Çetin Altan’ı kaybettik. Edebiyat dünyasının duayeni, dünyanın en çok köşe yazısı kaleme almış isimlerinden biri olan Çetin Altan, 88 yaşında, yaklaşık bir buçuk aydır tedavi gördüğü hastanede hayata gözerini yumdu. 1965-69 yılları arasında TİP milletvekili olarak bir dönem siyaset de yapan usta kalem, yarın Teşvikiye’de kılınacak öğle namazının ardından toprağa verilecek.
ÇATİN ALTAN’IN CENAZESİ NEREDE NE ZAMAN, OĞLU AÇIKLADI
Fatih Üniversitesi Hastanesi'ne gelen Çetin Altan’ın oğlu Mehmet Altan, “Babamı saat 11'de kendisini kaybettik. Bir süredir burada yatıyordu. Her ölüm erken ölümdür. Yarın öğle namazına müteakiben Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilecek” açıklamasını yaptı.
ÇETİN ALTAN’IN ÖLÜM NEDENİ
Tedavi gördüğü Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi de Çetin Altan’ın ölümüyle ilgili yazılı açıklama yaptı ve ölüm nedenini “zatürreye bağlı solunum yetmezliği ve septik şok” olarak açıkladı:
“BU ÜLKENİN YETİŞTİRDİĞİ EN BÜYÜK GAZETECİLERDEN BİRİYDİ…”
Çetin Altan’ın ölüm haberinin ardından Bağımsız Gazetecilik Derneği’nde de bir açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi.
1946’da Ulus Gazetesi’nde başladığı gazetecilik hayatını 87 yaşında Milliyet’teki ‘Şeytanın Gör Dediği’ köşesindeki yazılarına ara verene kadar sürdüren Çetin Altan, Türkiye gazeteciliği için nadir nitelikte, evrensel bakışını edebi lezzetle ve mizahla buluşturan yazılarıyla okurlarının dünyasını, hayatını, ufkunu genişletti yıllar boyu.”
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce (TGC), yapılan açıklamada ise "Basınımızın usta kalemlerinden gazeteci-yazar Cetin Altan'ı yitirdik. Üzüntümüz büyüktür" denildi.
Basın Konseyi ise mesajında, "Romanları, oyunları ile edebiyat dünyasının renkli yazarı, eserleri dünya dilerine çevrilmiş 20. yüzyılın güçlü kalemi, eski milletvekili, duayen gazeteci-köşe yazarı Çetin Altan'ı kaybettik. Başta Ailesi’ne, sevenlerine, dostlarına ve basın camiasına başsağlığı diliyoruz. Çetin Altan ışıklar içinde uyusun" ifadelerine yer verdi.
ÇETİN ALTAN’IN HAYAT HİKAYESİ
Çetin Altan büyük dedesi Ahmet Kıpçakski, Kırım'dan göç etmiş bir arabacıydı.Onun oğlu yani Çetin Altan’ın dedesi ise Hasan Paşa idi.
Hukukçu Halit Bey ile Nurhayat Hanım'ın oğulları olarak, 22 Haziran 1927'de, İstanbul’da hayata gözlerini açan Çetin Altan, Mekteb-i Sultani’yi, yani Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Sonra babası gibi hukuk eğitimi almaya karar verdi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'’nden mezun oldu. Varlık, İstanbul ve Kaynak gibi dergilerde şiirleri ve düz yazıları yayınlanmaya başladı. İlk kitabı Üçüncü Mevki ise 1946'da yayınlandı.
EN ÇOK KÖŞE YAZAN YAZAR
Gazeteciğe Ulus gazetesinde muhabir olarak başladı. Hür Ses'de fıkra yazarlığı ile devam etti. Daha sonra Halkçı, Tan, Akşam, Milliyet, Yeni Ortam, Hürriyet, Güneş gazetelerinde ve Çarşaf dergisinde köşe yazıları yazdı.Abdi İpekçi'nin teklifi üzerine Milliyet gazetesinde yazmaya 1959 yılında başladı. Ki bu görevi Milliyet’te Peyami Safa gibi bir usta edebiyatçıdan devraldı. Daha sonra Devrim, Akşam, Hürriyet, Güneş, Sabah, Milliyet gibi günlük gazetelerde köşe yazıları yazdı. Çetin Altan Dünyanın en çok köşe yazısı yazmış yazarları arasında kabul edilir.
1965-1969 arasında Türkiye İşçi Partisi'nden milletvekilliği yapan ÇetinAltan, önce dokunulmazlığı kaldırılan, ardından da geri verilen ilk milletvekili oldu. 1968 yılında meclisteki bir konuşması sırasında başlayan kavga yıllar sonra bile hatırlandı. Nazım Hikmet'e kadar sıçrayan kavgaya, dönemin Adalet Partisi milletvekili Cavit Şadi Pehlivanoğlu ve Hamit Fendoğlu başta olmak üzere Adalet Partisi milletvekilleri karışmıştı.
ÇETİN ALTAN’IN TUTUKLANMASI
1960'lı ve 1970'li yıllardaki köşeyazıları, Taş, Sömürücülerle Savaş, Suçlanan Yazılar, Kahrolsun Komünizm Diye Diye, Onlar Uyanırken, Kopuk Kopuk, Geçip Giderken, Gölgelerin Gölgesi, Şeytanın Aynaları, Bir Yumak İnsan Nar Çekirdekleri adlı kitaplarda toplandı. 9 Mart 1971 darbe teşebbüsünü destekleyen "Devrim" gazetesi mensubu olduğu gerekçesiyle, bu "Millî Demokratik Devrim" darbesi planlarına karşı çıkan zamanın 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün tarafından tutuklanarak sorguya çekildi.
4 ROMAN YAZDI
Çetin Altan hayatı boyunca Altan'ın dört romanı yazdı: 1973 tarihli Büyük Gözaltı ile Orhan Kemal Ödülü’nü kazandı. Diğer üç kitabı ise Bir Avuç Gökyüzü, Viski ve Küçük Bahçe. Kitaplarının dördü de Fransızcaya çevrildi,. Büyük Gözaltı ayrıca İsveçce, Yunanca, Bulgarca ve İspanyolca’ya Bir Avuç Gökyüzü ise İspanyolca ve Rumence’ye de çevrildi.. Büyük Gözaltı Fransız liselerinde seçmeli ders kitabı olarak okutuldu.
Yazarın tümü oynanmış oyunlarından basılı olanlar; Çemberler, Mor Defter, Suçlular, Dilekçe ve Tahtaravalli, basılmamış olanlar ise, Beybaba, Yedinci Köpek, Islıkçı ve Telefon Kimin İçin Çalıyor'dur. Kavak Yelleri ve Kasırgalar'da çocukluk anılarını anlatan Altan'ın Aşk Sanat ve Servet ve Atatürk'ün Sosyal Görüşleri adlı iki incelemesi vardır. Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri ile Türk yazınında pek az denenmiş olan polisiye türünde eser veren yazar Zurnada Peşrev Olmaz'da mizahi yazılarını topladı. 2027 Yılının Anıları ise onun fütürist bir çalışmasıdır. Çok yönlü bir yazar olan Altan'ın gezi yazıları Al İşte İstanbul ve Bir Uçtan Bir Uca adlarıyla yayınlandı. Vir başka kitabı, Tarihinin Saklanan Yüzü ise onun Osmanlı tarihi üzerine yaptığı bir araştırmadır.
ÇETİN ALTAN’IN HAKKINDA AÇILAN DAVA SAYISI
Tüm yapıtlarından örneklerin toplandığı "Seçmeler" 1992'de yayımlandı. 1997'de Seçmeler genişletilerek Dünyada Bırakılmış Mektuplar adıyla tekrarlandı. Son 15 yılın günlük gazete yazıları da Şeytanın Gör Dediği kitabıyla okuyucuya ulaştı. Yazar son olarak çocuklar için özel bir yapıtı gerçekleştirdi, Alfabe. Elli yıllık yazı yaşamında yazılarından ötürü pek çok kez mahkemeye verilen Altan hakkında ağır cezada 300'den fazla dava açıldı. 1972 yılında gözaltı süresi 24 saat olmasına karşın 15 gün gözaltında tutuldu. Üç kez tutuklandı, iki kez mahkûm oldu ve iki yıl cezaevinde yattı. Son olarak hakkında 159. Maddeye dayanılarak açılan davada tek celsede beraat etti.
Hayat hikâyesi, 1998 yılında eşi Solmaz Kâmuran tarafından İpek Böceği Cinayeti adlı kitapta kaleme alınmışt