Muhteşem Yüzyıl hastalarının bayılacağı 10 imparatorluk dizisi

Kanuni Sultan Süleyman'ın 46 yıllık devrini kurgusal hikayelerle anlatan Muhteşem Yüzyıl'ın ardından, benzer bir tarihsel derinlik ve hikaye arayanlar için rota belli oldu. Türk dizilerinin dünyaya açılan kapısının bıraktığı havayı taşıyan; taht kavgaları, görkemli kostümler ve stratejik zekayla harmanlanmış en sürükleyici 10 imparatorluk dizisini mercek altına alıyoruz.

HÜSNA KÖŞGER

Osmanlı Devleti padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın 46 yıllık taht sürecini; saray içi entrikalar ve tarihte yaşanan aile içi, siyasi olayları kurgusal hikâyelerle anlatan Muhteşem Yüzyıl; dijital platformlar üzerinden izlenmeye devam ediyor. Türk dizilerinin dünyaya açılan kapısı olan Muhteşem Yüzyıl'ı izlenilir kılan da bir noktada saray entrikalarını, görkemli kostümleri ve güç savaşlarıydı. Muhteşem Yüzyıl'da bulduğu bu tadı özleyenler için, benzer bir atmosfer sunup tarihsel derinliğiyle hayran bırakan 10 imparatorluk dizisine yakından bakalım!

1. The Tudors

İngiltere Kralı VIII. Henry'nin ülke tarihine damga vuran krallık dönemini konu alan dizi, tıpkı Muhteşem Yüzyıl gibi haremde yaşanan entrikalara ve ihtişamlı kostümlere, bunlar dışında acımasız iktidar mücadelelerine odaklanıyor. Henry ile Anne Boleyn, seyirciye Hürrem Sultan ile Kanuni Sultan Süleyman'ın arasındaki dinamikleri anımsatıyor.

2. The Crown

İngiltere tarihinin en uzun soluklu tahtta kalan ismi olarak Dünya tarihine geçen Kraliçe II. Elizabeth'in, 1947 yılında gerçekleşen düğününden başlayarak günümüze kadar uzanan saltanatını, İngiliz Kraliyet Ailesi'nin perde arkasındaki krizlerini ve Dünya siyasi tarihindeki değişimleri anlatır. Muhteşem Yüzyıl'da anlatılan aile içi çatışmalarla, The Crown'da anlatılan aile içi çatışmalar arasında benzerlik kurulabilir.

3. The Borgias

Sanatın kalbi olarak görülen Rönesans dönemindeki İtalya'da geçen dizide; tarihin en tartışmalı figürlerinden Rodrigo Borgia ve ailesinin iktidar hırsılarını konu alır. Bu öykü de; aile içi çatışmalar, entrikalarla dolu yapısı ile "saray oyunları" sevenler için idealdir.

4. Versailles

Güneş Kralı unvanına da sahip olan Fransa Kralı XIV. Louis'nin, efsanevi Versay Sarayı'nı inşa ettirme sürecini ve soyluları kontrol altında tutmak için verdiği mücadeleyi, bu uğurda kurduğu gösterişli ama tehlikeli dünyayı merkezine alır. Versailles de ağırlıklı olarak görsel zenginlik ve saray dedikoduları ön plandadır.

5. Medici

Adından da anlaşılacağı üzere İtalya'nın sanat şehirlerinden Floransa'nın en güçlü ailesi Medici'lerin hayatını anlatan dizide; bir ailenin, sanatı ve siyaseti nasıl şekillendirdiğine odaklanılır. Güç, aşk ve ihanet üçgeninde ilerleyen yapım, özellikle saray mimarisi ve estetik kaygısı yüksek olan izleyicileri tatmin edecektir.

6. Reign

Birleşik Krallık ülkelerinden İskoçya'ya gittiğimiz dizide; İskoç Kraliçesi Mary Stuart'ın, Fransa sarayındaki ilk yıllarını konu alıyor. Seyirci kitlesi olarak daha genç bir jenerasyona hitap eden dizi; saray entrikaları ve dramatik kurgusuyla dikkat çekiyor.

7. The White Queen

Dünya tarihine geçen Elizabeth Woodville, Margaret Beaufort ve Anne Neville'nin hayatları, bu dizide konu alınır. İngiltere'nin meşhur "Güller Savaşı" dönemini seyirciye anlatan dizi; tahtın arkasındaki üç güçlü kadının, bu uğurda yaptıkları tüm manipülasyonlarına odaklanıyor.

8. Victoria

Bir kez daha İngiltere'ye gideceğimiz bir başka dizi, Victoria. Projede tıpkı The Crown'da olduğu gibi; İngiltere tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarlarından biri olan Kraliçe Victoria'nın gençliğini ve eşi Prens Albert ile olan aşkını izleriz. Dizi, kostüm ve dekor başarısıyla öne çıkmayı başarıyor.

9. The Empress (Sisi)

Avusturya İmparatoru Franz Joseph ile evlenen Elisabeth'in (Sisi), Viyana sarayının katı kuralları ve entrika dolu hiyerarşisi içerisindeki mücadelesini konu alır. "Dışarıdan gelen gelinin sarayda var olma savaşı" temasıyla, Muhteşem Yüzyıl'da Hürrem Sultan'in hikayesini andırır.

10. The Serpent Queen

Bu sefer Fransa'ya gittiğimiz son dizimizde; Fransa Kraliçesi Catherine de Medici'nin, sarayda hayatta kalmak için verdiği varlık mücadelesi ve sonunda, nasıl bir "zehir kraliçesine" dönüştüğünü anlatan, oldukça sert ve zeki bir yapımdır. Kraliçe Catherine de Medici'nin varlık mücadelesiyle Hürrem Sultan'ın haremdeki güç mücadeleleri, birbirini andırır.