AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş partisinin 7. Olağan Kongresi'ne katılmak üzere gittiği Gaziantep'te çeşitli ziyaretlerde bulundu.
Gaziantep Üniversitesi'ne yaptığı ziyarette çekilen bir fotoğrafa ilişkin yapılan eleştirilere yönelik açıklama yapan Kurtulmuş, "Prof. Dr. Arif Özaydın öğrencimdir... Söz konusu ziyaret siyasi değildir. Bir öğrencimin böyle bir makama gelmiş olmasının sevinciyle oradaydım" ifadelerini kullandı.
"BİZLERİ ONURLANDIRDI"
Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın sosyal medya hesabından AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş'a teşekkürlerini ileten bir paylaşımda bulundu.
Özaydın paylaşımında, "İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde doktora yaparken engin bilgisinden faydalandığım ve şu an AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş üniversitemizi ziyaretiyle bizleri onurlandırmıştır. Sayın hocama nazik ziyaretlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
PROF. SEVGİ KURTULMUŞ'UN DA ÖĞRENCİSİ
Söz konusu fotoğrafta Numan Kurtulmuş'un eşi Prof. Sevgi Kurtulmuş'un varlığı da dikkat çekti.
Rektör Prof. Dr. Özaydın'ın aynı zamanda Prof. Sevgi Kurtulmuş'un da öğrencisi olduğu öğrenildi.
KURTULMUŞ'UN GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş Aksam.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Serkan Fıçıcı'nın da aralarında bulunduğu internet medyası temsilcileriyle bir araya geldi.
AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, günün en önemli gündem maddesinin "pandemi" olduğunu anımsatarak, dünyanın pandemi ile yeni bir döneme girdiğini ve bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlattı.
Kurtulmuş, eğitimden üretim tarzına, küresel lojistikten hukuk sistemine kadar birçok alanda dünyanın farklı bir yapılanmaya gittiğinin altını çizerek, bu dönemde dünyanın küresel ve finansal yeniden yapılanma süreçlerinin yeniden tartışılacağını kaydetti.
Kurtulmuş, "Neredeyse uluslararası kurum ve kuruluşların hemen hemen hiçbirisi fonksiyonlarını icra edememiştir. Bunların yeniden gözden geçirilmesi, daha dayanışmacı, daha yardımlaşmacı, daha sosyal, daha insani bir küresel sistemin kurulabilmesi için fikirler, öncesinde olduğundan çok daha fazla tartışılacaktır. Bu anlamda Türkiye olarak bizim bu süreçte son derece hazırlıklı, son derece güçlü bir şekilde yer almamız, hem bizim menfaatlerimiz bakımından hem de dünyanın daha hakkaniyetli, daha adil bir düzene kavuşması bakımından önemli bir katkı olacaktır." değerlendirmesini yaptı.
Türkiye'nin pandemiyle mücadeleye öncelik verirken kendi sorunlarını çözme ve önündeki fırsatları değerlendirme bakımından da sağlam adımlar attığını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"GÜNEY KAFKASLAR'DA KALICI BARIŞ İÇİN ADIMLAR ATILDI"
Kurtulmuş, Karabağ'da 30 yıldır devam eden Ermeni işgalinin de Azerbaycan'ın kararlılığı, cesareti ve feraseti, Türkiye'nin de her platformda Azerbaycan'ın haklı davasına sahip çıkan tutumuyla oldukça olumlu bir şekilde sonuçlandığını hatırlattı.
Azerbaycan'ın Karabağ'da büyük bir zafer elde ettiğini vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
Kapalı Maraş bölgesinin açılmaması için yapılan uluslararası baskıya rağmen Türkiye'nin bu bölgeyi açtığını hatırlatan Kurtulmuş, "İnşallah bundan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetimizin ekonomisine büyük katkılar verecek bir bölge olarak orası Kuzey Kıbrıs halkımıza hizmet edecektir." ifadelerini kullandı.
"SALGINLA MÜCADELE EDERKEN DİĞER MESELELER İHMAL EDİLMEDİ"
Kurtulmuş, pandemi sürecine rağmen Türkiye içinde, Suriye ve Irak'ın kuzeyinde verilen etkin mücadeleyle terör örgütlerine de diz çöktürüldüğünün altını çizdi.
Ayasofya'nın ibadete açılmasının da bu dönemde sağlandığını aktaran Kurtulmuş, bu süreçte birçok baskı, telkin ve tavsiye geldiğini ifade etti.
"Türkiye salgınla mücadele ederken, 'Zaten gündemimizin esas meselesi budur.' diyerek diğer meselelerin hiçbirisini ihmal etmemiştir." diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
REFORM SÜRECİ
Kurtulmuş, bir taraftan sorunları çözmeye gayret ederken, diğer tarafta içeride halkın ihtiyacı ve beklentisi olan, Türk toplumunu daha ileriye götürmek için gerekli ödevleri de yerine getirmeleri gerektiğini söyledi.
Bunların başında siyasi, hukuki ve ekonomik reformlar sürecinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesinin geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:
Adalet Bakanlığının üniversite, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kişileri dinleyerek yaklaşık bir buçuk yıldır bir hukuk reformu üzerinde çalıştığını belirten Kurtulmuş, "Başta insan hakları belgesi, insan hakları eylem planı olmak üzere önemli bir paketi hazırladılar. Bu önce Beştepe'de Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında müzakereye açıldı. Arkasından partimizde, MYK'da müzakereye açıldı. Son noktaya, olgunlaşma noktasına geldi. Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Lütfi Elvan'ın da yapmış olduğu çalışmalar, iş dünyasındaki paydaşlarla müzakereler sonucu Türkiye'nin ekonomik sistemine ilişkin önemli bir reform paketi de son noktaya doğru gelmek üzeredir. Bunların içeriğiyle ilgili tartışmalar yapılacak, diğer konularla ilgili olgunlaşmalar sağlandıktan sonra Sayın Cumhurbaşkanımız bunları kamuoyuyla paylaşacaktır." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, internet medyası temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, reformların AK Parti'nin bundan sonraki gündeminin en önemli maddelerinden birisi olduğunu, bunların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın takdiriyle kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.
Reform sözü gündeme geldiğinden bu yana bundan rahatsızlık duyan bazı çevrelerin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ne zaman Türkiye'de reformdan, demokratikleşmeden, halkın taleplerinin daha ileriye taşınmasından bahsedilse birilerinin, birtakım çevrelerin bu reformun gerçekleşmemesi için elinden geleni ortaya koyduğunu dile getirdi.
Kurtulmuş, ayrıca muhalefet tarafından gelen bazı eleştirilerin de haksız olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
Kurtulmuş, reform konusunda Türkiye'deki herkesin, siyasi partilerin desteğini beklediklerini dile getirdi.
"TAM MANASIYLA SİVİL, DEMOKRAT, İLERİ, KATILIMCI ANAYASA YAPILMASININ VAKTİ GELDİ"
Yeni anayasa meselesinin bir fantezi olmadığını, laf olsun diye ortaya atılmadığını belirten Kurtulmuş, bunu on yıllar boyunca siyasette tartıştıklarını kaydetti.
Kurtulmuş, AK Parti döneminde anayasada önemli değişiklikler yapıldığını, Türkiye'deki 90 yıllık yönetim sistemi olan parlamenter sistemin cumhurbaşkanlığı sistemine dönüştüğünü, askeri ve diğer yüksek yargı vesayetlerin geriletilmesini sağlayan adımlar atıldığını, ancak anayasada hala 1961 ve 1982 anayasasının ruhu olduğunu söyledi.
Tam manasıyla sivil, tamamıyla millet iradesini yansıtan, Türkiye'nin ihtiyaçlarına, taleplerine cevap verecek gerçekten demokrat, ileri, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılmasının vaktinin geldiğini dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:
Kurtulmuş, reformda olduğu gibi yeni anayasa konusunda da AK Parti'nin ciddi, samimi ve diğer siyasi partilerle görüşmeye hazır olduğunu vurguladı.
BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ'NDEKİ OLAYLAR
Numan Kurtulmuş, Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolarla başlayan sürece değinerek, üniversitelerin çekişmeyle, sürtüşmeyle, politik kavgalarla, öğrencilerin bir şekilde kamplaştırılarak, kutuplaştırılarak üniversitenin üniversite olma özelliğinin zayıflatılmasını asla istemediklerini belirtti.
Kurtulmuş, "Üniversitelerden beklentimiz öğretim üyeleriyle, araştırmacılarıyla, öğrencileriyle üniversite çevresinde oluşan entelektüel ve ilmi çevrelerle birlikte üniversitelerimizin araştırmalarını yapmaları, bilim üretmeleri, projelerini geliştirmeleri ve uluslararası alanda çok iyi rekabet eden üniversiteler haline gelebilmeleridir. Boğaziçi Üniversitesinde gündeme gelen, öğrenciler tarafından başlatılan bu tartışmaların bir şekilde politikacılar tarafından yönlendirilmemesi, bu tartışmanın politik bir tartışma haline dönüştürülmemesini arzu ediyoruz, bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, üniversitelerden beklentilerinin kendi alanlarında ve dünyada yarışan kurumlar haline gelmeleri olduğunu, bunun yolunun da üniversitelerde sükunetin, öğrenciler ve öğretim üyeleri arasında huzurun sağlanması olduğunu anlattı.
"Boğaziçi Üniversitesi'ndeki protestolar vasıtasıyla bunun uluslararası alana taşınarak Türkiye'ye karşı ve hükümete karşı baskı haline dönüştürülmesine de asla rıza göstermez, asla müsaade etmeyiz." diyen Kurtulmuş, "Türkiye'ye hiç kimsenin elini sallayarak şunu şöyle yapın demeye hakkı yoktur, haddi de yoktur. Boğaziçi'nde öğrenciler de bizim öğrencilerimizdir. Oradaki bazı marjinal grupların varlığı Boğaziçi'ndeki öğrencilerin tamamını bağlamaz." dedi.
Kurtulmuş, üniversitede iyi eğitim almak ve ülkeye faydalı olmak, güçlü ve büyük Türkiye'yi oluşturmak için katkı sunmak isteyen samimi gençlerin bulunduğunu, bir kaç tane marjinal grubun bu gençlerin hareketlerini yönlendirmeye kalkmasının kabul edilemeyeceğini kaydetti.
Aynı şekilde bunun bazı partiler tarafından politik bir arenaya dönüştürülmesinin de kabul edilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi:
Kurtulmuş, dünyada savaş suçları işlenirken, küçük çocukların ellerine silah verip savaşa sürüklenirken, kimyasal silahlarla insanlar öldürülürken bunlara neredeyse ses çıkarmayan, cılız tepkiler veren BM kuruluşlarının da kalkıp Türkiye'ye insan hakları dersi vermeye hakkı olmadığını kaydetti.
İnsan hakları eylem planını tartışan siyasi bir irade olarak bu meselede de Türkiye'nin hayrına adımlar atılacağını dile getiren Kurtulmuş, insan hakları meselesindeki adımların zaten atıldığını, sabıkası kabarık olanların Türkiye'ye ders verme hakkı bulunmadığını dile getirdi.