Kızılay Başkanı Kerem Kınık: Plazma tedavisi olumlu sonuç veriyor

Kızılay Başkanı Kerem Kınık: Plazma tedavisi olumlu sonuç veriyor

Cumartesi Haberleri

16 Mayıs 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

GÜLCAN TEZCAN

gulcantezcann@gmail.com

“Koronavirüsü yenerek sağlığına kavuşan vatandaşlarımızın yüzde 95’i plazma bağışında bulunmak istiyor.” diyen Kızılay Başkanı Kerem Kınık, “Şu ana kadar tedavi uyguladığımız hastaların pek çoğundan olumlu sonuçlar elde ettik.” şeklinde konuşuyor.

Salgının ilk günlerinden bu yana fedakârca çalışan ekiplerden biri de insani yardım kuruluşları. Kızılay hem sosyal yardımlar hem de kan ve plazma bağışı kampanyaları ile tüm vatandaşlara şefkat elini uzatıyor. Kızılay’ın en büyük gücü ise genç ve kadın gönüllüleri. Sağlık Bakanlığı’na da salgınla mücadele önemli destekler sağlayan Kızılay’ın Başkanı Kerem Kınık ile bu zorlu maratonun satır aralarını konuştuk.

Korona sürecinde Kızılay gönüllüleri ne tür hizmetler veriyor?

Hastanelere koruyucu ekipman desteği, beslenme destekleri, hijyen desteği, sosyal yardımlar, dayanışma projeleri olmak üzere 5 temel başlık altında yardım çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hastanelerimize içerisinde cerrahi maske, eldiven, cerrahi önlük, galoş, tulum ve el dezenfektanı gibi malzemelerin bulunduğu 2 milyonu aşkın kişisel koruyucu ekipman dağıtımı yaptık. 150 şişme çadır hastanesini Sağlık Bakanlığımıza teslim ettik. Ayrıca 300 adet sahra hastanesi imalatı gerçekleştirdik. Yurtdışından gelerek KYK yurtlarında gözlem altına alınan vatandaşlarımıza salgının başından beri günde 3 öğün sıcak yemek imkânı sunuyoruz.

Ciddi anlamda bir sosyal yardım ağı da oluşturdunuz sanırım…

Evet, Türkiye genelindeki 432 şube ve temsilciliğimiz, üyelerimiz, gönüllülerimizle bir yandan Vefa Sosyal Destek Grupları’na dahil olarak ihtiyaç sahibi olan ve sokağa çıkma kısıtlaması bulunan vatandaşlarımıza ayni ve nakdi yardımlar yapıyoruz. 75 bin aileye toplam 30 milyon TL nakdi yardım, 150 bin adet gıda kolisi dağıtımı, 1 milyon adet kıyma ve kuşbaşı konserve dağıtımı, yeni doğum yapan annelerimize de 150 TL’lik doğum yardımı planladık. Bunların büyük bölümünü hayata geçirdik. 1 milyonu aşkın 65 yaş üzeri veya kronik rahatsızlığı bulunan ihtiyaç sahibine yardım ulaştırdık. Evlerinden çıkamayan vatandaşlarımızın market alışverişlerini de yapıyoruz. Devam ettiğimiz bir de hijyen kolisi desteğimiz var. Hijyen kolileriyle vatandaşlarımıza cerrahi maske ve dezenfektan da ulaştırıyoruz.

En çok konuşulan hizmetlerden biri de karantinayı yurtlarda geçiren vatandaşlara sağladığınız destekler… Nelerle karşılaştınız yurtlara yardımlar yaparken?

Gözlem altındaki vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük bir devlet olduğundan bahsediyorlar. Bizler sadece beslenme desteği yapmıyoruz. 14 gün boyunca vatandaşlarımızın bütün ihtiyaçlarıyla yakından alakadar oluyoruz. Onlara bu süreçte yoldaşlık yapıyoruz. Bu noktada en unutamadığım hikâye minik Asel’in hikâyesidir. Asel, Almanya’dan ailesiyle birlikte gelip gözlem altına alınan 4 yaşında bir kız çocuğuydu. Biz sabahları kahvaltılık dağıtırken Asel’in annesi, arkadaşlarımıza kızının sabahları sadece haşlanmış yumurta yediğini söylemiş. Durumu öğrenen Kızılay çalışanlarımızdan biri de her sabah evinden yumurta haşlayıp getirmiş. Bunun üzerine Asel’in annesinden duygu dolu bir mektup almıştık.

İYİLEŞEN HASTALARDAN PLAZMA BAĞIŞI

Plazma tedavisi söz konusu olunca plazma bağışları da almaya başladınız. Bu anlamda bağışçılarda endişeler oluştu mu?

Ülkemizde immün plazma yöntemiyle tedavi uygulanacağını ilk kez dile getirdiğimizde insanlardan çok güzel geri dönüşler aldık. Vatandaşlarımızda endişe oluşmaması için immün plazmanın ne olduğunu, bu tedavinin nasıl uygulandığını, plazma alma işleminin aslında ne kadar basit olduğunu ve bu konuda endişelenilmemesi gerektiğini tüm mecralarda anlattık. İlk immün plazma bağışını da canlı yayında yaparak vatandaşlarımızın akıllarında herhangi bir soru işareti kalmaması için her şeyi tüm şeffaflığıyla gösterdik. Koronavirüsü yenerek sağlığına kavuşan vatandaşlarımız da bizlere güvenerek plazma bağışında bulunmaya başladılar.

Ne oranda plazma bağışı gerçekleşti ve buna karşılık kaç hastanın tedavisinde olumlu sonuç alındı?

13 Mayıs itibariyle 1839 plazma bağışı aldık ve 905 vatandaşımıza da plazma bağışı için randevu verdik. Ayrıca 11 bin 894 iyileşmiş kişiyle daha temas kurduk. Bağışçılarımızda büyük oranda endişe oluşmuyor. Koronavirüsü yenerek sağlığına kavuşan vatandaşlarımızın yüzde 95’i plazma bağışında bulunmak istiyor. Şu ana kadar tedavi uyguladığımız hastaların pek çoğundan olumlu sonuçlar elde ettik. Tabi immün plazma tedavisinin tamamlayıcı bir tedavi olduğunu unutmayalım. 

KAN, ACİL DEĞİL SÜREKLİ İHTİYAÇ

Kızılay’ın kan stoklarında neden düşüş yaşandı? Korona kan bağışlarını nasıl etkiledi?

Türk Kızılay, ülkemizin kan ihtiyacının neredeyse tamamını karşılayan tek kurum. Günlük ortalama 300 noktada kan bağışı alınıyor ve 1500’den fazla hastanenin kan bileşeni ihtiyacını karşılıyoruz. Bu ihtiyaç tamamen gönüllü vatandaşların verdiği kanlarla gideriliyor. Son dönemlerde koronavirüs salgını dolayısıyla vatandaşlarımız risk taşımamak adına ‘Evde Kal’ çağrılarına uyum göstererek kendi karantinalarını uygulamaya başladılar. Bu duruma Ramazan ayı da eklenince kan bağışı konusunda bir düşüş yaşandı. Bizler de hastanelerde kana ihtiyacı olan, kan bekleyen vatandaşlarımızın sıkıntıya düşmemesi adına bir kan bağışı kampanyası başlattık. Çünkü kan acil değil, sürekli ihtiyaçtır. Onlar da bu çağrıya kayıtsız kalmadılar. 

HİLAL-İ AHMER’İN KADINLARI YİNE EN ÖN SAFTA

Genç ve kadın gönüllülerimiz şu anda koronavirüsle mücadele kapsamında yaptığımız yardım faaliyetlerinden Ramazan yardımlarına kadar hemen her çalışmada aktif olarak görev aldı. Kadın gönüllülerimiz her zaman Kızılay bünyesinde aktif olarak rol aldılar. Şu anda 52 ilde 8300 kadın gönüllümüz aktif olarak çalışıyor. Ancak son dönemde tıpkı Genç Kızılay teşkilatımız gibi “Türk Kızılay Kadın” adı altında kadın gönüllülerimizi de teşkilatlandırmayı amaçlıyoruz. Aslında Kızılay’ın kadın teşkilatı 152 yıl öncesine dayanan bir gelenek. İlk olarak Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Hanımlar Merkezi adı altında kurulmuş ve çalışmalar yapmış. Biz bu teşkilatı yeniden canlandırmayı hedefliyoruz. 

KIZILAY’IN GİZLİ KAHRAMANLARI

Türkiye’nin dört bir yanında aynı samimiyetle çalışan Kızılay şubelerinden biri de Akşehir’de. Burada bulunan Kızılay Aşevi’nde her gün 1500 ihtiyaç sahibi için yemek pişirilip ev ev dağıtılıyor. Akşehir’de Kızılay Hareketi’nin 1916 yılında Çanakkale Savaşına lojistik destek sağlamak üzere kurulduğunu hatırlatıyor Türk Kızılay Akşehir Şube Başkanı Yalın Sümer ve devam ediyor: “Cumhuriyetin ilk yıllarında burası tüm bölgede merkez bir üs haline gelip Kızılay’ın ana merkezlerinden biri olmuş. Son yıllarda genel merkezimizin büyük destekleri ile aşevi faaliyetleri de yapılıyor. 55 yıldır yetim, yoksul ve ihtiyaç sahipleri için tenceresini kaynatan Hilâl, en çok da öğle yemeklerinde öğrencilerimiz ile buluşmayı kendine amaç edinmiştir.” 

57 NUMARALI ÇADIRIN HATRI

Bekir Candan

Bekir Candan, 16 yıldır Türk Kızılay’da çalışıyor. 41 yaşında, Akşehirli. İşi Kızılay’ın yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak olsa da o bununla yetinmiyor. Gittiği her evde tüm ihtiyaçları öğreniyor ve ilçe esnafıyla, tanıdıklarıyla bu eksikleri gidermeye çalışıyor.

“Çocukluğum yoksulluk içinde geçti. Bu yüzden hep ihtiyaç sahiplerine yardım etmek istedim. Akşehir’de bir deprem olmuştu. Ailemin kaldığı evde hasar oluştu. Bizi Kızılay’ın kurduğu 57 numaralı çadıra yerleştirdiler. Ertesi gün uyandığımda kar yağıyordu. Ailem o kışı Kızılay’ın çadırında geçirmişti. Askerden dönünce ben de Kızılay’da çalışmaya başladım. Kalorifer yaktım, aşevinden yemek dağıttım, ihtiyaç sahiplerine gittim. İnsanların gözlerindeki o ışığı görmek çok başka bir şey. İhtiyaç sahiplerinin ekmekten çok sevgiye, ilgiye ihtiyacı var. Gittiğimizde bizi tutar, saatlerce konuşmaya çalışırlar. İnsanları kimsesiz bırakmayın. Birçoğu çevresi tarafından yalnızlığa itilmiş. Beni görünce bile bu kadar mutlu olan insanlar, öz çocuklarını görünce neler hisseder diye merak ediyorum. İnsanlara yardım ettiğimizde değil, onların hayatını değiştirdiğimizde Kızılay’cı oluyoruz.

ESKİDEN YEMEĞİMİZİ YİYENLER ŞİMDİ BAĞIŞ VERİYOR

15 yıl önce gelin arabalarının önünü kesen üç çocuk vardı. Bir gün çağırıp “Arabaların önünü keseceğinize bana yardım edin, ne kadar kazanıyorsanız size o kadarını vereceğim.” dedim. O çocuklar Kızılay’da gönüllü oldular. Şimdi biri mühendis, diğer ikisi farklı görevlerde çalışıyor. Çiçek bir defa sulanabilir ama yetiştirmek ayrı bir şeydir. Belki de gideceğimiz son kişi en çok ihtiyaç sahibi olabilir bu yüzden duramayız. Eskiden yemeğimizi yiyenler şimdi bağış vermeye geliyor. Onlar bizi unutmuyor.

KIZILAY’IN BANA YAPTIĞINI AKRABAM YAPMADI

İhtiyaç Sahibi Mustafa Kılıç (68 yaşında)

“Yıkılmak üzere olan bir barakada kalıyorum. Yemeğim Kızılay’dan geliyor. Evimdeki eşyaları Bekir buldu. Sağ olsun gelip gidiyor, paraya ihtiyacım olup olmadığını soruyor. Yedi kardeşiz, bir kızım var. Hiçbiri sormaz, Bekir gelip halimi hatırımı sorar. Doktora götüreyim mi diye sorar. Onun bana yaptığını hiçbir akrabam yapmadı.”

İhtiyaç Sahibi Melek

Eşi 4 yıldır kayıp, ölü mü dirimi bilmiyor. Şimdi dört çocuğuna bakıyor. Kızılay sürekli gıda ve yemek yardımı yapıyor. Bekir ev eşyası bulmuş. Şimdi de onlar için bir çamaşır makinesi arıyor.

Hayrani: Türk Kızılay’ın sürekli gıda ve nakdi yardım yaptığı Hayrani, 5 yıl öncesine kadar güvenlik görevlisiydi. Yakalandığı bir hastalık sonucu günden güne dengesini yitirmeye başladı. Vücudunu kontrol edemeyen Hayrani, Türk Kızılay’ın yardımlarıyla geçiniyor. Bekir’in çocukluk arkadaşı. Bekir her gün evini ziyaret ediyor, gerekenleri alıyor, sigarası için para bırakıyor. Ev eşyalarını sürekli kullanılamaz hale getirdiği için Bekir 3-4 ayda bir evindeki her şeyi yeniliyor, evini temizletiyor. 

İhtiyaç Sahibi Şerife Savrul

Gelini ve oğlu başkasıyla evlenen Şerife teyze, üç torununa bakıyor. “Bekir olmasa açlıktan ölürüz. Ne lazım olsa onu ararım, mutlaka bulup getirir. O olmasa ne yapacağımı bilemezdim.”

Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın