MUHSİNE MERVE SAMIT
Beste Açar, 3 Nisan 2015'te hayatını kaybeden babası Kayahan'ın şarkılarının telif gelirlerinin sahte imzayla İpek Açar'a devredildiğini iddia ederek, üvey annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Özel bir kriminal tetkikat bürosunda yapılan incelemede belgelerdeki imzaların Kayahan'ın el yazısı olmadığı kanaatine varıldı.
Beste Açar, 3 Nisan 2015'te hayatını kaybeden babası Kayahan'ın imzasının taklit edilerek şarkılarının telif gelirlerinin devredildiği iddiasıyla İpek Açar hakkında, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Konuya ilişkin açıklama yapan Kayahan Açar'ın kızı Beste Açar, "Babamın vefatından kısa bir süre sonra bana MESAM tarafından bir yazı geldi. Yazıda şöyle bir şey yazıyordu. '23 Mayıs 2015 tarihinde kurumumuza sunulan devir belgesine istinaden, Kayahan Açar'ın sahip olduğu tüm haklar devren İpek Açar'a devralan sıfatıyla devredilmiştir' diye bir kağıt geliyor. Aradan aylar yıllar geçiyor. En son bize üç tane fotokopi kağıt geliyor. El yazılarıyla şarkı isimlerinin eklendiği ve bir tarih atıldığı, babamın imzasının olduğunu öne sürdükleri böyle çok amatörce, hiç kimseye yakışmayan bir şey. Benim babam, hayatında yazdığı o herkesin hayatına dokunan o eserler, şöyle bir A4 kağıdıyla bir kuruma verilip şarkı hakları birine devredilemez. İmzaların ona ait olmadığı raporumuz da var. " şeklinde konuştu.
Beste Açar'ın iddialarının ardından İpek Açar, sosyal medya üzerinden avukatı aracılığıyla açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Son günlerde Beste Hanım tarafından yapılan açıklamalar üzerine, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla işbu basın açıklamasının yapılması zorunlu hale gelmiştir. Öncelikle, merhum Kayahan'ın ve ailesinin bu tür tartışmalarla gündeme gelmesinden duyduğum derin üzüntüyü ifade etmek isterim. Söz konusu iddialar Beste Hanım tarafından ilk kez gündeme getiriliyor değildir. Merhum Kayahan'ın vefatının hemen ardından, 2015 yılında Beste Hanım tarafından aynı iddialarla bir rapor alınmış; sözleşmelerdeki imzanın sahte olduğu ve bu sebeple hükümsüz sayılmaları talebiyle dava açılmıştır. Anılan dava kapsamında, iddiaların gerçek dışı olduğunu ortaya koyan kapsamlı cevaplar sunulmuş; sözleşmelere ait imzaların Kayahan'ın eli ürünü olduğunu açıkça ortaya koyan bilirkişi raporları dosyaya ibraz edilmiştir.
Ayrıca, Kayahan'ın eserlerinin korunmasına yönelik iradesini bilen çok sayıda tanığın beyanına başvurulmuştur. Kayahan; eserlerinin tek elden yönetilmesi, bölünmemesi ve kendi ifadesiyle eserlerine 'çökmek isteyen' üçüncü kişi ve yapımcıların kontrolüne geçmemesi amacıyla, eserlerin mali haklarını yönetmek üzere yaklaşık yirmi yıldır yanında bulunan, birçok albümün üretiminde fiilen emeği ve tecrübesi bulunan İpek Hanım'a devretme iradesini açıkça ortaya koymuştur. Bu kapsamda; kendisinin vefatından sonra İpek Hanım'ın eserleri yöneterek, her iki kızının (Beste Hanım ve Aslı Gönül Hanım) paylarını düzenli şekilde ödeyeceğini; bu iradesini meslek birliği yetkililerine, birlikte çalıştığı müzisyenlere, yapımcılara, yakın çevresine ve ailesine defaatle ifade etmiştir.
Kayahan'ın amacı kızlarını eserlerden ve gelirlerinden mahrum bırakmak değil; aksine, eserleri güvence altına almak ve bütüncül biçimde yönetilmesini sağlamaktır. Nitekim sağlığında verdiği röportajlarda da bu sorumluluğun İpek Hanım'a ait olduğunu açıkça dile getirmiştir. Bu hususlarla ilgili tüm belge ve bilgiler anılan 2015 yılında açılan dava dosyasında yer aldığı gibi bizzat Beste Hanım'ın kendisinde de mevcuttur. Devamında Beste Hanım, avukatları aracılığıyla açmış olduğu davadan ve ileri sürdüğü iddialardan feragat etmiş; 2017 yılı başında dosya bu şekilde kesin olarak kapanmıştır.
Aynı zamanda taraflar arasında, taraf vekillerinin huzurunda bir miras paylaşım sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu sözleşme ile sadece mal varlığının paylaşımı değil; eserlerin ne şekilde yönetileceği, korunacağı ve kullanılacağı hususları her ihtimal düşünülerek ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Bu anlaşma uyarınca, eserlerin mali haklarının İpek Hanım tarafından yönetileceği ve imza yetkilisinin kendisi olacağı açıkça imza altına alınmış; bu durum, taraflar ve vekilleri tarafından ilgili meslek birliklerine, şirketlere ve kurumlara usulüne uygun şekilde bildirilmiştir.
Burada ayrıca belirtilmelidir ki; İpek Hanım, mal rejiminden kaynaklanan ve evlilik birliği içinde edinilmiş mallar üzerindeki %50 oranındaki yasal hakkından, merhum Kayahan'ın sözlü isteğine uymak suretiyle vazgeçmiş; böylelikle Kayahan'ın kızlarının daha yüksek pay almasını sağlamıştır. Sonuç olarak; üç mirasçı arasında varılan mutabakat, imzalanan sözleşmeler ve bizzat Beste Hanım tarafından ilgili kurumlara yapılan bildirimler neticesinde sistem yaklaşık on yıldır sorunsuz şekilde işlemektedir. Eserlerden elde edilen gelirler; 2/8 İpek Hanım, 3/8 Aslı Gönül Hanım ve 3/8 Beste Hanım şeklinde paylaşılmakta; tahsil edilen bedellere ilişkin dekontlar ile kesilen faturalar düzenli ve şeffaf biçimde Beste Hanım'a ve vekillerine iletilmektedir"