HABER MERKEZİ
NATO'nun, acil ihtiyaç kapsamında kritik bir yazılımı tek kaynak olarak Türkiye'den tedarik etme kararı, ittifak içinde dengelerin değiştiğine işaret ederken Alman basınında geniş yankı buldu.
NATO, geçtiğimiz günlerde aldığı kararla, modern savaş sistemleri açısından hayati öneme sahip bir yazılımın Türk savunma ve bilişim şirketi HAVELSAN tarafından geliştirilmesine onay verdi. Uluslararası kamuoyunda dikkat çeken bu karar, Alman basınından Nex24 tarafından kapsamlı bir analizle değerlendirildi.
"NATO'NUN BEYNİ TÜRKİYE'YE EMANET"
Nex24'te yayımlanan analizde, NATO'nun tarihi bir kararla modern savaşın en kritik bileşenlerinden birini geliştirme görevini HAVELSAN'a verdiği belirtildi.
Söz konusu yazılımın, ittifaka bağlı savaş uçakları, savaş gemileri ve kara unsurları arasında gerçek zamanlı veri paylaşımını sağlayarak karmaşık operasyonel ağları koordine edeceği vurgulandı. Analizde, bu gelişmenin Ankara'yı NATO'nun "beyni" konumuna taşıdığı ifade edildi.
"ANKARA'YA DUYULAN GÜVENİN AÇIK GÖSTERGESİ"
NATO'nun bu denli hassas bir yazılımı Türkiye'ye emanet etmesinin güçlü bir güven mesajı olduğuna dikkat çekilen analizde, "Bu karar, en zorlu koşullarda bile bilginin güvenli aktarımı konusunda Ankara'ya duyulan güvenin açık bir kanıtıdır" değerlendirmesi yapıldı.
"BU BAŞARI TESADÜF DEĞİL"
Alman basınına göre Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi tesadüfi değil, uzun vadeli ve planlı bir gelişimin sonucu. Analizde, NATO'nun 2023 yılında Türk şirketi STM'yi ittifakın istihbarat fonksiyonel hizmetlerini modernize etmekle görevlendirdiği hatırlatılarak, bunun açık bir güven sinyali olduğu ifade edildi.
O dönemde STM, ittifak içi istihbarat akışının merkezinde yer alırken, bugün benzer bir merkezi rolü HAVELSAN'ın üstlendiği kaydedildi. Nex24, NATO'nun bu ölçekte bir yazılım altyapısını ilk kez bir Türk şirketine emanet ettiğine dikkat çekti.
"NATO'DA AÇIK BİR GÜVEN OYU"
Analizde, STM tarafından geliştirilen sistemlerin sorunsuz şekilde entegre edilmesinin, bugün HAVELSAN ile yapılan yeni sözleşmenin temelini oluşturduğu belirtildi. Bu gelişmenin, Türk savunma sanayisinin donanım üreticisinden ileri bilişim ve yazılım çözümleri sunan küresel bir aktöre dönüşümünü simgelediği ifade edildi.
"NATO'nun beynini Türk mühendisliğine emanet etmesi, Ankara'nın teknolojik olgunluğuna verilen güçlü bir güven oyudur" denilen analizde, Türkiye'nin Batı savunma mimarisi için adeta bir "işletim sistemi" sunduğu yorumu yapıldı.
"KÜRESEL SAVUNMA GÜCÜNE DÖNÜŞÜM"
Nex24'e göre Türk savunma sanayisinin küresel bir güce dönüşmesi, başlangıçta Batı'nın uyguladığı silah ambargolarının yarattığı zorunluluktan doğdu. Bu ambargoların, Türkiye'yi yerli kapasiteye yatırım yapmaya yönelttiği belirtilirken, hükümet destekleri ve yoğun Ar-Ge faaliyetleri sayesinde sektörün hızla geliştiği kaydedildi. Analizde, Türkiye'nin 2024 itibarıyla dünyanın en büyük 13. silah ihracatçısı konumuna yükseldiği hatırlatıldı.
"DOĞU İLE BATI ARASINDA VAZGEÇİLMEZ KÖPRÜ"
Analizin son bölümünde, Türkiye'nin artık yalnızca Bayraktar TB2 insansız hava araçları, Pakistan'a satılan korvetler ya da Nijerya'ya tedarik edilen taarruz helikopterleri gibi fiziksel ürünler sunmadığı vurgulandı. Dijital savunma sistemleri ve yapay zeka alanındaki ilerlemenin, Türkiye'yi bu alanda da önde gelen bir sağlayıcı haline getirdiği ifade edildi.
Nex24, bu dönüşümün Türkiye'nin küresel savunma inovasyonunda Doğu ile Batı arasında vazgeçilmez bir köprü olma rolünü daha da güçlendirdiği değerlendirmesinde bulundu.