HABER MERKEZİ
İsviçre'nin 2022'de sipariş ettiği Patriot hava savunma füzesi bataryalarının teslimatına yönelik önemli bir gelişme yaşandı. Washington yönetimi, ülkenin talep ettiği 5 adet Patriot hava savunma bataryasının teslimat takvimini belirsiz süreyle ertelediğini açıkladı. Bu karar, Patriot sistemlerini özellikle Ukrayna'ya öncelik verme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor ve İsviçre'nin savunma planlarında geniş yankı buluyor.
ABD yönetimi, Patriot hava savunma füzesi sistemlerine yönelik üretim ve sevkiyat kapasitesini öncelikle Rusya'nın saldırılarına karşı savunma çabalarını güçlendiren Ukrayna'ya tahsis etme kararı aldı. Bu nedenle İsviçre için planlanan bataryaların teslimat takvimi ertelendi. Washington'ın bu adımı, Kyiv yönetimine ilave hava savunma desteği sağlama amacını taşırken, İsviçre'nin kendi hava savunma ihtiyaçlarının karşılanmasını görece daha düşük önceliğe itti.
Bern merkezli savunma yetkilileri ile bazı İsviçreli parlamenterler, Patriot hava savunma füzesi teslimatlarının gecikmesinden duydukları memnuniyetsizliği ifade etti. Ülke, hava savunma sistemleri portföyünü çeşitlendirmek adına Avrupa yapımı alternatifler üzerinde de yeniden değerlendirme yürütmeye başladı. Özellikle Fransız-İtalyan ortaklığıyla geliştirilen SAMP/T gibi sistemler gündeme gelirken, Patriot'un yerini alabilecek potansiyel seçenekler üzerinde tartışmalar yoğunlaşıyor.
Bu gelişme, Avrupa'nın kendi hava savunma kapasitesini artırma çabaları ile ABD'nin global silah tedarik öncelikleri arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Patriot hava savunma füzesi, uzun menzilli ve gelişmiş özellikleriyle NATO ve Batı savunma mimarisinin önemli bir parçası olarak görüldüğünden, İsviçre gibi tarafsız ülkeler için de kritik önemdeydi. Ancak ABD'nin teslimat takvimini değiştirmesi, tedarik zincirleri ve stratejik savunma planlarında belirsizliklere yol açtı.
İsviçre'nin sipariş ettiği 5 Patriot hava savunma füzesi bataryasının teslimatı ABD tarafından ertelenirken, ülke Avrupa kaynaklı alternatifler üzerine yeni değerlendirmeler yapıyor. Bu gelişme, hem İsviçre'nin savunma politikaları hem de ABD'nin dış politika öncelikleri açısından önemli sonuçlar doğuruyor.