Türk romanı emeklerken de başarısız değildi

Türk romanı emeklerken de başarısız değildi
Son Güncelleme:

Bugünün romanının kökenleri üzerine düşünmeye nereden başlamalıyız?

Bugünkü edebiyat birikimimizi hangi noktalardan ele alıp yeniden yorumlayabiliriz? Edebiyatımız ekseninde dün ile gün arasındaki bağı nasıl okuyabilir ve bugüne hangi yollardan taşıyabiliriz? Tüm bu sorular ve daha fazlası Robert P. Finn’in Türk Romanı – İlk Dönem (1872-1900) adlı çalışmasını okurken akla takılıyor. Finn, Amerikan edebiyatı ve Avrupa tarihi üzerine başarılı çalışmalarıyla tanınıyor.Pek çoğu eksik bilgiden kaynaklı olarak ilk dönem Türk romanı için “zayıf”, “başarısız” gibi nitelemelerde bulunulur. Romanlar üzerindeki bu türden yargıların kısmen haklılık payı olmakla birlikte büyük oranda acımasızdırlar çünkü bugünün sinemasında dahi kullanılabilen güçlü imgeler, bu zamanın romanlarıyla gündemimize girmiştir. Şemsettin Sami ve Ahmet Mithat Efendi’den başlayarak Halid Ziya Uşaklıgil’e uzanan sürecin belirleyici metinlerini ele aldığı çalışmasında Robert P. Finn de, özellikle Fransız romanını kendine kaynak olarak alan, aradan geçen yıllardan sonra ise kendi geleneğini inşa etmeyi başaran Türk romanının emekleme adımlarındaki karakteristiği ortaya koyarak bunu vurguluyor genel çerçevede zaten. Finn’in bu çalışması bir kere değil, akla her soru takıldığında başvurulacak bir kaynak olarak, Türk edebiyatı üzerine düşünen herkesin kitaplığında yer almalı. 

Tüm Kültür Sanat haberleri için tıklayın