Sporcu Anne Meral Öztürk: Aile boyu egzersiz çok daha keyifli

Sosyal medya hesabı Sporcu Anne ile tanınan Meral Öztürk çeşitli nedenlerle salonlara gitmeye vakit bulamayan kadınlar için sporu evlere getiriyor. Evde spor yapan ebeveynin çocuklarına da örnek olduğundan ve aile boyu egzersizin en koyu sohbetten bile daha fazla keyif verdiğinden bahseden Öztürk, 'Egzersize başlamak için bir neden bulun ve başlayın. Teknoloji çağında sporu ev konforunda, ekipmana dahi gerek duymadan yapabiliyorken daha fazla bahane üretmemeliyiz.' diyor.

Sporcu Anne Meral Öztürk: Aile boyu egzersiz çok daha keyifli

MERVE YILMAZ ORUÇ / merve.oruc@aksam.com.tr

Cimnastiği 12 yaşında bırakmak zorunda kalan ancak içindeki spor aşkı ile 27 yaşında yeniden pilates eğitmeni olarak spor hayatına kaldığı yerden devam Meral Öztürk ile Akşam Cumartesi için bir araya geldik. Sporcu Anne sosyal medya hesabı ile özellikle kadınları spora teşvik eden Öztürk ile egzersizin faydalarından yaz ayına girerken neler yapılması gerektiğine kadar birçok konuyu konuştuk.

Önce hikâyenizi dinlemek isteriz...

Sporla başladı her şey. Sanırım var olduğum tek yer spor salonuydu. Beden eğitimi dersinde ilkokul öğretmenimin bendeki cevheri görmesiyle spor salonuna götürülmem ve akabinde ilk antrenörüm Bayram Hocam'ın da teşvikiyle profesyonelliğe adım atmam kısa sürdü. Daha üçüncü senemde ülke çapındaki artistik cimnastik yarışmalarına katılmaya başladım. Kısa süre içinde İzmit D'si spora transfer olup takım kaptanı olarak antrenmanlara ve yarışmalara katılmaya devam ettim. Yeni kulübümde geçen üç sene sonunda Bursa Demirdöküm Kulübü'ne transfer olacakken cimnastiği kimsenin anlamadığı ama aslında anlatamadığım nedenlerden bıraktım. Kısaca, Asil'in annesi, Hüseyin'in eşiyim. Eski artistik cimnastikçi. Sekiz yıldır da pilates eğitmeniyim.

Artistik cimnastik dalında iyi giden bir kariyeriniz varmış, neden bıraktınız?

Şimdi olsa derdimi anlatırdım elbet ama benim ailemde çocuklar konuşamaz şikâyetlerini dile getiremezlerdi. Fiziksel ve psikolojik şiddetin içinde büyüdüm ve asla kabullenemesem de yine aile içinde olan biteni bir kenarda sessizce ağlayarak atlatabiliyordum ama olay boyut değiştirip antrenörüme, takım arkadaşlarıma kadar sirayet etti. Benim için 'Olimpiyatlara gider' diyorlardı ama emek dolu yıllarımın sonunda kaçıp köyüme döndüm.

BEDENEN VE RUHEN RAHATLAMA SAĞLAR

Peki spora tekrar nasıl geri döndünüz? Sporcu Anne sosyal medya hesabını ne zaman açtınız?

Neyse ki hikâyem hüzünlü devam etmiyor. Bir gün bana değerli olduğumu hissettiren, hayata tekrardan nasıl tutunabileceğimi gösteren pilates eğitmenliği yapmam için beni yüreklendiren ve beni eğitime yollayan eşim Hüseyin'le kesişti yollarımız. Yokluğun dibindeyiz ama spor aşk gibi bende. Genlerime işlemiş sanki. 12 yaşlarımda biten cimnastik serüvenim ardından 27 yaşımda başlayan pilates eğitmenliği 30 yaşımda anne olmam ve öğrencilerimin "Neden bir sayfa açmıyorsunuz?" sözü ardından tam da bana yakışır bir hesap ismi ile açıldı sosyal medya hesabım, Sporcu Anne.

Pilates videoları paylaşıyorsunuz. Pilatesin kişiye özgü planlanması gerekmez mi?

Kişiye özgü pilates daha çok klinik pilates için geçerli olan bir durum. Klinik pilates kişinin sakatlığına uygun olarak dizayn edilmeli ve bir tedavi olarak düşünülmeli. Fakat sakatlığı olmayan bireyler her egzersizi yapabilir. Herkes şınav çekebilir dediğimde 10 kadından 9'u yere yığılıp kalacaktır. Bu noktada benim metodum devreye giriyor. Sayfada görmediğiniz online derslerimde hareketleri en az üç farklı varyasyon ile gösteririm. Yeni başlayanlar, bir süredir düzenli egzersiz yapanlar ve ileri seviyedekiler için Instagram postlarında ise herkesin yapabileceği hareketleri seçip paylaşmaya çalışıyorum. Riskli hareketlerde ise mutlaka post açıklamasına 'İleri seviye içindir' notu düşüyorum. Her durumda sakatlanmayı önlemek için mutlaka hareketleri uygularken dikkat edilmesi gereken detayları ayrıntılı olarak en anlaşılır şekilde anlatıyorum.

Spor salonuna gidecek vakit bulamayan kadınların evde spor yapması mümkün mü?

Kadınlarımız iş hayatı, ev işi, çocuk derken spor salonuna gitme alışkanlığı edinemiyor. Ancak nasıl ki her durumda yemek yemeye vakit buluyorsak egzersize de zaman ayırmalıyız. Kadınlarımızın spora başlamalarına neden olan birincil etken fiziksel görünüm ama altta işin sağlık boyutuna odaklanmalarını istiyorum. Şöyle ki yediğiniz besinlerden maksimum besin değerini alabilmeniz için kaslarınızı çalıştırmanız gerekiyor. Her bir kas özenle çalıştırılmalı ki aldığınız gıdalardaki besin değeri kaslarınıza dolayısıyla kemiklerinize depolanabilsin. Egzersiz yapmadığınızda kas miktarınız zamanla azalıyor, yaşlılıkta hatta yaşlanmadan da kemik erimesi başlayabiliyor. Yağ oranınız hızla artıyor ki yağ oranınız ne kadar artarsa vücudunuzda depolanan toksin miktarı da o kadar artıyor. Düzenli egzersizle hormonlarımız düzene giriyor, özellikle her tür tedavi yöntemini deneyip çocuk sahibi olamayan annelerin bir nevi tedavi yöntemidir düzenli egzersiz. Buradan kadınlara şu mesajı vermek istiyorum: 'Egzersize başlamak için bir neden bulun ve başlayın.' Tek bir nedenle başlayıp, sonrasında gelen beden rahatlığı, ruhsal rahatlama zaten egzersizi bırakmalarına mani oluyor. Teknoloji çağında sporu ev konforunda, ekipmana dahi gerek duymadan yapabiliyorken daha fazla bahane üretmemeliyiz. Ben de kadınlara yol göstermek amacıyla madem kadınlarımız spor salonuna gidemiyor öyleyse spor onların evine gitmeli düşüncesiyle salon deneyimlerimi online olarak evlerinin içine taşıdım.

SPOR YAPAN EBEVEYN

ÇOCUKLARINA DA ÖRNEK OLUR

Canlı pilates derslerine daha çok kimler katılıyor?

Instagram sayfamın isminin Sporcu Anne olması sebebiyle beni yoğun olarak anneler takip ediyor. Bu nedenle grubumuzdaki en büyük çoğunluğu anneler oluşturuyor ama spor salonuna gidemeyen ya da spor salonunda eline tutuşturulan programlardan sıkılan herkes grubumuza dâhil olabiliyor, yaş fark etmeksizin. Tabii ileri yaş grubundaki arkadaşlarımızı onların sağlıklarını düşünerek grubumuza alamıyorum. Bir de erkekleri geri çevirmek durumundayım fakat her durumda kayıt oluşturmaksızın eşler-kardeşler ve çocukları da katılımcılarımıza eşlik ediyor, aile boyu spor yapmış oluyoruz. Aile boyu egzersizin en koyu sohbetten bile daha fazla keyif verdiğine eminim.

Çocuklara da spor sevgisini aşılamak gerektiğini söylüyorsunuz. Bu konuda aileye düşen nedir?

Ben annelere ulaşabildiğim için onlara sesleniyor gibi olsam da derslerime katılan ya da sosyal medyamı takip eden annelere onlara eşlik eden tüm aile üyelerine ve eğitimcilere de sesimi duyurmak isterim. Her çocuğun fiziksel beceri anlamında mutlaka birkaç alanda özel yeteneği vardır. Ama küçük yaştaki çocuklar kendilerini değerlendiremez. Bu noktada devreye yetişkinler girmeli. Sizler düzenli egzersiz ya da bir spor dalıyla ilgilendiğinizde yanı başınızdaki o cevherin kendini gösterebileceği bir alan yaratmış olursunuz. Spor yapan anneyi görerek büyüyen bir bebeğin çocukluk çağlarında herhangi bir spor dalı ile ilgilenmemesi imkânsız gibi bir şey. Siz aşılayın ve mutlaka en erken dönemde bir cimnastik okulunun yolunu tutun. Tüm sporların temeli cimnastiktir. Sonrasında da gözlemleyin, dinleyin çocuğunuz kendi ilgi alanını bir şekilde size gösterecektir.

KALICI BİR ÇÖZÜM İÇİN YIL BOYUNCA ÖZENLİ OLUNMALI

Yaz ayı yaklaşıyor. Diyet listeleri hazırlanmaya başladı. Peki sporla ilgili neler yapılabilir?

Öncelikle yaz hazırlıklarına yazın hemen öncesinde başlanmaması gerektiğini belirtmek isterim. Bu hazırlığı kısa bir zamana sıkıştırmaya çalışmak psikolojik açıdan kişiyi zorlayan, açlıkla ve yanlış yöntemlerle kişileri hızla kilo verme çabasına sokar. Böylece kişi kalıcı bir sonuca değil sadece yazı kurtaran bir sonuca ulaşır. Yaz bitmeden giden kilolar da geri gelir. Oysaki haftanın bir kaç günü de olsa egzersiz ve yürüyüş düzeni oluşturup buna ek olarak elimizden geldiği kadarıyla temiz bir beslenme düzenine geçiş yaptığımızda yaz öncesi acil kilo verme taktiklerine ihtiyacımız olmuyor. En basitinden tahılı azaltıp, abur cubur tüketmeyerek başlayabiliriz bu plana. Kan şekerimizi sürekli yüksekte tutan atıştırmaları bırakabiliriz. Yemeklerimizi daha yavaş yiyebiliriz. Her öğünümüzde daha fazla sebze tüketebiliriz. Akşam öğünlerimizi gündüz öğünlerimize oranla daha hafif tutabiliriz. Tükettiğimiz suyu yarım litre artırabiliriz. Haftanın üç günü egzersizle başlayıp zamanla gün sayımızı artırabiliriz. Sadece bu adımlar bile yeterli olacaktır yağ oranımızı azaltmada.

  • meral öztürk
  • sporcu
  • merve yılmaz oruç
Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın