AYŞENUR DÜLGER
24 yaşındaki öğretmen Emre Eren Balcı, hem akademik başarıları hem de öğrencilerle kurduğu güçlü iletişimle dikkat çekiyor. Liseyi okul ikincisi olarak tamamlayan Balcı, ardından İstanbul Medipol Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden mezun oldu. Üniversitede yüksek ortalama yaparak çift anadal hakkı kazanan Balcı, İnsan Kaynakları Yönetimi bölümünü de bölüm birincisi olarak bitirdi.
AİLEM DESTEKLEDİ
Başarılarında ailesi ve yakın çevresinin büyük payı olduğunu belirten Balcı, "Küçükken bana uzatılan eli, bugün çocuklara uzatabilmek için PDR okudum. Ailem, öğretmenlerim ve arkadaşlarım beni her zaman destekledi. Bu, beni bugün olduğum kişiye dönüştürdü. Ben de yardıma ihtiyacı olan insanların yanında olmak istedim" dedi.
ÖĞRENCİLERİM ŞAŞIRIYOR
Öğrencilerin kendisini ilk gördüklerinde şaşırdığını söyleyen Balcı, "Öğrenciler genelde engelli bir öğretmenle daha önce karşılaşmamış oluyor. Ama kolayca adapte oluyorlar ve iletişime geçiyoruz. Ben kimi zaman onlardan biriyim, kimi zaman onlar gibi olmayan bambaşka biriyim. Bu durum öğrencilerle aramda bir köprü kurmamı sağlıyor. Benim gibi engeli bulunan çocuklarla çalıştığımda ise empati devreye giriyor ve çok daha hızlı hareket edebiliyorum."
Öğrencilerin dikkatle dinlediği Emre Eren Balcı, Erasmus programı ile yurt dışına gitme fırsatı da yakaladığını söyledi.
GÖRME ENGELİ ZEKÂ PROBLEMİ DEĞİLDİR
Toplumda engeli bulunan bireylerle ilgili yanlış algıların bulunduğunu belirten Emre Eren Balcı, "Bazen bedensel engelli bireylerle ilgili zekâ problemi varmış gibi bir algı oluşabiliyor. Öğretmen olmam ya da hayatımı tek başıma sürdürebilmem imkânsızmış gibi düşünülüyor. Oysa görme engeli ya da bedensel engeller bir IQ meselesi değildir" ifadelerini kullandı.