Yazarlar

Derya Canan Süter

Derya Canan Süter

derya.suter@aksam.com.tr

Kafkavari bir kaçış

Alman yönetmen Christina Petzold, büyük beğeni toplayan ‘Yüzündeki Sır’ (Phoenix) filminden sonra yine savaşın getirdiği yıkım sonrası hayata tutunabilme, kendini kurtarabilme ve tüm bunlar olurken aşkın bireysel kaygıların önüne geçebildiği etkileyici bir hikâye ile karşımızda… Nazi Almanya’sından kaçarak Marsilya üzerinden Meksika’ya giden Anna Seghers’in kendi deneyimlerine dayanarak kaleme aldığı 1944 tarihli eserinden sinemaya uyarlanan ‘Transit’, hayatta kalabilmenin, gidebilmenin hatta hiç gidemeyecek olmanın bile sahip olunan kimlikler sayesinde olduğu, aslında herhangi bir zamanda gerçekleşmesinin mümkün olduğunu bildiğimiz bir hikâyeyi ele alıyor. Filmin konusuna gelince, George Weidel isimli bir yazara gönderilen mektupları ulaştırmak için yazarın kaldığı otele giden Georg, yazarın intihar etmiş olduğunu görünce kimlik, mektup, son roman taslağı, yazara ait ne varsa alarak şehirden kaçıp Marsilya’ya gidiyor. Yazara eşinin gönderdiği mektuplarda Meksika Elçiliği’nin sağladığı vize güvencesini öğrenince de koşullar gereği yazarın kimliğine bürünüyor. Ne var ki bilmediği şey, yazarın eşi Marie’nin de Meksika’ya gitmek üzere Marsilya’da yazarı beklemekte olduğudur. Yönetmen Petzold, Georg ve çevresindeki mültecilerin kaçış hikâyelerini üçüncü tekil şahıs üzerinden hikayeleştirip kafkavari bir anlatımla sunarken, Franz Rogowski’nin Georg rolünde ete kemiğe büründürdüğü görünmez, dışlanmış adam portresinden etkilenmemek elde değil… 

BEN KİNGSLEY ETKİSİ

Amerikalı gazeteci Michael Soussan’ın kariyerinin ilk yıllarında Birleşmiş Milletler’in ‘gıda karşılığı petrol’ programında çalıştığı sırada karşılaştığı olayları kaleme aldığı kitabından sinemaya uyarlanan film ‘Komplo’ (Backstabbing for Beginners), aksiyon ve gerilimi doğru dozda harmanlamasıyla dikkat çekiyor. 

Film, fark yaratmak için tüm idealistliğiyle çıktığı yoldan vazgeçebilen bir adamın hikâyesini merkezine alıp aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını, ulvi amaçlar adı altında dönen dolapları ve yolsuzlukları anlatıyor. Theo James’in nispeten kısıtlı ve daha geri planda kalan performansının yanında Ben Kingsley’in Kıbrıs aksanlı Pasha rolünde varlığı ve oyunculuğu filme başlı başına dinamizm katıyor. Başrolde James ve Kingsley’e eşlik eden Belçim Bilgin’in zorlamasız, samimi performansıyla bir bakıma oyunculukta kat ettiği mesafeyi de bu filmle görüyoruz. Filmin gerilim dozajı oldukça iyi ayarlanmış olmakla birlikte filmin genel dramaturjisi içinde James-Bilgin arasındaki ilişkinin geçtiği yan konunun ana konuya organik bir bağının olmaması ya da başka bir deyişle bu bağın sınırlı bir etkiye sahip oluşu yan hikâyeyi mekanik hale getiriyor. Senaryodaki bu detaylar dışında ‘Komplo’, Kingsley’in karizması ve oyuncu kumaşı ile filmi sırtlayıp götürdüğü iyi bir politik gerilim filmi olarak öne çıkıyor.

Derya Canan Süter Diğer Yazıları