Aşkın zirveye çıktığı, dünyada milyonlarca çift tarafından kutlanan Sevgililer Günü’ne çok az bir zaman kaldı. Bu yıl Sevgililer Günü’nü evde geçirecek olacak çiftler, güzel bir akşam yemeği ile bu günü taçlandırmak istiyor. Evde romantik bir akşam yemeği klasikleşmiş bir fikir olsa da her zaman işe yarayan ve romantizmi yaşatan bir fikir olarak yerini koruyor. Sevgililer Günü yemeğinin menüsü kadar önemli olan bir diğer şey de şık bir masa. Aşkın renkleri ile bezeli bir masa, Sevgililer Günü yemeğini tamamlayan unsurlardan birisi. Sevgililer Günü yemeği için masa nasıl süslenir? Detaylar haberimizde…
KIRMIZININ ETKİSİNDEN FAYDALANIN
Kırmızı, aşkın ve romantizmin rengi… Sevgililer Günü de gelince kıyafetlerde, çiçeklerde, parfümlerde ve hediyelerde, yani kısacası her yerde kırmızı rengin etkisine rastlamak mümkün. Akşam yemeği sofranızda kırmızı renkleri kullanmak da sofraya samimi bir hava katacak ve kırmızının zamanı unutturan etkisi ile sofra keyfinizde zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.
ÇİÇEKLER İLE HAREKETLENDİRİN
Canlı renkleriyle mis kokulu çiçekler, kadınların kalbine giden yolda büyük önem taşır. Canlı veya yapay, masanızda kullanacağınız çiçekler romantizmi doruklara taşır. Gül yapraklarını sofranıza serpebilir veya çok kalabalık olmayan aranjmanlar ile vazoda sofranın ortasına konumlandırarak çiçeklerden faydalanabilirsiniz.
UYUMU YAKALAYIN
Sevgililer Günü sofrasında kullandığınız masa örtüsü, porselen takımı, çatal bıçak takımı ve aksesuarlarınızı bir uyum içinde kurgulamalısınız. Konseptten dışarı çıkmamak ve aklınızda oluşturduğunuz bütünlüğü sağlamak önemli. Olabildiğince az sayıda ama hepsini çok özel kılacak parçalar kullanmanız, sofradaki kalabalığı önleyecektir.
MUM IŞIĞIYLA AYDINLATIN
Şık şamdanlarda kullanacağınız klasik mumlar, loş ortamda masanızı yıldız gibi parlatacaktır. Mumların kokulu olmaması iyi olur çünkü yemeklerin kokusuyla karışarak sizi rahatsız edebilir. Fakat yemekten sonra kokulu mumlardan da faydalanabilirsiniz. Uzun mumları masanın orta sırasında, küçük yuvarlak mumları ise masa düzeninde eşit dağıtarak kullanabilirsiniz.
KÜÇÜK HEDİYELER İLE SÜSLEYİN
Sofranıza ekleyeceğiniz birkaç resim, küçük hediyeler veya sizin için anlamlı ve anısı olan objeler aranızdaki bağı güçlendirecektir. Sofrada edeceğiniz güzel sohbetlere konu açacak ve sizi sevgi diyarında oradan oraya götürecektir.
SEVGİLİLER GÜNÜ TARİHİ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Sanılanın aksine 14 Şubat’ın Aziz Valentin’in doğum ya da ölüm tarihiyle bir ilişkisi yok.
14. yüzyılda yaşamış İngiliz şair Chaucer, 14 Şubat tarihiyle romantizm / aşk arasında ilişki kuran ilk isim olarak dikkat çekiyor. Chaucer’e göre kuşların eşlerini seçtikleri tarihin 14 Şubat olduğuna inanılır.
18. yüzyıl İngiliz geleneklerine baktığımızda 14 Şubat ile ilgili ikinci bir tarihi referans karşımıza çıkıyor: İngilizlerin bu tarihte eski bir Roma festivali olan ve Tanrıça Juno Februata’nın onurlandırılması için düzenlenen etkinliklere benzer kutlamalar tertip ettikleri görülüyor.
İmparatorun yasağına rağmen Hristiyan çiftlerin evlendirilmesine yardımcı olduğuna dair hakkında efsaneler anlatılan Aziz Valentin’in anısı, geleneksel olarak romantizmle en çok örtüşen 14 Şubat’ta hayat bulur ve daha çok İngiliz geleneklerinde Aziz Valentin Günü olarak ortaya çıkar.
Elbette bu aziz ve tarih arasındaki ilişkiyi tam olarak tespit etmek mümkün değil. Yani bir “Hristiyan geleneği” diye eleştirilen Sevgililer Günü’nün aslında Hristiyan kökleri de son derece şüpheli.
Ancak Sevgililer Günü’nün modern çağdaki izlerini takip ettiğimizde karşımıza tarihi ve dini referanslardan çok ekonomik veriler çıkıyor. ilk kez 19. yüzyılda İngiltere’de ticari bir hüviyete bürünmeye başlayan Aziz Valentin Günü, toplu iletişim araçlarının gelişim hızıyla paralel bir şekilde “global kültür” arasındaki yerini aldı.
Günümüzde pazarlama ve tüketim enstrümanlarının tümünü bünyesinde barındıran 14 Şubat, popüler kültür araçlarıyla kamuoyuna sunulduğu için tarihi arka planı da önemini yitirdi zamanla.
Resmi verilere göre ABD’li tüketiciler Sevgililer Günü’nde hediye ve kutlama yemeği gibi etkinlikler için kişi başı 147 Dolar harcıyor.
14 Şubat’ın ekonomik büyüklüğü dikkate alındığında bu tarihle ilgili “ihtiyaç dışı tüketimi teşvik eden Kapitalizmin oyunu” eleştirisi, Hristiyanlıkla ilgili olandan daha gerçekçi duruyor.