Mukaddime; tarih, iktisat, sosyoloji ve siyaset gibi bilimleri içeriğinde bulundurmaktadır. Mukaddime adlı eserin 1375 yıllarında kaleme alındığı aktarılmıştır. Bulmacalarda ya da genel kültür sorularında karşımıza bu tarz sorular gelmektedir. Peki, Mukaddime kimin eseridir?
MUKADDİME KİMİN ESERİDİR?
Dünyaca ünlü Mukaddime, İbn-i Haldun'un tarafından kaleme alınmıştır. Tarih, iktisat, sosyoloji, ve siyaset gibi birçok sosyal bilim için temel teşkil eden görüşleri içinde barındırır. İbn-i Haldun eserini 1375'te Kal'atu ibn Seleme adlı kalede Beni Arif kabilesinin himayesinde yaşadığı dönemde kaleme aldı.
MUKADDİME'NİN YAZILIŞ ZAMANI
Mukaddime, İbn-i Haldun'un en ünlü eseridir. Tarih, iktisat, sosyoloji, ve siyaset gibi birçok sosyal bilim için temel teşkil eden görüşleri içinde barındırır. İbn-i Haldun eserini 1375'te Kal'atu ibn Seleme adlı kalede Beni Arif kabilesinin himayesinde yaşadığı dönemde kaleme aldı. İbn-i Haldun, Mukaddime'yi büyük tarih kitabı Kitâbu'l-İber'in birinci cildi olarak tasarladı. İslami tarih kitaplarında "Tarihe övgü" bölümü yazmak geleneğine uygun olarak bu hacimli eserin ilk cildi olarak Mukaddimeyi yazdı. Kitâbu'l-İber 7 ciltlik bir kitap oldu. Ancak bu 7 ciltlik kitabın birinci cildi olarak planlanan "Kitab-ı Evvel" Haldun, henüz hayatta iken Mukaddime adıyla sanki ayrı bir esermiş gibi anılmaya başlandı ve Haldun'un kendisi de bunu benimsedi.
Bu yüzden Ümit Hassan, Z.F. Fındıkoğlu'nun bu kısa giriş bölümünü "Mukaddime'nin Mukaddimesi" adlandırmasını doğru bulmaz. Bu kısa metin birinci cilt olan "Kitab-ı Evvel"in değil tamamı 7 cilt olan Kitâbu'l-İber'in Mukaddimesidir. Haldun, Mukaddime'yi yazdıktan sonra üzerinde defalarca değişiklikler yaptı, bazı bölümleri çıkarıp bazı bölümler ekledi ve yeniden düzenledi. Dolayısıyla zamanla eserin farklı yazmaları oluştu. Bu farklı yazmalar da sonradan başkaları tarafından çoğaltıldı. Mukaddime'nin en değerli kopyaları Türkiye kütüphanelerinde bulunmaktadır. İbn-i Haldun hayatta iken kaleme alındığı düşünülen 4 elyazması bulunmaktadır. İki yazma da yazarın ölümünden hemen sonra kaleme alınmış izlenimi vermektedir.