Mimarlıkta ‘habitat' arayışı

Aynı zamanda profesyonel bir binici olan ve mesleki üretimlerini bu alana da yönelten mimar Kaan Kutsal Alkan: 'Mimarlık benim için yaşadığımız dünya ile iletişime geçme biçimi. Tasarladığım yapılarda sürecek yaşamları ve onların ihtiyaçlarını gözetiyor ve bir forma dönüştürüyorum...'

Mimarlıkta ‘habitat' arayışı

ALİ DEMİRTAŞ / ali.demirtas@aksam.com.tr

Binicilik alanındaki tutkusunu mesleğine yansıtarak bu alanda da üretimlerde bulunan Mimark Mimarlık kurucusu mimar Kaan Kutsal Alkan, İstanbul Binicilik Tesisi, QEC Katar Binicilik Tesisi ve son olarak da Abu Dhabi Binicilik Tesisi gibi ulusal ve uluslararası çok önemli projeleri hayata geçirdi. Bir mimar olarak mekânlarda yaşayacak kişileri/canlıları merkeze alan, onların yaşamsal ihtiyaçlarını öngören tasarımlar gerçekleştirmeyi önemli bulan Alkan, atlar için korunaklı, doğal yaşamlarına uygun ve sağlıklı yapılar oluşturmaya özen gösteriyor, adeta onlara özel bir habitat kuruyor. Atların sağlığı kadar, biniciler ve seyislerin de ahır binaları içinde çok fazla zaman geçirdikleri bilinciyle tasarımlarını gerçekleştiren Alkan ile hem üretimleri hem de mimarlık anlayışı üzerine konuştuk.

AMACIM GÜNÜN MODASINA UYMAK DEĞİL ZAMANIN RUHUNA HİTAP ETMEK

Başarılı mimarı daha yakından tanıyalım: "İstanbul Teknik Üniversitesi mezunuyum. Doğaya, doğal olana ve tarihe önem veririm. Uzun yıllar kurumsal projelerde çalışıp çok değerli tecrübeler kazandım. Bu kazanımlar arasında Eren Talu'nun yanında geçirdiğim süre ayrıca değerlidir. Kendisinin yalın ve bir o kadar da sürprizli modern mimari anlayışı, özgün stili her zaman ilham verici olmuştur. Tüm bu tecrübeler ve deneyimlerle birlikte gelen enerjiyle, kendi bakış açımı tasarlayacağım projelere yansıtmak arzusuyla on yıl kadar önce Mimark Mimarlık'ı kurdum. Bir mimar olarak motivasyonum yarattığım mekânlarda yaşayacak kişileri/canlıları merkeze alan, onların yaşamsal ihtiyaçlarının yanı sıra gusto'larını öngören tasarımlara imza atmak. Günün modasına uygun değil, zamanın ruhuna hitap eden ve aynı zamanda zamansız tasarımlar ilgimi çeker. Geçmişi bilen ve bugüne uygun çözümler sunan, yani klasik ile çağdaş olanı harmanlayan bir çizgide çalışmalar yaratmayı hedeflerim. Tasarladığımız her proje kişiye özel, tekil ve benzersizdir, tıpkı her insanın birbirinden farklı, özel ve benzersiz olduğu gibi. Bu tasarım bakış açısını sürdürülebilir ve verimli alanlar yaratabiliriz. Teknolojik gelişmeler insanları binalara, evlere, odalara hapsederken bizler ise doğaya sırtımızı dönmeden tam tersine onu kucaklayan yapılar yaratmaya çalışıyoruz. Kemer Country özelinde yaptığımız restorasyonlarda olduğu gibi, evlerin klasik değerlerini koruyup, bugüne, bugünün ihtiyaçlarına adapte ediyoruz."

MİMARLIK BENİM İÇİN DÜNYA İLE İLETİŞİME GEÇME BİÇİMİ

Alkan mimarlığa nasıl yöneldiğini ve bu alanı neden tercih ettiğini ise şöyle açıklıyor: "Mimarlık çocukluğumdan beri var olan bir olgu benim için. Tarabya'da kendini dülger olarak tanımlayan, benim ise Gepetto ilan ettiğim marangoz bir ustanın çırağı olarak farkında olmadan başladım mimarlık hayatıma. Kendi bahçemize Gepetto ustanın da yardımıyla inşa ettiğim ağaç ev o kadar popüler oldu ki semtin farklı bölgelerinden çocuklar aileleriyle gelip ağaç evimden sipariş verdiler. Ağaç evler dışında ahşap arabalar, kızlara bebek evleri de siparişler arasındaydı. Daha sonraları komşumuzun oğlunun mimar olduğunu ve 'mimar'ın ne demek olduğunu öğrendim. O noktada, 'Eh, ben zaten mimarmışım' dediğimi hatırlıyorum. Mimarlık benim için yaşadığımız dünya ile iletişime geçme biçimi. Tasarladığım yapılarda süregelecek yaşamları ve onların ihtiyaçlarını gözetiyor ve bir forma dönüştürüyorum."

ATLARIN BİR GÜNÜNÜN NASIL GEÇTİĞİNİ VE RUTİNLERİNİ İYİ BİLİYORUM

Kaan Kutsal Alkan, binicilik tesisi tasarlamaya başlamasını ve bu tasarım sürecindeki önceliklerini şu sözlerle ifade ediyor: "Kemer Country'de çalıştığım bir projenin içinde binicilik tesisi de yer alıyordu, ilk kez bu proje ile birlikte 2000'li yıllarda tasarlamaya başladım. Mimari uzmanlık gerektiren özel alanlardan biri olan 'Binicilik Tasarımı (Equestrian Design)' üst düzey disiplinler arası birliktelik gerektiren bir çalışma alanı. Bir binicilik tesisi tasarlanırken tesisin yapılış amacı, burada yaşayacak olan at sayısı ve tercih edilecek malzemeler gibi pek çok faktörün cevabını bilmek gerekiyor. Peyzaj mimarları, ziraat mühendisleri, havalandırma uzmanları, iç mimarlar, zanaatkârlar, projenin ihtiyacına göre çeşitlenebilecek profesyoneller, danışmanlar derken büyük bir iş birliği ağı örülür. Bizler planlamadan uygulamaya kadar lüks ya da sade her türde ahır yapıları tasarlıyoruz. Sağlıklı bir ahır için pahalı malzemelere gerek yok. Atlar doğası gereği vahşi yaşama uygun hayvanlardır. Değişen düzen ile birlikte biz insanoğlu atları evcilleştirmeye başladığımızda onları aslında 'koruma' altına almış oluyoruz. Ahır tasarlamanın pek çok yolu var, biz atlar için korunaklı, doğal yaşamlarına uygun ve sağlıklı yapılar oluşturmaya çalışıyoruz. Atların sağlığı kadar, biniciler ve seyisler de ahır binaları içinde çok fazla zaman geçirdikleri için onların sosyal ihtiyaçlarını ve konforlarını karşılayacak yapılar olmasına özen gösterirken, ortamdaki fazla ısıyı, nemi, rutubeti, bakterileri, patojenleri ve alerjenleri yapıdan dışarı atacak havalandırma ögeleri gibi kritik konuları merkeze alıyoruz." Aynı zamanda lisanslı ve ödüllü bir binici olan mimar, bununla ilgili şunları söylüyor: "Binicilik çocukluğumdan beri hayatımda var olan bir spor, bir tutku. Kendim de lisanslı ve ödülleri olan binici bir mimar olmanın getirdiği bir kolaylık da atların bir gününün nasıl geçtiğini, rutinlerini iyi bilmem. Ne zaman yemek yerler, nerede yıkanırlar, güneşlenirler, dinlenirler biliyor olmam tasarım süreçlerinde avantaja dönüşüyor."

  • mimarlık
  • habitat
  • ali demirtaş
Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın