AA
"Anadolu'nun sesi" olarak kabul edilen usta ozan, yaşamı boyunca yoksulluk ve mücadeleyi sazına ve sözlerine yansıttı. Aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan ve soyu Horasan Türkmenlerine dayanan Şatıroğlu, hayatının büyük bölümünü Sivrialan'da, zorlu yaşam koşullarında geçirdi.
Bir gün inek sağan babasının yanına giden halk ozanı, ters bir hareketten ürken öküzün boynuzunun sağ gözüne girmesiyle tamamen görme engelli oldu. Geçimini güçlükle sağlayan ailesi, Aşık Veysel'in gözlerini tedavi ettiremedi.
1969'da Erdoğan Alkan ile hayatı hakkında yaptığı röportajda, "Kendi dünyanda eşyaya ve insana bir şekil veriyor musun?" sorusuna şöyle yanıt vermişti:
"Veremiyorum. Sebebi ise? Aşık Hüseyin şöyle demiş, 'İnsan kısım kısım, yer damar damar. İnsanların hepsi bir renkte, bir ölçüde değil ki ona göre bir karara varayım'."
Oğlunun şiire, saza ve söze merakını fark eden Ahmet Şatıroğlu, Aşık Veysel'e özel bir bağlama yaptırdı.
Aşık Veysel, babasının da teşvikiyle ilk saz derslerini köyün saz ustalarından Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin'den aldı. Gittikçe daha iyi bağlama çalan sanatçı, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Yunus Emre ve Aşık Agahi gibi birçok usta ismin eserlerini yorumladı.
İlk evliliğini 1919'da Esma Hanım ile yapan Aşık Veysel'in bu evlilikten bir kızı, bir de oğlu oldu. Oğlu henüz 10 günlükken, kızı da 2 yaşındayken hayatını kaybetti. Usta sanatçı, kızı henüz 6 aylıkken, eşi Esma Hanım tarafından terk edildi. Aşık Veysel'in annesi Gülizar Hanım, Şubat 1921'de, babası ise annesinden 8 ay sonra yaşamını yitirdi.
Unutulmaz halk ozanı, bir dönem Sivas Zara çevresindeki köylerde 3 ay kadar kaldı. O süreçte Hafik ilçesi Karayaprak köyündeki Yalıncak Baba Tekkesi'ne uğrayan Şatıroğlu, tekkenin temizliğini yapan Gülizar Hanım ile 1928'de evlendi.
Aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden olan sanatçı, "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Güzelliğin On Para Etmez", "Atatürk'e Ağıt", "Beni Hor Görme", "Beş Günlük Dünya", "Derdimi Dökersem Derin Dereye", "Kahpe Felek" ve "Kara Toprak" gibi eserleri Türk müziğine miras bıraktı.
Aşık Veysel, akciğer kanseri nedeniyle 21 Mart 1973'te Sivrialan'da hayatını kaybetti, vasiyeti üzerine cenazesi köyüne defnedildi. Sanatçının evi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze olarak düzenlendi.