HUKUKÇULAR KILIÇDAROĞLU’NUN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRDİ
PROF. DR. YILMAZ BİNGÖL
Cumhurbaşkanı'na yönelik böyle bir üslubun kullanılması görülmüş bir şey değil. Eskiden rahmetli Turgut Özal döneminde zaman zaman ağır eleştiriler oldu. Ama orada da bir mizah vardı. CHP liderinin kullandığı o sözler hakaret ve aşağılamadan öte küfre giriyor. Bir siyasetçinin bunu yapmaması gerekir.
PROF. DR. HALUK ALKAN
Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı'nı eleştirerek CHP’ye prim yaptırmaya çalışıyor. Kurultayda parti için muhalefetin dikkatini başka yönlere çekmek amacıyla böyle bir ifade kullandı. Cumhurbaşkanı seçilerek göreve geldi. Dolayısıyla CHP’nin ‘diktatörlük’ kavramı üzerinde çalışmalı.
PROF. DR. HÜSEYİN HATEMİ
Bir ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına yönelik böyle bir üslubun kullanılması çok yanlış. Hakaret, aşağılama veya sövme fikir hürriyetiyle açıklanacak kavramlar değil. Hakaret ve aşağılama durumlarında mahkemelerin takdir hakkı devreye giriyor. Üslupta ölçü aşılmış görünüyor. Bu sözler için özür dilemeli.”
AV. RIZA SAKA
Cumhurbaşkanına hakaret suçu teşkil ediyor. Ülkenin sembolü olan bu makama saygılı olunması gerekir. Diktatörlük olsaydı zaten ana muhalefet partisi olmazdı.
Hakarete aynen devam etti!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettiği için hakkında soruşturma başlatılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini savundu.
Savcıya da saldırdı
Dün önce Twitter hesabından, “Hükümet ve yancılarının gerçekleri duymaya tahammülü yok ama yılmayacağım" diye yazan Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında da “Mahkemeye vermiş. Hiçbir şey yapmayacağım. Sadece TBMM'de yaptığı yeminin kasetini göndereceğim. Tarafsızlık üzerine yemin etti" ifadelerini kullandı, hakkında soruşturma açan savcıyı ‘kapıkulu’ olmakla suçladı. Kılıçdaroğlu, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar taşıyacağını söyledi.