Yazarlar

Dr. Eray Güçlüer

Dr. Eray Güçlüer

Eski İsrail'in Yeni Türkiye açılımları

Ülkemiz adeta dört bir tarafı yangın yeri olan zorlu bir coğrafyada bulunuyor. Etrafı yangın yeriyle çevrili bu coğrafyanın kaderini maalesef bu toprakların halkları değil başta İsrail olmak üzere ABD ve diğer küresel güçler belirlemekte. Biri hariç… Türkiye.

Başta Ortadoğu olmak üzere Afrika, Uzakdoğu Asya, Latin Amerika gibi pek çok yerdeki politika yapıcılığın arka planında hep onlar var. Bu süreçleri işletirken yöntemleri aslında çok basit. İçeride istikrarsızlaştırma, dışarıdan baskı. Daha olmadı, demokrasi, insan hakları, özgürlük vb. hümanist söylemler üzerinden çıkarılan iç karışıklıklarla siyaseti dizayn etme ve kukla hükümetler üretme, bu da olmazsa 15 Temmuz örneğinde olduğu gibi darbe yaptırmaya çalışmak.

Tabi bir de tehdit etme, aba altından sopa gösterme, halkın gözünde saygın ve önemli kişileri/kurumları hedefe koyma gibi yöntemleri de kullandıklarını unutmayalım. Dün bir İsrail gazetesinde Hakan Fidan’ın hedef gösterildiği gibi. Bu yazıda geçtiğimiz yıl aralık ayı başında Irak’ta füzeli saldırıda ölen Kasım Süleymani örnek gösterilerek MİT Başkanının da aynı akıbete uğrayabileceği ima ediliyor. Ayrıca Hakan Fidan’ın Irak ve Suriye’de vekalet savaşları yürüten kişi olarak gösterilmesi de son derece dikkat çekici. Ama asıl önemli olan Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal istihbaratını idare eden kişi hakkında bu dönemde ve bu şekilde asılsız iddialar ortaya atmanın amacı ne?

Sözü fazla uzatmayacağım Türkiye’nin başta Ortadoğu ve Afrika olmak üzere hem bölgede hem de Avrupa’da artan gücü ve etkisini her türlü entrikaya rağmen engelleyemeyenler, şimdilerde kritik kurumlardaki önemli kişiler üzerinden algı operasyonu yapmaya çalışıyorlar.

ASIL HEDEF ERDOĞAN

Mevcut hükümet sistemimizde hem içeride hem de dışarıda devlet politikasını belirleyen en önemli karar mekanizması Cumhurbaşkanlığı ve C.B. Erdoğan’dır. Bu sayede devlet bir orkestra uyumu içerisinde çalışabilmektedir. Orkestradaki her enstrüman önemlidir, hiçbirinin yokluğu kabul edilemez. Bu nedenle İsrail’in olduğu bölgede Türkiye’nin oyunu belirleyici bir konuma erişmesini istemeyenlerin, aslında MİT Başkanı üzerinden C.B. Erdoğan’ı hedef almaya çalıştıklarını anlamak zor değil. Sonuçta bütün enstrümanlar Şefin talimatlarına göre çalarlar. Bu uyum içinde devlet politikaları belirlenir ve icra edilir.

Peki bunları İsrail’de bu yazıyı yazanlar bilmiyor mu? Elbette biliyorlar. Ama bilmedikleri şey devletimizin binlerce yıllık geleneğe sahip kadim bir medeniyetin ürünü olduğu. Bizim kimseye verilecek ne bir karış toprağımız ne MİT Başkanımız ne de Cumhurbaşkanımız var. Anlayana sözümüz budur, anlamayana anladığı dilden…

Dr. Eray Güçlüer Diğer Yazıları