Yazarlar

Bedir Acar

Bedir Acar

Okan'lı Selçuk'lu Amedeus

Bedir Acar tüm yazıları

Kesinlikle iyi iş çıkarıyor; 58 yaşında olmasına rağmen (ki bence genç bir yaş) 35 yaşındaki Wolfgang Amadeus Mozart rolünde başarılı bir performans sergiliyor Okan Bayülgen.

Kısmet bugüneymiş; 72. sahnelenişinde ancak izleyebildiğim oyunun diğer yıldızı ise Mozart'ın muhteris rakibi, Avusturya sarayının kadrolu bestecisi Antonio Salieri rolündeki Selçuk Yöntem... Sahnelerin iki usta ismi Amadeus'ta bir arada...

Arzu Örsel'in daveti üzerine gittiğim iki perde ve üç saatlik oyundan mutmain ayrıldığımı söylemeliyim.

18. yüzyıl Viyana'sında yaşamış olan efsane besteciler Mozart ile Salieri'nin 'yetenek' çatışmasını ele alan metnin en büyük kozu sade, net ve anlaşılır bir dille yazılmış olması; Peter Shaffer'in kaleminden...

Işıl Kasapoğlu'nun yönetmenliğindeki oyun, Selçuk Yöntem ve Okan Bayülgen'in usta işi oyunculuklarıyla daha da renkleniyor.

Kostümler, ses tasarımı ve elbette Mozart'ın müzikleriyle metindeki mizah duygusu bir araya geldiğinde izlemesi kolay, sıkıcılıktan uzak, akıcı bir oyun çıkıyor.

Kontrast renkli perdeler ve iki katlı sahne platformu sade ancak işlevsel bir dekor oluşturuyor.

Çolpan İlhan Sadri Alışık Tiyatrosu ve Pıu ortak yapımı olarak sahnelenen oyunda, dünya müzik tarihine yön veren bir dehanın, Mozart'ın deli dolu halleri, dâhilikle delilik arasındaki gelgitleri, tanrı vergisi yeteneği ve özgüveni dengeli bir metinle ortaya konuluyor.

Mozart'ın sıra dışı kişiliğine rağmen müzikte çığır açan devrimci yaklaşımları elbette statükoyu temsil eden çevrelerin hiç hoşuna gitmez. En başta İtalyan sarayının gözdesi, kadrolu sanatçısı Salieri'nin... Kendini müziğin fildişi kulesinde gören Salieri'nin trajedisi ise hem kendini hem Mozart'ı zehirleyecek cinstendir. Mozart'ın 'Tanrı vergisi' yetenekleri neden Salieri'de yok!

Mozart'ın dehasına hayranlık ve aynı zamanda büyük bir kıskançlık duygusu Salieri'nin şahsiyetinde buluşur... İki duygu bir arada Salieri'yi dost gibi görünen bir düşmana çevirecek ve Salieri'nin entrikaları ve ön kesmeleri yüzünden Mozart, tüm yeteneklerine rağmen, meteliğe kurşun atan bir sanatçı olarak ömrünü tamamlayacaktır.

Mozart'ın hem en büyük hayranı, hem de en büyük düşmanı olan Salieri rolündeki Selçuk Yöntem'in de birinci sınıf bir oyunculuk sergilediğini hatırlatalım.

Özel hayatı ne kadar savruksa, müzikte bir o kadar deha olan Mozart'ın inişli çıkışlı hayatına odaklanan Amadeus, bir 'tutunamayan' hikayesi sunuyor seyirciye.

Dahi müzisyenin yaşamını, Salieri'nin hatıraları üzerinden anlatan oyunda epeyce argo kullanıldığını da hatırlatalım.

Mozart, müzik tarihine damga vurdu ancak gün yüzü görmeden öldü.

Öte yandan, dünya durdukça yaşayacak bir şöhret onunkisi...

Hayatın garip bir tecellisi...

Bedir Acar Diğer Yazıları