Milyarlık servet bırakan Ferdi Tayfur'un damadı: “Paraların üzerinde yatıyorum”

Sanatçılar Ferdi Tayfur'la Necla Nazır'ın kızları Tuğçe Tayfur, milyonlarca liralık vurgun iddiasıyla gündemde. Şarkıcı Tayfur'la eşi Muhammed Aydın'ın; birlikte kurdukları marka üzerinden, bayilik vaadiyle insanlardan para alıp ürünleri teslim etmedikleri hatta sahte belge düzenledikleri öne sürüldü. Kendisinin de mağdur edildiğini belirten oyuncu ve yapımcı Özgür Aksoy, kendisinden de 3 milyon lira aldığını belirttiği Muhammed Aydın ve Tuğçe Tayfur hakkında açıklamalarda bulundu. Aksoy, “İç güveysi olarak kayınvalidesi Necla Nazır'la yaşıyor. Yaşı dahi yalan. Dolandırıcılıkta filmlere konu olacak kadar profesyonel. Paraların üzerinde yatıyorum dedi. Tuğçe Tayfur da ona, çanak tutuyor” iddialarında bulundu. İşte tüm detaylar!

HABER MERKEZİ

Arabeks müziğin büyük seslerinden Ferdi Tayfur'un, oyuncu Necla Nazır'la olan evliliğinden dünyaya gelen kızları Tuğçe Tayfur, şimdilerde skandal bir iddiayla gündemde. Tayfur, eşi Muhammed Aydın'la birlikte Tuğçe Tayfur Store adını taşıyan bir marka kurmuş, hatta bu marka nedeniyle babasıyla da arası açılmış ve davalık olmuştu.

İddialara göre; çift, kurdukları bu marka üzerinden bayilik vaadiyle birçok kişiden para alıp ürünleri teslim etmedi ve sahte belge düzenledi.

Sanatçı Aydemir Akbaş'ın manevi oğlu, oyuncu ve film yapımcısı Özgür Aksoy; yaşına kadar yalan söylediğini belirttiği Muhammed Aydın'la ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kendisinden de 3 milyon lira aldığını söylediği Aydın'ın insanları nasıl mağdur ettiğini detaylarıyla anlatan Aksoy, Tuğçe Tayfur'un da eşine çanak tuttuğunu ifade etti.

Özgür Aksoy'un açıklamalarının tamamı şu şekilde oldu:

Muhammed Aydın'la film yapımı ve sponsorluk üzerine görüşme yaptık. Buna da, sinema sektöründe herkesin tanıdığı Nazmi Özer'in oğlu Batu Özer vesile oldu. Avukatım ve bir yönetmenle birlikte görüştük. Mağdur edildiğini, sıkıntılar yaşadığını ama alacaklarının olduğunu söyledi.

"İNSANLARA TUZAK KURUP MİLYONLUK VURGUN YAPTI"

Bir kişiye yapacağı ödeme nedeniyle emniyetle sıkıntı yaşadı. Mağduriyetini görünce para verdim. Dekontları var. Zamanla anlattıklarının doğru olmadığı ortaya çıktı. 60 şube diyor, 7–8 tane var. Marka değeri kaybı diyor, öyle bir durum yok. E-arşiv fatura kesiliyor ama mal gönderilmiyor. "Tuğçe Tayfur Store" adıyla firmalara ulaşılıyor, bilgi alınıp fatura kesiliyor. Ürün yok. Mağdur çok. Ufak olanları, dava etmesinler diye ödemişler, büyükler kalmış. Onları da ödeme ihtimalleri yok. Faturalı kesiyorlar ama karşılığı yok.
Bu alacaklara temlik yoluyla ortak olduk. Resmi evrak var. Sonra mağdurlar bana ulaşmaya başladı. "Ürün gelmedi, fatura kesildi, üstüne tehdit edildik" dediler. Temliği bozmak istedim. Avukatla birlikte, Necla Nazır'la birlikte oturduğu Emirgan'daki evlerine gittiler. Orada iç güveysi olarak kalıyor. Yaşı da yalan. Bana, "Seninle yaşıtız. 1985 doğumluyum" dedi, 1995 doğumluymuş. Dolandırıcılıkta tam profesyonel, kitaplara konu olacak bir arkadaş. Filmleri de yapılır.
"Mağdur olan insanlar var. Bunlar bana ulaşıyor. Ben bu insanların parasını alamam. Allah bırakmaz. Kabul de etmem zaten, bana da yakışmaz" dedim. "Tamam. Ben dedi paranı veririm" dedi. "Yok. Sen vereceksin. Atıp tutuyordun ya, 'Arsamı, evimi sattım. Benim parayla işim yok. Ben paranın, doların üstünde yatıyorum' diye. Benim paramı getireceksin kardeşim" dedim. 3 milyonluk bir senet getirdi bana. Bir de daha önce verdiğim paralar da vardı. "Bunlar ne olacak?" dedim. Onu hallederiz dedi.
Mahkemeden bu dosyaların birleştirilmesini talep ettik. Tuğçe Tayfur'un ona çanak tuttuğu kanaatindeyim. Bir insan insan bu kadar görmezden gelemez. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Bu kadar suç unsuru, delil boşuna değil.

ŞİKAYET SONRASI DAVA AÇILDI

Şikayet sonrası başlatılan soruşturmada; çift hakkında sahte fatura düzenleme, resmi belgede sahtecilik suçlamalarıyla dava açıldı.

TUĞÇE TAYFUR'DAN İLK AÇIKLAMA

Şarkıcı Tuğçe Tayfur'sa yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

Gerçeğe aykırı bilgilerle yapılan bu haber, alacaklı olduğumuz bir belge üzerinden tarafımızı borçlu gibi göstererek açık ve bilinçli bir itibar suikastina dönüşmüştür. Bahsi geçen belge bir senet olup, borçlu taraf açıkça belli olmasına rağmen özellikle blurlanmış; gerçekler kasıtlı biçimde çarpıtılmıştır. Kamuoyunu yanıltan, kişilik haklarımızı ve ticari itibarımızı hedef alan bu yayınla ilgili hukukî ve cezai tüm süreçler başlatılmıştır. Hiç kimsenin gerçeği ters yüz ederek itibar zedeleme hakkı yoktur.