Yazarlar

Emin Pazarcı

Emin Pazarcı

Kılıçdaroğlu ve CHP kıskaçta

Emin Pazarcı tüm yazıları

Konu yılan hikâyesinden farksız! Tartışma, yıllardır devam edip gidiyor. Geçmişte mahkeme koridorlarına bile düştü. CHP, 2000’lerin başında Atatürk’ün vasiyetini bir kenara attı. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’na ait olan parayı kesti. Bu uygulama yargıdan döndü. 

Türkiye İş Bankası-CHP ilişkisinden bahsediyorum… 

Uygulama, Atatürk’ün vasiyetine dayandırılıyor. CHP, Türkiye İş Bankası’nda dört yönetim kurulu üyeliğini elinde bulunduruyor. Ancak, bu uygulama Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı. 

CHP ise, hep aynı savunmayı yapıyor. “Biz Atatürk’ün vasiyetini yerine getiriyoruz” diyor. Ticaretle, banka işlemleri ve para ile işinin olmadığını söylüyor. Buna rağmen bankanın yönetim kurulu üyeliklerini bırakmamakta direniyor. 

Zaman zaman da Atatürk’ün vasiyetine taban tabana zıt uygulamalar yapıp, Mustafa Kemal Paşa’nın TTK ve TDK’ya bıraktığı gelirleri ödemiyor. 2000-2204 Yılları arasında olduğu gibi mahkemelerde direniyor. 

Bu arada çeşitli dedikodular ortaya atılıyor… 

CHP’nin İş Bankası’ndaki yönetim kurulu üyelikleriyle ilgili spekülasyonlar yapılıyor. Sonuçta, milli bir bankamız olan Türkiye İş Bankası zarar görüyor. 

Ayrıca, Mustafa Kemal Atatürk, sadece CHP’nin değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak değeri. Vasiyetin üzerinden yıllar geçti, defalarca Anayasa ve kanun değişiklikleri yapıldı. Vasiyet hazırlandığı zaman CHP devletti. Ama artık değil. Atatürk’ün vasiyetini yerine getirecek devletin CHP dışında resmi kurumları var. Türkiye çok partili siyasi hayata geçeli çok oldu. O yüzden bu uygulama ciddi şekilde sırıtmaya başladı. 

Macaristan dönüşü, konuyu uçakta T.C. Devleti Başkanı Erdoğan’la konuştuk. Gördük ki, uygulamadan O da çok rahatsız. Üstelik, bugün CHP’nin İş Bankası’nda dört yönetim kurulu üyesi ile temsilini “saçmalık” olarak değerlendiriyor. Bu saçmalığın kaldırılması için de adım atmaya kararlı görünüyor. 

Belli ki konu MHP ile de görüşülmüş. Çünkü, Erdoğan “MHP’li arkadaşlarla birlikte yapılacak bir yasal düzenlemeyle bu işin yoluna konulabileceği kanaatindeyim” ifadesini kullandı. 

O yüzden, şimdiden “Bir garabet ortadan kalkıyor, CHP-İş Bankası ilişkisi bitiyor” yorumunu yapabiliriz. 

***

Anladığım kadarıyla Erdoğan’ın elinde birtakım bilgiler de var… 

Söylemiyor, kamuoyuyla paylaşmıyor. Ancak, ifadelerinden konu hakkında derinliğine bilgi sahibi olduğu anlaşılıyor. 

Kim bilir, belki önümüzdeki günlerde onları da kamuoyuna aktarır. 

Ben, bir zamanlaması olduğunu düşünüyorum! Ancak, Başkan Erdoğan’ı bu konuda kararlı görüyorum. 

Öyle görüyor ki, yılan hikâyesine dönen bu tartışma sonlanacak. Taşlar artık yerine oturacak. Türkiye normalleşecek. 

***

CHP-para ilişkisi ile ilgili ortada çok önemli bir nokta daha var. Biliyorsunuz, bir süre önce Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açtığı tazminat davalarındaki mahkûmiyetlerin masrafları ile birlikte karşılığı olan 900 küsur bin lirayı İcra Dosyasına yatırdı. 

Bu, çok büyük bir para! Eski parayla neredeyse bir trilyon lira. 

Biz de doğal olarak sorduk: 

-Kemal Bey mal varlığınız ortada. Bu parayı nereden buldunuz? 

Tek kelime bile cevap gelmedi, gelemez de. Çünkü, para CHP kasasından verilmişse eğer, bu suç! Başka birinden alınmışsa, etik değil. “Neyin karşılığı” diye sorarlar adama. Kendisinin ödemesi mümkün değil, mal varlığı ortada. 

Hele hele gerçekten parti kasasından bir yolu bulunup verilmişse, bu tam bir skandal! O durumda Hazine yardımları bu işte kullanılıyor demektir. O yardımların içinde AK Parti’ye oy veren, Erdoğan’ı destekleyen vatandaşların da payı var. Kemal Bey, onların paralarıyla Erdoğan’a hakaret ediyor demektir ki, bu vicdanları yaralar! 

Anladığım kadarıyla Erdoğan bu konunun da takipçisi. Paranın kaynağına ilişkin elinde bilgiler olduğunu sanıyorum. Yakında bu konu açıklığa kavuşursa şaşırmamak gerekir. 

Boşuna demiyorum, “CHP kıskaçta” diye. 

Özellikle Kemal Bey’i çok zor günler bekliyor! 

Emin Pazarcı Diğer Yazıları