HABER MERKEZİ
3I/ATLAS, 1I/'Oumuamua (2017) ve 2I/Borisov'un (2019) ardından Güneş Sistemi'mize giriş yapan üçüncü yıldızlararası cisim. TÜBİTAK'a göre bu tür cisimler, başka bir yıldız sisteminden kopup geldiğinden, evrenin farklı bölgelerindeki kimyasal ve fiziksel koşullar hakkında önemli ipuçları sunuyor. Uzun süredir görülmemiş bir hızla ilerlemesi de onu ilgi odağı yaptı.
Avrupa Uzay Ajansı'na göre boyutu birkaç yüz metreden birkaç kilometreye kadar olabilir. Hızı Güneş'e en yakın yaklaşımında yaklaşık 250.000 km/saat. Bu Güneş Sistemi'ni ziyaret eden bir cisim için şimdiye kadar kaydedilen en yüksek hız.
ADI NE ANLAMA GELİYOR?
Avrupa Uzay Ajansı'na göre geleneksel olarak kuyruklu yıldızlar onları keşfeden kişinin adıyla adlandırılırdı. Günümüzde ise Uluslararası Astronomi Birliği tarafından geliştirilen kodlu bir adlandırma sistemi kullanılıyor. İlk harf, kuyruklu yıldızın (İngilizce) hangi kategoriye girdiğini gösteriyor. 'I', 'Yıldızlararası' anlamına geliyor. '3' rakamı, kuyruklu yıldızın türünün üçüncüsü olduğunu gösteriyor. 'ATLAS' kelimesi ise kuyruklu yıldızı ilk kez tespit eden teleskobu çalıştıran programın adından geliyor.
EN YAKIN GEÇİŞİNİ YAPTI
Kuyruklu yıldız 19 Aralık'ta Türkiye saatiyle 11.30 itibarıyla Dünya'ya 270 milyon kilometre kadar yaklaştı. Bu dünyaya en yakın geçişiydi. Ve tabi ki çok uzaklardan: Yaklaşık 279 milyon kilometre öteden. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Güneş'in Dünya'ya uzaklığı yaklaşık 150 milyon kilometre.
NEDEN İLGİ ÇEKTİ?
Bilim insanları, 3I/ATLAS'ın şimdiye kadar gözlemlenen en eski kuyruklu yıldız olabileceğine inanıyor. Kamuoyunun ilgisi, uzaylı teknolojisi hakkında da spekülasyonlara yol açtı. Bazı gökbilimciler kuyruklu yıldızın yapay kökenleri olduğunu gösterebilecek sinyalleri aradı. Ancak teknolojik izlere rastlanmadı.
NE BULDULAR?
Breakthrough Listen girişimi, Allen Teleskop Dizisi, Güney Afrika'daki MeerKAT, Green Bank Teleskobu, Parkes Gözlemevi ve Vera C. Rubin Gözlemevi gibi dünyanın en hassas radyo ve optik teleskoplarını 3I/ATLAS'a yöneltti. Yapılan gözlemlerde doğal, kuyruklu yıldızlara özgü kimyasal sinyaller tespit edilirken, bilinçli bir uygarlığa işaret edebilecek hiçbir yapay ya da teknolojik radyo sinyali bulunamadı. Tüm veriler, 3I/ATLAS'ın olağan fiziksel süreçler sergileyen doğal bir kuyruklu yıldız olduğunu güçlü biçimde desteklerken, bilim insanları bu tür yıldızlararası ziyaretçilerin hem gezegen sistemlerinin oluşumu hem de olası teknosinyal arayışları açısından son derece değerli olmaya devam ettiğini vurguluyor.
NASA'ya göre Güneş Sistemimizi terk etmeden önceki önemli viraj Mart 2026'da Jüpiter'in yakınından geçişi olacak.
NASA ise 3I/ATLAS'a ilişkin keşiften bu yana elde edilmiş görüntüleri şu linkte paylaşıyor:
https://science.nasa.gov/solar-system/comets/3i-atlas/comet-3i-atlas-image-gallery/