Serebral Palsi nedir, nedenleri neler? Serebral Palsi belirtileri.. Serebral Palsi sonradan olur mu?

Serebral Palsi nedir, nedenleri neler? arama motorunda yoğun olarak araştırılıyor. Beyin felci olarakta bilinen Serebral Palsi kas iskelet sistemi hastalığı olarak tanımlanıyor. Serebral palsinin etkileri hasarın derecesine ve bulunduğu yere bağlı olarak değişiyor. . Belirtiler, fark edilmeyecek kadar hafif olabileceği gibi bir veya daha fazla uzuvda önemli hareket bozuklukları da görülebiliyor. Serebral Palsi nedir, nedenleri neler? merak ediliyor. İşte yanıtı..

Serebral Palsi nedir, nedenleri neler? sorusu merak edilen konular arasında yerini aldı. Dünyada 17 milyonun üzerinde kişi serebral palsi (beyin felci) ile mücadele veriyor. Beyinde herhangi bir sebeple ortaya çıkan hasar çocukların kas ve vücut hareketlerinin etkilenmesine neden oluyor. Konuşma, görme ve işitme gibi farklı sağlık sorunları da gelişebiliyor. Serebral Palsi sonradan olur mu, belirtileri neler? araştırılıyor. İşte yanıtı..

SEREBRAL PALSİ SONRADAN OLUR MU? 

Serebral Palsi doğum sırasında ya da sonrasında merkezi sinir sisteminin hareket işlev alanlarının hasar görmesinden dolayı oluşabiliyor. 

SEREBRAL PALSİ NEDENLERİ

Serebral palsi bilinen nedenleri değişiklik göstermektedir. Öyle ki, beyin felci nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

Erken (prematüre) doğum,

Gebe annede tansiyonun yükselmesi veya düşmesi,
Kan grubu (Rh/rh) uyuşmazlığı,
Hamileyken geçirilen kanamalar ve enfeksiyonlar
Uzamış ve zor bir doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması ya da doğumdan sonra geçirilen ağır mikrobik hastalıklar, yüksek ateş, kafa darbeleri de serebral palsi'ye neden olabilir.

SEREBRAL PALSİ BELİRTİLERİ

Zedelenmenin beynin hangi bölgesinde, ne kadar yaygın olduğuna bağlı olarak serebral palsi belirtileri değişiklik gösterilir. Öyle ki, her hastada da aynı şekilde belirti vermez. En sık karşılaşılan serebral palsi belirtileri şöyledir:

Ataksi olarak adlandıran kas koordinasyonu zayıflığı
Titreme ve istemsiz hareketler
Konuşma gelişiminde gecikmeler ve konuşma zorluğu
Kaslarda spastisite adı verilen sertlik ve abartılı refleksler
Vücudun bir tarafını tercih etme, örneğin nesneleri hep aynı elle tutma
Nöbet, zihinsel yetersizlik ve körlük gibi nörolojik problemler
Yuvarlanma, tek başına oturma veya sürünme gibi motor beceri gelişiminde gecikmeler
Kas tonusunda aşırı sertlik ya da gevşeklik gibi değişiklikler

SEREBRAL PALSİ TİPLERİ

SP, yeni doğan çocukları etkileyen bir grup nevraljik düzensizliklerin birleşimine denir. Dört tip beyin felci vardır:

Spastik beyin felci,
ekstrapiramidal beyin felci,
atonik beyin felci ve
bu tiplerin karışımından oluşan beyin felci.

SEREBRAL PALSİ TEDAVİSİ NASILDIR?

Serebral palsi söz konusu olduğunda tedaviden çok rehabilitasyon kelimesini kullanıyoruz. Çünkü Serebral palsi tedavi edilebilen ya da ilerleyen bir durum değil. Ömür boyu rehabilitasyon gerektiriyor.

Serebral palside en çok spastisiteye bağlı hareket kısıtlılığı görülüyor. Spastisitenin şiddetine göre kas gevşetici tedaviler gerekebiliyor. Yaygın tutulumun görüldüğü tetraparezik Cerebral Palsy’lerde kas gevşeticiler oral ya da beyin omurilik sıvısına direkt pompa yardımıyla verilebiliyor. Ancak spastisite vücudun belli bölgelerinde görüldüğü hemiparezi, diparezi gibi tutulumlarda sadece etkilenen bölgeyi tedavi edecek şekilde kas içine botulinum toksinuygulaması ile tedavi edilebilir. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı çocuklarda ise ortopedik ameliyatlar gündeme geliyor. Bunlar görece yerleşmiş rutin tedaviler haline gelmiştir.

En güncel ve umut vadeden tedaviler ise fonksiyonel beyin cerrahisi alanında yaşanan gelişmelerdir. Günümüzde bu yöntemler güvenilir ve etkin bir yöntem olarak kabul edilmiştir. Özellikle istemsiz hareketlerle seyreden diskinetik bireylerde derin beyin stimülasyonu (DBS),distoni başta olmak üzere istemsiz hareketlerin etkin biçimde tedavisini sağlamaktadır. Beyin pili olarak bilinen DBS yöntemi ile hastaların hayat kalitesi önemli derecede yükselmektedir. Seçilmiş hastalarda DBS mutlaka akla gelmelidir.

Serebral palsiye eşlik edebilen epilepsi ise sıklıkla antiepileptik ilaçlarla etkin biçimde tedavi edilebilmektedir. Dirençli nöbetlerde ise yine cerrahi yöntemler nöbet kontrolünün sağlanmasına büyük katkı sağlamaktadır. Epilepsi cerrahisi, ilaçla tedavi edilememiş birçok hastanın nöbet kontrolünü sağlamaktadır.