Atletico Madrid - Real Madrid... Hangisi devletin takımı?

Cumartesi akşam 21:00'de Madrid'in iki devi, ''El Derbi Madrileno''da kozlarını paylaşacak. Söz konusu İspanya ve derbiler olunca akla ilk olarak El Clasico gelse de başkentin bu iki ekibinin arasındaki mücadelelerde taraftarların rakip takımlara bakış açısı ve derbi tarihinden dolayı Madrid Derbisi'nin de çok ayrı bir yeri vardır.

EMRE ÇELİK / aksam.com.tr

Bunun sebebi de Franco'nun, Real Madrid'i topyekün desteklemeden önce yükseltmeyi hedeflediği kulüp olarak Atletico Madrid'i seçmesi, İç Savaş'ın sona erdiği 1939'dan başlayarak 1946'ya kadar sürecek 7 yıllık periyotta bütün gücünü Atletico Madrid için kullanmasıdır.

Savaşla gelen talih

1903'te üç Bask tarafından Athletic Madrid adıyla kurulan kulüp, İspanya İç Savaşı patlak vermeden oynanan 1935/36 sezonunda küme düşmüş, ekonomik açıdan da altından kalkılamayacak bir borca sahiptir. Fakat bu esnada imdada savaş yetişir. Savaş sonrası ise politikası gereği başkentten bir takıma ihtiyacı vardır ve Franco da, nedendir bilinmez,  Atletico Madrid’i tercih eder. Franco'nun bu seçimi bir yana, Athletic Madrid’in ismi de savaş sonrası çıkan İspanyolca isim kullanma kanununa göre Atletico Madrid’e çevrilir. Fakat Franco, ince dokunuşunu 14 Eylül 1939'da yapar. Beş maddelik bir anlaşma ile kulübün ismi Atletico-Aviacion Madrid'e çevrilir. Bir başka ifade ile kulüp artık İspanyol Hava Kuvvetleri'nindir. Her ne kadar kulübün yönetimine Hava Kuvvetleri tarafından karışılmayacağı anlaşmanın 2'nci maddesinde garanti altına alınsa da 4 Ekim 1939'da imzalanan ikinci bir protokolde kulüp başkanlığına başkanlığa dönemin generallerinden Francisco Vives Camino getirilir.

Atletico Aviacion v Aeronautica Militare (İtalya) maçı seramonisi

Devletin kulübü Athletic Aviacion

Kısacası bu yeni kulüp artık tamamen devletin himayesi altındadır. Hal böyle olunca da arkasındaki destek sonsuz olur. Ligler başlamadan önce küme düşen kulübü bir şekilde La Liga’da oynatmak da dolayısıyla sudan bir bahaneye bakar. Sezonu üçüncü tamamlayan Oviedo’nun Estadio Carlos Tartiere'nin savaştan dolayı zarar gördüğü için bir sene lige alınmayacağı, 1940/41 sezonundan itibaren stadyumu eski haline getirmeleri takdirde lige geri döneceği RFEF tarafından açıklanır. RFEF’e göre lig 11 takımla oynanacak, her hafta bir takım bay geçecektir fakat bu elbette kağıt üzerinde Atletico’nun alınması için zemin oluşturma çabasından başka bir şey değildir. Hakeza karar alınır alınmaz 1936'da küme düşen Osasuna ve yeni adıyla Athletic Aviacion Liga Primera'da mücadele edebilmek için hemen başvuruda bulunur. RFEF de bu iki kulübün Valensiya’da karşılaşacağı maç sonucu galip gelen tarafın La Liga’da oynamaya hak kazanacağını açıklar. Kısacası RFEF, "Bu sene bizim takımı lige alalım da, seneye bakarız bir çaresine" der. Beklendiği gibi 26 Kasım’da oynanan maçı Atletico Aviacion, 3-1 alır ve küme düşmesine rağmen La Liga’dan devam eder.

Aviacion (Luftwaffe maçı öncesi şeref tribününe faşist selamı)

Hükümet boş durmuyor

1939/40 sezonuna girilirken ilk iş kulübün yüksek miktardaki borcunu kapatmak olur. Takımın başına da İspanyol futbolunun efsane isimlerinden biri olan Ricardo Zamora (her sene La Liga'nın en iyi kalecisine verilen Zamora ödülüne adını veren kalecidir) geçirilir. Birkaç ufak takviye ile zaten savaştan çıkmış toparlanmaya çalışan rakipler karşısında büyük bir avantaj elde eder Aviacion. Doğal olarak da hak etmeden katıldığı ligi zirvede tamamlayarak tarihinin ilk şampiyonluğunu tadar. Bir sonraki sezon da aynı senaryo tekrarlanır. Franco hükümeti, kazanılan La Liga şampiyonluğunun yanı sıra Atletico Aviacion'u büyükelçi olarak da kullanır. Atletico Aviacion, İkinci Dünya Savaşı'nın devam ettiği esnada aradaki ittifakları kuvvetlendirmek adına 1941'de Alman Hava Kuvvetleri Luftwaffe’nin takımını; 1942'de ise İtalyan Hava Kuvvetleri’nin takımını siyasi figürlerin de katıldığı iki maçta Madrid'de ağırlar.

Luftwaffe (maç öncesi şeref tribününe faşist selamı)

İşleri karıştıran isim: Santiago Bernabeu Yeste

1941/42 sezonunu 3'üncü tamamlayan takım için kırılma anı 1943 yazıdır. Hem Atletico Aviacion çok kötü bir sezonu geride bırakarak 14 takım arasında 8'inci olur hem de Real Madid başkanlığına Santiago Bernabeu Yeste gelir. Savaştan önce İspanyol milliyetçiliğini destekleyen CEDA üyesi Bernabeu, aynı zamanda Franco safında savaşan Agustín Muñoz’un emir komutasında da bizzat çarpışmış bir isimdir. Zaten bu özellikleri başkan olmasını, daha doğrusu devletin onu Real Madrid Başkanı olarak atamasını sağlar. Özetle artık Atletico Aviacion ayrıcalıklı tek kulüp değildir.

Takribi yıllarda inişli çıkışı bir grafik sergileyen Aviacion, devler büyüklerini tatmin etmeyi başaramaz. Atletico Aviacion’un yarattığı bu memnuniyetsizlikte rol oynayan bir diğer faktör de kulübün, Atletico Madrid’in, eskiden gelen taraftar profilidir. O dönemde Madrid’de yer alan solcu  kesim tarafından kulübün desteklenmesi de devleti rahatsız eder ve adım adım destek geri çekilir. İlk bariz adım 15 Ocak 1946'da atılır ve başkanlığa Juan Touzón Jurjo getirilir. 1939 senesinden beri Hava Kuvvetleri generalleri tarafından yönetilen kulübün başında artık bir sivil vardır. Bu hamleyle birlikte neredeyse bir amblem bir de isim dışında kulübün Hava Kuvvetleri ile bağı kalmaz. Sene sonunda, 14 Aralık 1946'da da o dönem bakanlık olarak mevcut bulunan Hava Bakanlığı (El Ministerio del Aire) kulübe isim haklarının kullanılmamasını belirten bir mektup yollar. Kulüp de eli mahkum oy birliğiyle 1947 senesinin ilk ayında kararı kabul ederek  amblemden kanatları, isimden de Aviacion’u atar.

Sonrası ise malum; Franco’nun Real’e kayan desteği ve Real Madrid’in başarı açısından 1950'lerin ortasından itibaren Dünya futbolunu tek başına domine etmesi; Real, güçlendikçe de Atleti taraftarının elinden kaçan bu fırsattan dolayı daha da büyüyen nefretini kazanması. Kim bilir 1960'larda “Hala Madrid, hala Madrid, el equipo del gobierno, la verguenza del país” (Haydi Madrid Haydi Madrid, Devletin takımı, Ülkenin utancı) diye bağıran Atleti tribünleri belki de Real Madrid’e değil ellerinden kayıp giden “ülkenin utancı olma fırsatı”na üzülüyorlardı…