Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi hakkında ısrarla ‘diktatör’ kelimesini kullanan CHP Genel Başkanı’na sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı, “Partisi içindeki klikleri birbiriyle yarıştırmayı siyaset sanan bu zavallıyı ademe mahkum ediyorum. Milletin zaten yok saydığı bu zatı ben niye adam yerine koyayım ki?" dedi. Türkiye’nin bunca meselesi varken “bu namus ve şeref fukaraları” için vakit harcamayı zul bulduğunu belirten Erdoğan, "Ama karşımdaki kişinin cevap vermediğimde kendisinin haklı olduğunu düşünecek kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için mecburen temas etmek zorundayım. Aslında kendisine bunun cevabını hiçbir şekilde karşılık veremeyeceği ve veremediği şekilde müteaddit defalar ifade ettim ama bazı insanlar vardır ya hani yüzüne tükürsen, 'yağmur yağıyor herhalde' der. Bu da işte böyle pişkin bir tip" diye konuştu.
AKIL SAĞLIĞINDAN ŞÜPHELİYİZ
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na Tanzimat yazarlarından Ziya Paşa'nın "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" sözleriyle karşılık verdi: "Şimdi bunun herhangi bir eseri olmadığı için akıl derecesini ölçemiyoruz. Hatta akıl sağlığının yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz."
O akademisyenleri Cem Karaca’yla eleştirdi:
Erdoğan, PKK’ya destek niteliğindeki bildiriye imza atan aydınları Cem Karaca’nın bir şarkısıyla eleştirdi: “Koskoca ülkeyi, koskoca milleti, bir avuç kerameti kendinden menkul seçkinin, kendine aydın, akademisyen diyen lümpenin yönettiği eski Türkiye artık yok. Cem Karaca bu lümpen aydınlar için ne diyor biliyor musunuz: 'Yarım porsiyon aydın' diyor. Rahmetli çok bonkör davranmış. Bugün aydın geçinenler değil yarım, çeyrek porsiyon kıymetinde dahi değil.”Erdoğan, PKK'nın saldırıları için "yapmasa iyi olur" diyenlerden tiksindiğini de dile getirdi.
İşte o şarkının sözleri
Her zamanki köşenizde, her zamanki barınızda. Önünüzde viski ve havuç. Ve bir eliniz çenenizde. Kaşınız hafifçe yukarıda. Bakışlarınız ne kadar bilgiç. Hiçbir şey üretemeden. Sadece eleştirirsiniz. Sinemadan siz anlarsınız. Tiyatrodan müzikten. Heykel resim edebiyat. Sorulmalı sizden. Ekmeğin fiyatını bilmezsiniz. Ama ekonomik politika. Karılarınızı döverken siz. Ne kadar bilimselsiniz. Bu yaz yine güneydeydiniz. Bol rakı güneş ve deniz. Her şey bir harikaydı ancak. Yerli halkı beğenmediniz. Burda da orda da o aynı barlar. Hep o yarım porsiyon aydınlık. Aynı çehreler aynı laflar. Vallahi hiç değişmemişsiniz.