Yazarlar

Bedir Acar

Bedir Acar

Osmanlı mirası 485 yıldır mezun veriyor

Bedir Acar tüm yazıları

Osmanlı padişahlarından Sultan 2. Bayezid'in torunu Gazi Hüsrev

Bey, Bosna Sancak Beyliği yaptığı dönemde bölgede çok sayıda cami, aşevi ve eğitim kurumu gibi vakıf eserleri inşa ettirdi.

Gazi Hüsrev Bey, 1537'de Saraybosna'da kendi adıyla anılan bir medresenin kuruluşuna da imza attı.

Gün geldi siyasi haritalar değişti, Osmanlı idaresi Balkanlar'dan çekildi ama geride bıraktığı tarihi ve kültürel miras, varlığını öyle ya da böyle devam ettirdi.

Osmanlı yadigârı sayısız eser tahrip edilip yok edilmek istense de bugün Balkan ülkelerini gezenler, Osmanlı'nın yaşayan izlerini görmekte zorlanmayacaklardır; mimariden dile, mutfak kültüründen sosyal alışkanlıklara kadar...

İşte, özellikle de bağımsızlığını kazandıktan sonra, Osmanlı mirasını koruyan ve kurumlarını bugüne ulaştıran ülkelerden biri olan Saraybosna'da kurulu Gazi Hüsrev Bey Medresesi... Bu ilim yuvasındaki eğitim, Osmanlı bölgeden çekildikten sonra da günümüze kadar aralıksız devam etti.

Komünist eski Yugoslavya döneminde dahi eğitime ara vermeyen medrese, 1992-1995 yıllarında yaşanan savaşta, şehir kuşatma altındayken de kapılarını kapatmadı.

Osmanlı yadigârı o medrese, bugün 485. dönem mezunlarını verdi; 68 kız ve 49 öğrenci tarihi medreseden mezun oldu.

Ülkenin en eski eğitim kurumu olan Gazi Hüsrev Bey Medresesi, kaliteli

eğitimiyle biliniyor ve Boşnak ailelerin öncelikli tercihleri arasında yer almaya devam

ediyor.

Avrupa'nın en köklü İslami eğitim kurumlarından biri olan medrese Osmanlı'nın bölgeye bir armağanı.

Köklü Gazi Hüsrev Bey Medresesi'nin geçmişi şu an pek çok ülke tarihinden bile daha eski.

Dolayısıyla, eğitimde ve kültürde süreklilik, ülkeler ve medeniyetler için güç ve öz güven kaynağı. Aynı zamanda bir 'kimlik' meselesi... Bu yüzdendir ki Gazi Hüsrev Bey Medresesi, Bosna-Hersek'in övünç kaynaklarından biri.

Başta da dediğimiz gibi, Osmanlı Balkanlar'dan çekilmek zorunda kaldıktan sonra kurulan devletler, sayısız tarihi eseri tahrip etmekle kalmayıp, mezar taşlarını dahi yerlerinden sökerek Osmanlı mirasını kazımak istediler.

Eskisi kadar şedid olmasa da bu 'kültürel soykırım' halen devam ediyor.

Beri taraftan Türkiye, Vakıflar ve TİKA eliyle mümkün olduğu kadar, Balkanlardaki ecdat mirası camileri, köprüleri, türbeleri restore ederek tarihine sahip çıktığı gibi, bölgenin kültürel mirasının yaşatılmasına da katkıda bulunuyor.

ABD'DE İKİ TÜRKİYE SERGİSİ

Haberi Anadolu Ajansı geçti; Osmanlı Saray hayatını ve kadınların sosyal, kültürel

ve sanatsal alanlarda üstlendikleri rolleri anlatan 'Hanım Sultanlar' sergisi

yurt dışında ilk kez New York'ta açıldı.

Sergi, Türkevi'nde New York Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in katılımıyla gerçekleşti.

Serginin Amerika'dan sonra Avrupa'da Paris'te, Asya'da Japonya'da ve Orta Doğu'da Doha'da açılacağını da öğreniyoruz.

Bu sergiyle eş zamanlı olarak, yine New York'ta bir başka sergi daha açıldı.

Anadolu medeniyetlerini geçmişten günümüze taşıyan "The Heritage of Anatolia" (Anadolu'nun Mirası) adlı sergi, ABD'de North Carolina eyaletinde sanatseverlerle buluştu.

Türk seramik sanatçıları ve ressamlarının eserlerinin yer aldığı sergi, Chapel Hill kentinde Nobel ödüllü Türk bilim insanı Aziz Sancar ve eşi Gwen Sancar'ın öncülüğünde kurulan Sancar Kültür Merkezi'nde açıldı.

Elbette sanat faaliyetleri kültür diplomasisinde önemli yer tutuyor ve ülkelerin uluslar arası arenadaki yumuşak gücünü oluşturuyor.

Bölgesel bir aktör olarak giderek daha da güçlenen Türkiye'nin sanat ve kültür faaliyetleriyle bu gücünü pekiştirmesi elzemdir.

Bedir Acar Diğer Yazıları