Yazarlar

Dr. Eray Güçlüer

Dr. Eray Güçlüer

Terörü nasıl yendiysek bu virüsü de yeneceğiz

Bütün dünya Çin’de ortaya çıkan pandemiye karşı mücadele veriyor.

Türkiye’nin salgına karşı verdiği mücadele önemli bir gerçeği açığa çıkarmıştır.

Günümüz dünyasında ülkelerin güvenliklerini sağlama yöntemleri de değişti.

Bu mücadelede içerisinde artık sadece askeri orduların değil, diğer birimlerinde etkin şekilde rol alması gerekmektedir.

Ordumuz, güvenlik birimlerimiz, istihbarat birimlerimiz özellikle yakın sınır çevremizde ve hemen yurt içinde Türkiye’nin güvenliğini sağlamak için büyük bir mücadele içerisindeler.

Ancak Korona virüsle birlikte bir ülkenin sağlık, ekonomi, iletişim, sosyal destek, eğitim unsurlarının mücadelede ne kadar önemli olduğunu gördük.

Bu gibi kriz süreçlerinde sağlık, ekonomi, milli eğitim, iletişim, sosyal çalışma güçlerinin birbiriyle koordineli ve uyum içerisinde çalışabiliryor olması, Türkiye’de toplum-devlet iş birliğinin ne kadar güçlü olduğunun da en önemli göstergesidir.

Bu kapsamda Aile, Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığının toplumsal düzeni sağlamadaki rolü dikkatten kaçmamalı…

Türkiye kendisine yönelik küresel ve asimetrik tehditlere karşı mücadelesini büyük kararlılıkla yürütüyor.

Ve rakamlar bu süreçte zirvenin beklenenin çok altında gerçekleşeceği konusunda bizlere ümit veriyor. Bu durum yürütülen mücadelenin ne kadar başarılı olduğunu da göstermektedir.

Terörü nasıl yendiysek bu virüsü de öyle yeneceğiz.

VİRÜSÜN KAYNAĞI ABD OLABİLİR

Dünyada pandemiye dönüşen virüsün kayıtlara geçme tarihi 2005, fakat salgın 2019 yılında Covid-19 ismiyle başladı. Bu noktada virüs, biyokimyasal araç olarak ortaya çıkmış olabilir.

ABD virüsü hem Çin’i durdurmak hem de Çin-Rusya ve İran hattını yeniden dizayn etmek için ortaya atmış olabilir.

Fakat dünyada salgını ortaya çıkaranların planları artık istedikleri şekilde işlemiyor.

Çin virüsü beklenenden çok daha kısa sürede kontrol altına almayı başardı.

Türkiye salgına karşı aldığı hızlı tedbirlerle, sınırlarını iki aydan uzun süre koruyabildi.

Havaların ısınmasıyla beraber virüsün etki alanın çok daha sınırlı kalması, vaka sayılarında ciddi düşüşler yaşanması bekleniyor.

Vaka ve ölüm sayılarından ziyade bu virüsün toplumlar üzerindeki psikolojik etkisi çok büyük oldu. Artık bu balon da yavaş yavaş sönecek.

Asıl soru, koronavirüsten sonra dünyada neler olacağıdır…

Virüs nedeniyle ciddi ekonomik kayıplar yaşayan Çin, virüse karşı aşı ve sağlık cihazlarını kısa sürede üreterek ekonomik kaybını telafi etme hamlesine girebilir…

Virüse karşı teknoloji geliştirme sürecinde muhtemelen bazı ülkeler Çin’le beraber hareket edecektir.

Ayrıca bir süre sonra virüsü dünyaya yayanlara karşı aynı asimetrik parametrelerle bir karşı cevap verilmesi de beklenebilir.

Bu nedenle kısa ve orta vadede Türkiye’nin harp sanayisinde biyokimyasal ajanlara karşı savunma teknolojileri geliştirmesi son derece önemli.

Başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere yetkililerin açıklamalarından anladığımız kadarıyla ülkemizde Kovid-19 virüsünün yok edilmesi konusunda çok ciddi teknoloji geliştirme ve alt yapı oluşturma çalışmaları var.

Gelecekte silahlı ordumuzun yanında ülkemizin güvenliğinin sağlanabilmesi için sağlık, ekonomi, iletişim, eğitim, sosyal hizmetler, siber teknoloji gibi diğer unsurların da çok önemli görevler üstleneceği görülmektedir.

Sonuç olarak, ülkemizde virüsle mücadele kapsamında devlet-toplum iş birliği en etkin şekilde yürütülmektedir. Devletimizin yürüttüğü mücadeleye halkımızın büyük destek verdiğini görüyoruz.

Devlet-millet iş birliği kendisine yönelecek her türlü tehdidi mutlaka yener.

Terörü nasıl yok ettiysek bu görülmeyen sinsi düşmanı da öyle yok edeceğiz.

Evde Kal Türkiye’m…

Dr. Eray Güçlüer Diğer Yazıları