SERDAR SAĞLAM
Tıp dünyasında dijital dönüşümün en keskin yaşandığı alanlardan biri olan beyin cerrahisi, artık milyonlarca veriyi saniyeler içinde işleyen yapay zeka algoritmalarıyla yeniden şekilleniyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tolga Dündar, teknolojinin hekimi ikame etmediğini, aksine karar mekanizmalarını güçlendirerek hata payını minimuma indirdiğini vurguluyor.
EŞSİZ BİR DESTEK
Klasik cerrahi yöntemlerin artık dijital mühendislik ile entegre bir yapıya kavuştuğunu belirten Prof. Dr. Tolga Dündar, yapay zekanın görüntüleme teknolojilerindeki hızına dikkat çekti. Binlerce MR ve BT görüntüsünün saniyeler içinde analiz edilebildiğini ifade eden Dündar, "Tümörün sınırları, hayati damarlarla ilişkisi ve beynin fonksiyonel haritası artık çok daha net bir şekilde ortaya konuyor. Bu durum, cerraha eşsiz bir öngörü sağlıyor" dedi.
NİHAİ KARAR HEKİMİN
Yapay zekanın bir "karar verici" değil, "karar destek sistemi" olarak konumlandırılması gerektiğini hatırlatan Dündar, "sıfır hata" kavramına gerçekçi bir perspektiften yaklaşıyor. Tıp tarihinin en düşük hata payı dönemine girildiğini kaydeden Dündar, "Yapay zeka riskleri raporlar ancak o veriyi hastanın durumuna göre yorumlayıp son kararı veren yine hekimdir" şeklinde konuştu. Yeni nesil nöronavigasyon sistemlerinin cerrahlara adeta bir yol haritası sunduğunu belirten Prof. Dr. Dündar, ameliyat sırasında kullanılan teknolojileri şöyle özetledi: "Algoritmalarla entegre çalışan sistemler cerraha ameliyat sırasında bir GPS gibi rehberlik ediyor. Artırılmış gerçeklik sayesinde tümörü ve çevresindeki dokuları üç boyutlu görerek cerrahi hassasiyeti en üst seviyeye çıkarıyoruz."
TEKNOLOJİ, HEKİMLİĞİN ALTERNATİFİ DEĞİL
Geleceğin tıbbında teknolojiden korkmak yerine onu anlamanın önemine vurgu yapan Prof. Dr. Tolga Dündar, dijitalleşmenin hekimlik mesleğini dönüştürdüğünü ancak yok etmediğini belirtti. Dündar'a göre yapay zeka, modern tıbbın en güçlü destekçisi olarak ameliyathanelerdeki yerini sağlamlaştırmaya devam edecek.
BEYİN ÇİPLERİ FELÇLİ HASTALAR İÇİN UMUT
Gündemden düşmeyen beyin-bilgisayar arayüzlerine de değinen Dündar, çip uygulamalarının deneysel aşamadan klinik umuda doğru evrildiğini belirtti. Özellikle felç, hafıza kaybı ve görme bozuklukları gibi alanlarda bu çalışmaların tıp dünyasında yakından takip edildiğinin altını çizdi.
İYİLEŞME SÜRESİ BU TEKNOLOJİYLE TAHMİN EDİLİYOR
Teknolojinin sadece teşhis ve müdahale aşamasında değil, operasyon sonrasında da kritik rol oynadığı ifade edildi. "Prediktif analiz" yöntemine dikkat çeken Dündar, hastanın ne kadar sürede iyileşeceğinin veya olası komplikasyonların önceden tahmin edilebildiğini, bunun da tedavi planlamasında büyük bir güvenlik ağı oluşturduğunu söyledi.