Kelebeklerinden nilüfer bahçesine güzel Konya

Türkiye'nin önemli büyük şehirlerinden biri olan Konya, doğal ve tarihi güzellikleri, birbirinden lezzetli yemekleri, binlerce yıllık tarihi ve kültürüyle her açıdan çok zengin bir şehir. Geçen hafta üçüncü kez gitme fırsatı bulduğum Konya'yı Akşam Cumartesi okurları için yazdım...

ALİ DEMİRTAŞ / ali.demirtas@aksam.com.tr

Teknik bir tanımlama ile Türkiye'nin yüzölçümü en büyük şehri Konya. Bu şehri anlat deseniz sayfalar yetmez. Ama satır başlarıyla özetlemek gerekirse eşsiz yemekleri, doğal ve tarihi güzellikleri, binlerce yıllık tarihi, camileri ve en önemlisi Mevlevilik kültürünün çıkış noktası oluşuyla ülkemizin en güzel şehirlerinden biri Konya. Ben de geçen hafta bu özel şehre üçüncü kez gitme fırsatı yakaladım Konya Büyükşehir Belediyesi'nin davetiyle. Hepsini değil ama güzelliklerinden, gezip görülecek yerlerinden birkaçını sizler için derledim...

ÇATALHÖYÜK'TE İKİNCİ BİR MAHALLE!

UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki Çatalhöyük'te sürdürülen kazı çalışmalarında ikinci bir mahalleye rastlandı. Çatalhöyük Neolitik Kenti Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, yeni kazdıkları alanda sokak olgusunun görüldüğünü ve ikinci bir mahalleyi ortaya çıkardıklarını belirtti. Yeni verilerle Çatalhöyük'te sokak olgusunu tartışmaya açacaklarını ifade eden Türkcan, bu kadar büyük bir yerleşmede sokaksız bir yaşam alanının bulunmasının zor olacağını, bugüne kadar Çatalhöyük'ün sadece yüzde 6'sının kazıldığını söyledi. Türkcan, yeni kazılan alanda bir sokak olgusunu gördüklerini ve hatta ikinci bir mahalleyi ortaya çıkardıklarını da açıkladı.

HANE HALKININ KÖKENİ ÖNCÜ ŞEHİR...

Scientific American dergisinde Çatalhöyük ile ilgili yayınlanan makalede Yazar Annalee Newitz, Çatalhöyük'ü iki başlıkta sundu. Bu başlıklardan birisi 'hane halkının kökeni' diğeri ise 'öncü şehir' oldu. Çatalhöyük Neolitik Kenti Kazı Başkanı Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan, bu konuların yeniden tartışılması gerektiğini belirtti. Türkcan, Göbeklitepe'yle Çatalhöyük arasında herhangi bir taşıyıcı olmamasına rağmen benzer izler görüldüğünü, Göbeklitepe'yle Çatalhöyük arasında duvar resimlerindeki benzer sahnelerin, 'acaba nasıl bir bağları vardı' sorusunu gündeme getirdiğini ve bu konuyu resim sanatı üzerinden yeniden tartışmak gerektiğini vurguladı.

SADECE KONYA İÇİN DEĞİL TÜM DÜNYA İÇİN...

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Çatalhöyük'ün UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki en önemli yerlerinden biri olduğunu belirterek, insanlığın ilk yerleşim alanlarından birinin Çatalhöyük olduğunun belgelerle ispatlandığını dile getirdi. Altay, "İnsanlar birlikte yaşamayı, birlikte savunmayı Çatalhöyük'te öğrenmişler. Ateşin ilk kez kullanıldığı, ilk yemeğin pişirildiği yer Çatalhöyük. Bu bölgeyi tüm dünyaya tanıtmak adına yatırımlar yapıyoruz. Aynı zamanda Çatalhöyük'te bir karşılama merkezi açacağız." dedi. Altay, Konya'nın yemeklerinin Çatalhöyük'ten itibaren nesilden nesle aktarıldığını ve Çatalhöyük'ün sadece Konya ve Türkiye için değil tüm dünya için en önemli kültür miraslarından biri olduğunu anlattı. Çatalhöyük, 1960'lardan bu yana kentleşme tarihinde bilinen ilk kent olarak geçiyor. Çatalhöyük'ün büyüklüğüyle ve nüfusuyla değil özellikle varlıklarıyla ve kültürüyle kent kültürünü başlatan bir merkez olduğunu söylemek mümkün.

KÖYLERİN HEPSİ GÜZELDİR AMA SİLLE BİR BAŞKA...

Konya'nın Selçuklu ilçesine bağlı 5 bin yıllık tarihi yerleşim yeri Sille, tarihi kaynaklarda farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, erken Hristiyanlık döneminin önemli bir merkezi olarak geçiyor. Sille'nin 5500-6000 yıllık bir tarihi var. Frigyalılar döneminde önemli bir yerleşke olmuş. Roma ve Bizans dönemlerinde de iskân devam etmiş. Erken Hristiyanlık dönemiyle beraber asıl önemini kazanmış. Bizans'ta Hristiyanlığı ilk kabul eden imparator Kostantin'in annesi Aya Eleni'nin Kudüs yolculuğu esnasında burayı ziyaret ederek kendi adına yaptırdığı kilise bugün de ziyarete açık. Duvar ve pencerelerinde Roma dönemine ait malzemelerin kullanıldığı Aya Elena Kilisesi, M.S. 327 yılında Bizans İmparatoru Constantin'in annesi Helena tarafından, ilk Hristiyanlık dönemine ait oyma mabetlerden etkilenilerek yaptırılmış mimarisi ile dikkati çekiyor.

Nüfus mübadelesine kadar Karaman Rumcası diye bilinen farklı bir Rum lehçesi kullanılmış bu köyde. Mutfağı Klasik Konya mutfağından oldukça farklı. Sözgelimi hâlâ her Sille evinde tuzda kurma balık olan Gavinna bulunuyor. Restorasyon çalışmaları sayesinde geçmişteki görkemine kavuşan camileri, evleri, hamamları, köprüleri ve kiliseleri ile Sille'nin dar sokaklarında gezerken geçmişte bir yolculuk yapmak mümkün...

Sille'de, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait camiler, hamamlar, çeşmeler, köprüler gibi Türk-İslam eserleri de bulunuyor. Köyün çevresinde yüzyıllardır kullanılan taş ocakları yer alıyor. Bölgeden çıkarılan taşlar "Sille Taşı" ismini almış ve Selçuklu döneminde de yapılarda bu taş kullanılmış. Ayrıca çömlekçilik sanatı, halı ve kilimciliği, mum yapımı ile halk sanatları açısından zengin bir mekân. Çok farklı kültürlerin etkisinde olan Sille, günümüzde yerli ve yabancı turistlerin ilgi gösterdiği canlı bir sosyal yaşama sahip.

BOZKIRIN ORTASINDA TROPİKAL KELEBEK BAHÇESİ OLUR MU?

2015 yılında hizmete açılan bin 600 metrekarelik kelebek uçuş alanı ile Avrupa'nın en büyük, dünyanın ise sayılı kelebek uçuş alanlarından bir tanesi olan Konya Tropikal Kelebek Bahçesi; 3 bin 500 metrekaresi gezi alanı olmak üzere toplam 7 bin 600 metrekarelik kullanım alanına sahipt. Koskoca bir bozkırın ortasında yemyeşil olan bu bahçe, dünyanın dört bir tarafından getirilen kelebekleri misafir ediyor. Tropikal ülkelerden gelen ve 45 farklı türdeki yaklaşık 10 bin kelebeğe doğal yaşam alanı sunan Konya Tropikal Kelebek Bahçesi'nde ayrıca farklı hayvan türleri ile birlikte 98 türe ait yaklaşık 20 bin adet bitki yer alıyor. Bahçe'nin sıcaklık 28 derecede, nem oranı ise yüzde 80 olarak sabit tutuluyor. 72 türde binlerce kelebek, farklı kıtalardan pupa yani tırtıl aşamasından sonra, kelebek aşamasından önceki aşamada, özel kutularda uçaklar ile geliyorlar. Ömürleri bir hafta ile bir yıl arası değişen kelebeklerin beslenmesi için özel bir program uygulanıyor. Kelebekler tropikal çiçeklerin nektarları ile bazı kelebekler ise özel olarak hazırlanan meyvelerin çürümüş suları ile besleniyor.

BEYŞEHİR GÖLÜ'NDE NİLÜFER BAHÇESİ

Konya'nın bu mevsim en görülesi yerlerinden biri olan Beyşehir Gölü kapladığı alan bakımından Türkiye'nin üçüncü büyük gölü ve aynı zamanda ülkenin en büyük tatlı su gölü. Güneşin batışı sırasında göl ve Anamas Dağı'nın birlikteliği sayesinde mükemmel bir manzara ortaya çıkıyor. Beyşehir Gölü üzerinde ortalama olarak 33 tane irili ufaklı ada var. Gölde su seviyesine göre ada sayısı da değişiyor. Beyşehir Gölü ve çevresinde kuş gözlemi de mümkün. Ayrıca gölde olta balıkçılığı yapılıyor, yürüyüş, bisiklet ve diğer doğa sporlarına uygun bölgeler bulunuyor... Tüm bunlarla beraber Nilüfer Bahçesi'yle de görsel bir şölen sunuyor ziyaretçilerine Beyşehir Gölü. Gölün yaklaşık 8 bin metrekarelik alanında, adeta nilüfer çiçeği tarlasını andıran bölge, fotoğraf sanatçıları ve gezginlerden yoğun ilgi görüyor. Göldeki nilüferleri kopartmanın cezası ise 86 bin TL.

Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın