AZİME KAHYA
İlk izlenim sandığınızdan çok daha güçlü. Bilimsel araştırmalara göre bir kişiyle tanıştıktan sadece 7 saniye içinde onun hakkında olumlu ya da olumsuz bir yargıya varıyoruz. Ve bu yargının yüzde 90'ı, tek bir küçük detaya dayanıyor: Gülümseme. Evet, basit bir tebessüm... Ama beynimiz için büyük bir sinyal. Gülümseme ise beynin güvenli sinyali.
Psikologlara göre gülümseme, beynin karşısındaki kişiye "tehdit yok" mesajı verir. Bu, karşımızdakini bilinçaltında samimi, pozitif ve güvenilir biri olarak algılamamıza neden olur.
Hatta araştırmalarda, gülümseyen bir yüzün daha çekici, daha zeki ve daha başarılı olarak değerlendirildiği ortaya konmuştur.
GÜLÜMSEMENİN GÜCÜ: SESSİZ AMA ETKİLİ BİR MESAJ
Uzmanlar, özellikle ilk buluşmalarda veya iş görüşmelerinde gülümsemenin beden dilinin en güçlü unsuru olduğunu söylüyor.
Sahte bir gülümseme bile karşınızdaki kişide sıcaklık hissi uyandırabiliyor.
Ama dikkat! Samimiyet, mikro mimiklerden kolayca okunuyor.
Gerçek gülümsemelerde göz çevresindeki kaslar da hareket eder; buna "Duchenne gülümsemesi" deniyor.
İLK İZLENİMDE DİĞER DİKKAT EDİLEN DETAYLAR
Gülümseme ilk sırada olsa da araştırmalar insanların ilk tanışmada ayrıca şunlara da dikkat ettiğini gösteriyor:
Bakışlar: Göz teması kurmak güven duygusunu pekiştiriyor.
Duruş: Dik bir duruş, kendine güvenin göstergesi.
Ses tonu: Nazik ama net bir ses tonu samimiyet algısını artırıyor.
El sıkışma: Güçlü ama baskın olmayan bir tokalaşma, denge hissi yaratıyor.