Yazarlar

Emin Pazarcı

Emin Pazarcı

Çok işimiz var Suriye'de!

Emin Pazarcı tüm yazıları

Temcit pilavı gibi tekrarlayıp duruyorlar, “Ne işimiz var Suriye’de” diyorlar. Olayı bir de “Suriye macerası” ve “Suriye belası” gibi ifadelerle süslüyorlar. Bütün süreci Türkiye’nin sırtına yükleyip, milletin önüne koyuyorlar. 

Ahlaki bir sıkıntı bu… 

Aynı zamanda da millete aptal muamelesi yapmak! 

Şimdi 2011 Yılı’na gidip, kısaca özetleyelim… Suriye’de Esat Rejimine tepkiler ortaya çıktı ve olaylar başladı. Rejim de gelişen olayları şiddet kullanarak bastırmaya çalıştı. Nihayet, süreç iç savaşa dönüştü. Yüz binlerce masum insan hayatını kaybetti. Milyonlar da üzerlerine yağan bombalardan kaçarak, hayatını kurtarmaya çalıştı. 

Türkiye mi yaptı bunu? 

Tam tersine, Türkiye rejim katillerini “yapmayın, etmeyin” diye uyardı. Buna rağmen kulak veren ve dinleyen olmadı. 

Esad Rejimi, kendilerinden olmayan Arapları yok etmeye çalıştı. Kürtlere yönelik saldırılarını artırdı. Bayır Bucak Türkmenlerinin üzerine bomba yağdırdı. Milyonlar, sınırlarımıza yığıldı. Almak zorundaydık onları. Hem insani değerlerin, hem de milletlerarası anlaşmaların gereğini yaptık. 

Bırakamazdık onları varil bombalarının altında, bize yakışmazdı… 

Zaten bıraksaydık da dünya ayağa kalkardı!

***

Kan kokusunu alan emperyalistler yığıldılar oraya. Hepsi kendi planını uygulamaya başladı. Uganda ya da Tanzanya değil ki Suriye sessiz kalalım. Burnumuzun dibindeki ve ateşinin bize de sıçradığı bir ülke. 

Mecburen müdahil olduk biz de! 

“Neden Esad’la sürtüştünüz, oturup anlaşmadınız” diyorlar… Ne yapacaktık? Biz de mi canavarlaşacaktık? Katilin döktüğü kanda elimizi mi yıkayacaktık? Türkmen, Kürt ve Arap kardeşlerimizin katillerinin suç ortaklığına mı soyunacaktık? İnsani değerlerimizi ve vicdanımızı rafa mı kaldıracaktık? 

Üstelik daha önce yaptıklarımız ortada: 

“Aman sıkıntı olmasın, aman kimseyi üzmeyelim” dediğimiz dönemlerde başımıza gelenleri unuttuk herhalde! Yaptığımız hataların bedelini hâlâ ödüyoruz. 

ABD, Rusya ve İran gibi ülkeler nasıl kendi menfaatlerini öne almışsa, biz de onu yaptık. Hem de çok iyi yaptık. Ne ABD’nin, ne de Rusya’nın dümen suyuna girdik. Kendi menfaatlerimizi gözettik. 

PKK, YPG ve DEAŞ’ın tepesine bindik… 

Yanı başımızda oluşturulmak istenen terör koridorunu parçalayıp dağıttık. Halen de mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz…

***

Suriye’deyiz, çünkü milli menfaatlerimiz bunu gerektiriyor… 

Kimse kusura bakmasın, ama… 

Böyle bir ortamda “Ne işimiz var Suriye’de” tekerlemesini tekrarlayıp durmak, ülke menfaatlerini değersizleştirmeye çalışmaktır! Bizim değil, başkasının değirmenine su taşımaktır! 

ABD’ye, Rusya ve İran’a bu soruyu soramayanlar, söz konusu kendi ülkeleri olunca aslan kesiliyorlar. Binlerce kilometre uzaktan gelip, bölgeye çöreklenenlere ses çıkaramayanlar, bizimle uğraşıyorlar. 

Gerçekleri ters yüz edip, gelişmeleri alabildiğine istismar ediyorlar. 

Emperyalistler orada olduğu, insani değerler ayaklar altında çiğnendiği ve başımıza çoraplar örülmeye çalışıldığı müddetçe çok işimiz var bizim Suriye’de. Bırakamayız, kaçamayız, mecbur ve mahkûmuz orada olmaya ve kendimizi savunmaya! 

Emin Pazarcı Diğer Yazıları