Erkek hemşireler 'görev bize düşüyor' dediler! 'Hastaların hayallerine eşlik ettik'

Erkek hemşireler 'görev bize düşüyor' dediler! 'Hastaların hayallerine eşlik ettik'

Cumartesi Haberleri

16 Mayıs 2020 Cumartesi 08:00 | Son Güncelleme:

MERVE YILMAZ ORUÇ

merve.oruc@aksam.com.tr

Pandeminin kahraman sağlık çalışanları büyük bir fedakârlıkla görevlerini yerine getirdi. Hemşireler de bu dönemde çok önemli bir rol oynadı. Her an hastalıkla burun buruna, ailelerinden uzakta, zorlu çalışma süreçleri içinde sadece hayat kurtarmakla kalmayıp hastalara da moral oldular. Yeri geldi hastaların özledikleri torunları, aileleri oldular, yeri geldi “Buradan çıkarsam ilk şunu yapacağım” diye kurdukları hayallerine eşlik ettiler. 

Dünyayı etkileyen Kovid-19 tehlikesi hâlâ sürüyor. Ülkemizde bugünlerde kontrollü sosyal hayata geçiş başlasa da virüs ile mücadele devam ediyor. Bu savaşın en ön saflarında yer alan doktor, hemşire, yoğun bakım çalışanları, filyasyon ekipleri büyük bir fedakârlık, emek ve özveriyle çalışmalarını sürdürüyor. 83 milyon olarak bizim üzerimize düşen ise yetkililerin çağrılarına kulak vererek evde kalmak ve dışarıya çıkmak zorundaysak da maske ve sosyal mesafe kurallarına dikkat etmek idi. Koronavirüs öyle bir illet ki bir kişinin ‘Bana bir şey olmaz’ demesi ile uymadığı kurallar sonucu onlarca kişiye bulaşıyor. Bulaşan hasta sayısının artması da hastanede görevli sağlık ordusunun sevdiklerinden ayrı kalacakları bir gün daha yaşayacakları anlamına geliyor. Sağlık çalışanları evlatlarını göremeden, anne ve babasını ziyaret edemeden hatta evlerine gidemeden haftalardır mesai yapıyor. Biz evlerimizde otururken onlar hastalarını kurtarmaya çalışıyor. Saatlerce koruyucu kıyafetler içinde zorlu şartlarda şifa dağıtıyorlar.

Ülkemizde ilk vaka görülmesinin üzerinden iki ay geçti. Bu zaman diliminde birçok sağlık çalışanı da koronavirüs kaptı. İyileşen çalışanlar tekrar işlerinin başına dönerken bazı sağlık kahramanlarımız ise hayatını kaybetti. Bu zor süreci onların gözünden dinlemeye ne dersiniz? Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde çalışan ve pandemi sürecinde hizmet veren hemşireler ile sizleri tanıştırmak istiyoruz. Son yıllarda bu algı yıkılsa da genelde hemşire denilince akla sadece kadınlar gelir. Ancak biz sizlerle işini büyük bir özveriyle yapan dört erkek hemşirenin hikâyesini paylaşacağız. Bu mesleği seçmelerinden koronavirüsle mücadeleye kadar birçok şey konuştuk onlarla… 

GÖNÜLLÜ OLARAK PANDEMİ’DE YER ALDIK

Ortopedi Hemşiresi Emre Paşa: İnsanlara yardım etmeyi oldum olası severim. Birilerinin derdine derman olmak beni her zaman onurlandırmıştır. Küçük dokunuşlar ile büyük mutluluklar oluşturabiliyor olmamız. Hemşireliği bilerek ve severek seçtim. İyi ki seçmişim… Mesleğimden her zaman gurur duydum şu an daha da fazla gurur duyuyorum. Pandemi hemşireliği sürecinde hizmet verdik. Bu dönemde evlerimize gidemedik ailelerimizden uzak başka mevkilerde yaşadık. Bu süre zarfında el ve vücut hijyenine çok önem gösterdik. Kapı kolları ve aktif olarak çıplak elle temas edilen noktalar dezenfekte edildi. Havlu kullanılmadı. Kağıt peçete-havlular kullanıldı. Yoğun çalıştığımız günler oldu. Ancak; vücut direncimizin düşmemesi adına çoğunluk olarak esnek çalışma saati uyguladık. Hem dinlenmiş olduk hem de daha aktif çalışabildik. Çünkü n95 altında saatlerce durmak çok zor. Ailelerimizden hepimiz uzak yaşadık. Yanlarına gidemedik, sarılamadık, öpemedik. Sosyal ağlardan veya görüntülü olarak konuşup görüşebildik. Hiç bilmediğimiz bir hastalıkla karşı karşıyaydık. Sadece destek tedavisi veriyoruz. Kesin tedavisi olmayan, direkt solunumu etkileyen bir virüs ile başa çıkmak tabii ki herkes için zor. Başta endişe ve korkuya yol açtı. Ama ben ve arkadaşlarım gönüllü olarak bu işe başladık. Kendimize çok dikkat ettik. Zaman geçtikçe endişemiz azaldı.

BAZI ZAMANLAR ZORDU

Sorumlu Hemşire Hüseyin Yiğit: Hemşirelik babamın benim için kurduğu bir hayaldi… Sonra benim mesleğim oldu çok şükür. Normalde cerrahi servisinde çalışıyoruz. Fakat bu süreçte biz “Pandemi Servisi” olarak hizmet verdik. Pandemiyi ilk duyduğumda biraz heyecan vardı. Daha önce böyle bir salgınla karşılaşmamıştım. Ama hep şunu çalışma arkadaşlarıma ve ekibime söyledim: “Görev bize düşüyor ve biz bu görevi en iyi şekilde yapmalıyız.” Yaptık da! Zaman zaman virüs kapmış olma endişesi oldu ama daha çok kendim için değil sevdiklerim için endişe duydum. Eşim ve ben sağlık çalışanlarıyız ve ikiz çocuklarımız var. Üstelik çocukları bırakacak kimsemiz yok. Mecbur eve gelmemiz gerekiyordu. İşten geldiğimizde çocuklara görünmeden yakalanmadan hızlıca kişisel hijyenimizi sağlayıp öyle yanlarına gittik. Gün içinde telefonla iletişim kuruyorduk. Zor da olsa çocuklara gündüz bakıcı bulabildik. Dört günde 10 saat çalıştık. Bazı günlerimiz zor ve yorucu geçiyordu bizim ve hastalar için… 

OĞLUMU UZUN ZAMANDIR GÖREMİYORUM

Kalp Damar Cerrahi Servisi Hemşiresi Onur Dönmez: Damar Cerrahi Servisi’nde Sorumlu Hemşire olarak çalışıyorum. Mesleğe ilk 2005 yılında başladım. O zamanlar da bu meslek grubunda çalışan pek fazla erkek meslektaşım yoktu ve bu insanlar tarafından şaşkınlık ile karşılanıyordu. Bizleri göreve yeni başlamış asistan doktor zannedenler bile oluyordu. Yıllar geçti ve sektörde çalışan erkek hemşireler arttıkça insanlar da bize alışmaya başladı. Ama arada yine de “Onur Hemşire Hanım” diye seslenen hastalarım da olmadı değil. Meslek hayatımda farklı bölümlerde görev yaptım. Şimdi ise geçici bir süreliğine Kovid-19 sebebiyle bu virüse maruz kalan hastaların tedavi edildiği serviste görev yapıyorum. Geçici bir süre diyorum çünkü bu durumun üstesinden gelebilecek güçte bir orduyuz. Bizler Türkiye’nin sağlık ordusuyuz. Tekrar güzel günler görebilmemiz için kendimize dikkat etmemiz gerekiyor. Zor bir süreçten geçiyoruz hem ülke hem birey olarak. Zorlanıyoruz evet, ailemizden sevdiklerimizden uzakta olmak, onları görmemek psikolojik olarak bizi zorluyor. Ben bir babayım ve oğlumu uzun zamandır göremiyorum. İnşallah bu zor günleri atlattıktan sonra bol bol hasret gidereceğiz.

BU SÜREÇTE KENDİMİZİ BULDUK

Endoskopi Hemşiresi Ferhat Ceylan: Eğer insanları seviyorsanız, onlara yardımcı olmak istiyorsanız, onları bilginizle aydınlatmak istiyorsanız, sağlıksız insanların sağlığına kavuşmasına aracı olmak ve sağlıklı insanların sağlığını sürdürmesinde yardımcı olmak istiyorsanız; hemşirelik bütün bu rolleri kapsıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2020 yılını hemşirelere atfetti. Son aylarda, dünyanın ortak derdi Kovid-19 ile mücadelede en ön safta yer alan meslek grubunun bir mensubu olarak Kovid-19 tanılı hastaların günlük tedavilerini ve bakımlarını üstlendiğimizde “Acaba bu süreci yönetebilir miyiz, bir bulaş olursa sevdiklerimize bulaştırır mıyız?” korkusuyla iki aylık süreci başarı ile tamamladık. Mutlu ve gururluyuz. Hemşirelerin kendi ve sevdiklerinin sağlığını korumak amaçlı salgınlarla mücadele etmesine yarayacak bilgi ve beceriye sahip olması gerektiğinin bilincinde olarak çalıştık. İnsanların acılarını biraz olsun dindirebilmek için, yardıma ihtiyacı olan insanlara el uzatmak için yeri geldi özledikleri torunları olduk, yeri geldi buradan çıkarsam ilk şunu yapacağım diye kurduğu hayallerine eşlik ettik. En önemlisi de “kendimizi” bulduk. Beş yıllık meslek hayatımın en zor, stresli ama en keyifli, iş doyumu yüksek iki ayı diyebilirim.

Tüm Cumartesi haberleri için tıklayın