Hangi vücut tipleri şekillendirmeye uygun?

Hangi vücut tipleri şekillendirmeye uygun?
01 Nisan 2020 Çarşamba 15:25 | Son Güncelleme:

Vücut tipini beğenmeyenler genellikle spora gitmeyi tercih ediyor veya farklı yollar deniyor. Peki, hangi vücut tipleri şekillendirmeye uygun? Vaser, J-Plasma ve Body Jet kombinasyonu hakkında bilgi veren Opr. Dr. Arif Eroğlu, vücudu yeniden şekillendirmede en etkili estetik uygulamalarını anlattı.

IHA

Her insanın vücut yapısı farklıdır. Hangi vücut tipleri şekillendiriliyor? Vücut şekillendirmede en önemli detaylar nelerdir? gibi sorular merak ediliyor. Teknolojinin ilerlemesiyle vücudu yeniden şekillendirmede etkili estetik uygulamalar da kolaylaştı. Vaser, J-Plasma ve Body Jet kombinasyonu hakkında bilgi veren Opr. Dr. Arif Eroğlu, 3D Lazer Lipoliz’in vücudu yeniden şekillendirmede en etkili estetik uygulaması olduğunu söyledi.

İHA'ya açıklamalarda bulunan Dr. Arif Eroğlu, “Günümüzde vücut şekillendirmede en etkili ve kalıcı yöntem 3D Lazer Lipoliz. Buna ek olarak kullanılan Body Jet yağ transferinde; j-Plasma deri kalitesini arttırmada en yeni ve üstün iki teknoloji. Vücut şekillendirmede Vaser, J-Plasma ve Body Jet kombinasyonu benim için çok önemli. Bu yeni teknolojilerin en büyük tercih sebepleri: 3D Lazer Lipoliz, Body Jet ve j-Plasma’nın hemen etki göstermesi, tek seans olması ve etkinin artarak uzun yıllar boyunca devam etmesi ve sonucun kalıcı olması. Yaşlandıkça yağlanmalar, deri gevşeklikleri, selülitler artıyor. Gün geçmiyor ki yeni bir estetik problem eklenmesin. Aynı zamanda teknolojik gelişmelerin estetik dünyasındaki hızıyla yarışmak da mümkün değil. Artık liposuction devri bitti. Teknoloji ve tecrübe kombinasyonu en önemli avantaj.” dedi.

"İNSAN VÜCUDU İKİYE AYRILIYOR"

Opr. Dr. Arif Eroğlu, 3D Lazer Lipoliz’in vücudu yeniden şekillendirmede en etkili estetik uygulaması olduğunu söyledi. Elma ve Armut olarak insan vücudunun ikiye ayrıldığını belirten Opr. Dr. Arif Eroğlu, elma tipli insanlarda bel, göbek, sırt bölgelerine; armut tipli insanlarda bacak, basen, diz bölgelerine sıklıkla uygulama yaptığını belirtti. Opr. Dr. Arif Eroğlu, gıdı ve kol içlerinin de genetik eğilim ve yaşa göre yağlanarak vücut şeklini bozduğu durumlarda 3D Lazer Lipoliz yapmanın uygun olduğunu ifade etti.

Opr. Dr. Arif Eroğlu, 3D Lazer Lipoliz’in sonrasında spor sonrası hamlama duygusu gibi hafif bir rahatsızlık veren his dışında ciddi bir ağrısı sızısı olmadığını, küçük bölgelerde bir öğle arasında bile yatırılabilecek kolay bir uygulama olduğunu, elastikiyetini kaybederek cildi dalgalanan ve selülitleri artan gevşek bir cilde sahip kişilere 3D Lazer Lipoliz ile birlikte j-Plasma yaptırmalarını tavsiye etti. Yağ transferi için Body Jet EVO tercih ettiğini belirten Opr. Dr. Arif Eroğlu, Body Jet ile su basıncı ile yıkanan sağlıklı yağ hücrelerini kullanarak vücut şekillendirmede oluşturduğu sonucun neredeyse yüzde 100 e yakın bir kalıcılıkla hastaların tatmin oranını çok yükselttiğini söyledi.

Dr. Eroğlu, “J-Plasma’da Radyofrekans ve Helium denilen iki farklı enerjinin sinerjisi söz konusu. Sinerji, etkinin toplamdan fazla olması durumu. Bu da kombine kullanılmalarının avantajını gösteren en önemli parametre. Bu kombinasyon ile oluşan plazma enerjisi cilt altını anında 80-85 dereceye yükselterek selülite sebep olan fibröz septaları kırıyor ve cilt dokusunda elastin- kolajen miktarını arttırıyor, cildi daha genç ve sağlıklı bir dokuya kavuşturuyor. j-Plasma adeta cildi yeniden yapılandırıyor. J-Plasma sadece selülitli dokuları düzelten bir cilt gençleştirme uygulaması değildir aynı zamanda sıkılaştırma etkisiyle bir cilt germe yöntemi olarak kabul edilebilir. 3D Lazer Lipoliz yağ fazlalığı olan her bölgeye uygulanabilir: Bel, göbek, sırt, basenler, bacak içleri, kollar, bananalar, dizler, baldırlar, bilekler, gıdı. J- Plasma vücut şekillendirmede derisi gevşek hastalar için uygulanan yeni jenerasyon bir deri sıkılaştırma teknolojisidir. j- Plasma klasik bir cerrahi değildir, non-invaziv bir girişimdir. j- Plasma teknolojisi hem var olan kolajen liflerini maksimum derecede kısaltır hem de yeni kolajen liflerin oluşumunu sağlar. j- Plasma teknolojisinde radyofrekans enerjisi helium gazı ile birleşir ve helium gazı radyofrekans enerjisini arttırarak çok güçlü ve hızlı bir şekilde plasma enerjisiyle dokularda sıkılaşma etkisi oluşturur. j- Plasma uygulaması anında gözle görünen bir sonuç oluşturur. j- Plasma tedavisinde ortaya çıkan plasma enerjisi deri altındaki ısıyı maksimum kolajen kontraksiyonu ve yeni kolajen uyarımı oluşturmak için gerekli olan 80 - 85 dereceye ulaştırınca fibroblastlar ‘’shock effect’’ etkiyle uyarılır, mevcut kolajenler hemen kısalır. İlk etkinin ardından j- Plasma ‘nın uzun zamanda çıkan etkisi kontrollü ısı hasarına bağlı yeni kolajen uyarımıdır. j- Plasma diğer radyofrekans enerjilerinden farklı olarak cilt altında ısıyı 85 dereceye hızla çıkarırken deri yüzeyine hiçbir zarar vermez. j- Plasma uygulaması sırasında kullanılan teknoloji cilt altı ısının 80-85 dereceye ulaştığı halde deri yüzeyinin ısısının 40-42 dereceyi geçmesine izin vermez bu nedenle de deri yüzeyinde ısı hasarı oluşmaz. j- Plasma cilt yüzeyi için çok güvenilirdir. j- Plasma FDA onaylıdır. j- Plasma dışında deri yüzeyini hiçbir riske atmadan cilt altında bu ısıya ulaşabilen herhangi bir cihaz yoktur. Cihazların oluşturduğu iç ve dış arasındaki ısı farkı ne kadar fazla olursa etkileri o kadar fazladır. j- Plasma dışındaki cihazlarda bu fark 15- 25 derece iken j- Plasma‘da 45 derecedir. Bunun anlamı diğer teknolojilere göre j- Plasma ‘nın çok daha etkili ve güvenli olduğudur. j- Plasma‘da ısı deri altı dokuda çok hızlı artar ve ani hızla soğur. Bu fibröz septal ağda maksimum kontraksiyonu sağlarken deri yüzeyini korumaktadır. j- Plasma cilt altındaki hedeflenen yüksek ısıya çok kısa sürede ulaştığı ve deri altındaki bağ dokusunda ani kontraksiyon oluşturduğu için koagülasyon fibrozu oldukça incedir. Bu özellik j- Plasma‘nın uygulandığı dokudaki cilt germe’’ etkisinin daha estetik görünümde olmasına neden olmaktadır.” açıklamalarında bulundu.

Opr. Dr. Arif Eroğlu, kullanılan teknolojilerin ve tecrübenin önemini vurgulayarak vücut şekillendirmede yağ hücrelerinin yer değiştirmesi ya da yok edilmesi gerektiğini vurguladı. Diyet ve sporun sağlıklı yaşam için gerekli olduğunun altını çizen Opr. Dr. Arif Eroğlu, “Her şeye rağmen amaç kalıcı bir şekil değişikliği ise 3D Lazer Lipoliz 1. Seçenek olmalıdır.’’ diye belirtti.

Tüm Mor Papatya haberleri için tıklayın