AKŞAM GAZETESİ
Birinci Dünya Savaşı'nın Çanakkale'den sonra en büyük zaferi olarak kabul edilen, Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki İngiliz birliklerinin Irak Cephesi'nde Türk Ordusu tarafından teslim alınmasıyla kazanılan Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yıldönümü unutulmadı.
BİNLERCE KAYIP VERDİLER
Tümgeneral Townshend komutasındaki İngiliz 6. Tümeni Bağdat'a ilerlerken, 22-23 Kasım 1915'te Selmanı Pak Muharebesi'ni kaybedip geri çekildi ve 3 Aralık'ta Irak'ın doğu kesiminde, Dicle Nehri kıyısında yer alan Kut kasabasına sığındı. Bunun üzerine 6. Ordu'nun komutanlığına atanan Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın emriyle Irak ve Havalisi Komutanı Albay Sakallı Nurettin Paşa'nın birlikleri, 27 Aralık'ta Kut'u kuşattı. 6 Ocak'ta hücuma geçen İngilizler, 4 bin askerini kaybederek geri çekilirken, Türk ordusuna 'çekilme' emrini veren Nurettin Paşa'nın yerine Halil (Kut) Paşa getirildi. İngiliz ordusu, 13 Ocak 1916'da Vadi Muharebesi'nde 1600, 21 Ocak 1916'da Hannah Muharebesi'nde de 2 bin 700 asker kaybıyla geri püskürtüldü.
13 BİN 300 İNGİLİZ ESİR
Mart başında tekrar taarruza geçen İngilizler, 8 Mart 1916'da Sabis mevkiinde Albay Ali İhsan Bey komutasındaki 13. Kolordu'ya hücum etti fakat 3 bin 500 asker kaybederek geri çekildi. Bu yenilgiden dolayı General Aylmer azledildi. 6. Ordu komutanlığına atanan Halil Paşa, 29 Nisan'da General Charles Townshend komutasındaki 13 general, 481 subay ve 13 bin 300'den fazla İngiliz askerini teslim aldı.
PARA TEKLİF ETTİLER
Halil Paşa, Osmanlı Genelkurmayına bir telgraf göndererek, Townshend'in "1 milyon İngiliz lirası karşılığında, 13 bin 300 kişiden oluşan ordusuyla Hindistan'a gitmesine izin verilmesini" teklif ettiğini bildirip devletin bu konudaki emrini sordu. Osmanlı Genelkurmayı da "Siyaseten İngilizlerin hoşuna gidecek işler yapma mecburiyetinde olmadığımız gibi, paraya da ihtiyacımız yoktur" yanıtını verdi. İngiliz tarihçi James Morris'in "Britanya askeri tarihinin en aşağılık teslimi" olarak tanımladı.