Türkiye Pickleball Ligleri sona erdi

Türkiye Pickleball çatısı altında ilk kez düzenlenen ve 81 ili kapsayan Türkiye Pickleball Ligleri, büyük bir katılım ve coşkuyla sona erdi. Finalistler, 13-15 Haziran tarihlerinde Bursa'da düzenlenecek Türkiye'nin ilk resmi Pickleball Türkiye Şampiyonası'nda bir araya gelecek.

DURSUN TOPÇU

Sporun kapsayıcılık, fırsat eşitliği ve aktif yaşam ilkeleri çerçevesinde şekillenen geniş katılımlı organizasyon, Türkiye'de spora yeni bir soluk getirdi. Toplam beş kategoride 8 yaşından 70 yaş üzeri bireylere kadar 1500'ü aşkın sporcunun yarıştığı Türkiye Pickleball Ligleri, sporun tabana yayılması ve her bireyin eşit koşullarda spora erişimini hedefleyen vizyonun somut bir yansıması oldu. Pickleball sadece bir spor değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün taşıyıcısı olarak, özellikle çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve dezavantajlı grupların katılımıyla güçlü bir kapsayıcı model olarak öne çıktı.

FİNALLER BURSA'DA

8-13 yaş kadın ve erkek, 14+ yaş kadın ve erkek, karışık çiftler kategorisinde dereceye giren sporcular, önceki gün Bursa, Ankara, Şanlıurfa, Mersin ve Denizli'deki bölgesel şampiyonalarda yarıştı. Finalistler, 13-15 Haziran tarihlerinde Bursa'da düzenlenecek Türkiye'nin ilk resmi Pickleball Türkiye Şampiyonası'nda bir araya gelecek.

İlk yılında büyük bir ivme yakalayan Türkiye Pickleball Ligleri, canlı yayınlarla milyonlarca izleyiciyle buluşacak.

AKTİF YAŞAMIN GÜÇLÜ BİR SEMBOLÜ

Uluslararası Pickleball Federasyonları Türkiye Temsilcisi Davut Güngör, "Pickleball, yalnızca fiziksel aktivite sağlayan bir spor değil, aynı zamanda sosyal eşitliğin, dayanışmanın ve aktif yaşamın güçlü bir sembolüdür. Türkiye Pickleball olarak 81 ilde yürüttüğümüz bu süreç, sporun birleştirici ve dönüştürücü gücünü tüm ülkeye yaydı. Şimdi bu kıvılcımı, bölgesel şampiyonalar ve Bursa'da yapılacak Türkiye finalleriyle daha da büyütüyoruz. Ülkemizin ilk resmi Pickleball Şampiyonası'nın ulusal TV yayınlarıyla milyonlara ulaşacak olması, bu hareketin toplumsal boyutunu daha da büyütecektir" ifadelerini kullandı.

BU GURURU HEP BİRLİKTE TAŞIYORUZ

Türkiye pickleball ligleri kurucu ortağı Asena Erdinç, "Türkiye Pickleball Ligleri, sadece bir sportif başarı değil, aynı zamanda sosyal kapsayıcılığın, dayanışmanın ve aktif yaşamın sahada hayat bulduğu bir süreçti. Türkiye'nin dört bir yanından gelen sporcuların birlikteliği, Pickleball'un insanları nasıl bir araya getirdiğini ve ortak bir değer etrafında nasıl kenetlediğini gösterdi. Haziran ayında Bursa'da düzenleyeceğimiz şampiyonanın ulusal TV kanallarında yayınlanması, hem Türkiye Pickleball ailesinin hem de Türkiye'nin bu alandaki öncülüğünün dünyaya ilanı niteliğinde olacak. Bu gururu hep birlikte taşıyoruz" dedi.

PİCKLEBALL EŞSİZ BİR SPOR KÜLTÜRÜDÜR

Türkiye Pickleball Yönetim Kurulu Üyesi Alex Killioğlu ise "Pickleball, yalnızca raketle oynanan bir oyun değil, yaş, cinsiyet, yetenek düzeyi ya da sosyoekonomik farklılık gözetmeden herkesi aynı çizgide buluşturan eşsiz bir spor kültürüdür. Türkiye Pickleball olarak yürüttüğümüz lig ve şampiyona süreci, bu sporu ülkemizde erişilebilir, kapsayıcı ve sürdürülebilir kılmak adına atılmış büyük bir adımdır. Bu organizasyonun temeline yerleştirdiğimiz eşit rekabet, spor etiği ve sosyal bütünleşme ilkeleri, yalnızca saha içini değil, toplumun her katmanını olumlu yönde dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bizler, bu süreci bir son değil, bir başlangıç olarak görüyoruz. Pickleball'un Türkiye'de kalıcı bir spor kültürüne dönüşmesi için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya, iş birlikleri geliştirmeye ve her bireyin bu yapının bir parçası olmasını sağlamaya kararlıyız. Sporun birleştirici gücüne ve birlikte gelişmenin yaratacağı ortak geleceğe yürekten inanıyoruz" şeklinde konuştu.

YENİ PROJELER YOLDA

Türkiye Pickleball, özel gereksinimli bireylerden yaşlı bireylere, gençlerden kadınlara kadar tüm toplumsal kesimleri kapsayan yeni projeleriyle ilerlemeye devam ediyor. Kapsayıcı ve erişilebilir turnuvalar, topluma açık eğitim programları ve uluslararası iş birlikleriyle, Pickleball'un bir yaşam kültürüne dönüşmesi hedefleniyor. Bu yeni projelerle hem farkındalık yaratmak hem de kalıcı sosyal değişim sağlamak temel amaç olarak benimseniyor.