan bu insani dramı? 

Sakın kimse “Ama o işçiler Ak Parti’yi destekliyordu” diye karşıma çıkmasın. Türkiye demokratik bir ülke, isteyen dilediğini destekler. Ayrıca böyle bir tez, İktidara kamudaki bütün CHP’lilerin işten çıkarılması hakkını verir ki, bu da başka bir zulüm olur! 

O yüzden milletçe ayağa kalkmamız gereken insani bir sıkıntı var karşımızda! Ama birkaç cılız tepkiden başka ses duyulmuyorsa, şu soruyu sorma hakkımız var elbet: 

-Ne oldu, insanlığınız mı öldü millet? 

Emin Pazarcı Diğer Yazıları