HABER MERKEZİ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda, değerlendirmelerde bulundu, soruları cevapladı. 168 kişinin okullara gönderilen ramazan genelgesine karşı yayınladığı bildiri hakkında konuşan Bakan Tekin, söz konusu bildiriyi kabul etmediğini ve yasal yollara başvurulduğunu söyledi.
Bakan Tekin'in açıklamalarının satır başlıkları:
Öncelikle Balıkesir'deki şehidimize Allahtan rahmet diliyorum. Çok sıkıntılı bir coğrafyada yaşıyoruz. Dünyada etki uyandırabilecek çatışmaların olabileceği alandayız. Biz bu coğrafyada barışın teminatı olan bir ülkeyiz. Etrafımız maalesef barut fıçısı gibi.
Milli Eğitim Bakanlığına bütün çocuklar emanet ediliyor. Vatanı, vatanda ait değerleri sahiplenmek, hukuk devletini sahiplenecek, olağandışı bir durum olduğunda yardıma koşacak bir kuşak yetiştirmemiz gerekiyor. Çocuklarımıza vatana dair değerleri öğretmek zorundayız. Milli Eğitim Bakanlığının temel işlerinden bir tanesi.
Laiklik gibi konuları göz önünde tutarak görevlerimizi yerine getirmek zorundayız. Kanunların ve Anayasanın bize yüklediği sorumlulukları hayata geçirmeye çalışıyoruz. İşimizi yapıyoruz. Biz yasalara uyarak düzenlemeler yapıyoruz.
Bu yıl çevre, orman bilincinin gelişmesi için farkındalık etkinlikleri yaptık. Bayrak üzerinden bir farkındalık oluşturduk. Bizi biz yapan değerlerimiz etrafında birliğimizi güçlendirecek adımlar atmaya çalışıyoruz. Ramazan ayı ise önemli bir değer. Sıra dışı kural dışı mevzuatlarında yapılmasını engelleyecek şekilde bir genelge hazırladık. Ramazan ayının bir dizi etkinlikle farkındalık oluşturacağını duyurduk. Gönüllülük esası ve mahremiyete dikkat çektik. 168 kişi bir bildiri yayınladı. Bu bildiri benim açımdan asla kabul edemeyeceğim tanımlamaları bünyesinde barındırıyor. Biz birlik, onlar talibanlıktan bahsediyor.
Bu bir demokratik hak olarak görüyorsunuz, bende demokratik bir hak olarak bunu yargıya taşıdım. Bu ifadeler kabul edilebilir bir şey değil. Genelgeyi hazırlayan bir bakan olarak, öğretmenlerimiz, idarecilerimiz hepsi zan altında kalıyor. Suç duyurusunda bulundum ve bundan rahatsız oldular. Dün akşam saha araştırması arkadaşlarımızda bir araştırma istedik. Genelgeyi doğru bulanların oranı yüzde 80 bandında. Bizim hazırladığımız genelgeyi. Toplumun yüzde78'i 80'i Ramazan ayında yapılacak etkinlikleri destekliyor demek ki. Biz iyi niyetle yola çıktık. Bir kısım faaliyetler yapıyoruz. Art niyetli sabote etmek isteyenler olabilir.
Kamuoyuna yansıyan birkaç olay dışında yüzlerce etkinlik içinde rahatsızlık yok. CİMER'e yüzbinlerce teşekkür var. İnanılmaz bir heyecan oluştu.
FETÖ yada benzeri yapılarla mücadele yapısında saatlerce konuşabiliriz. 2013 yılında başlayan FETÖ ile mücadele anlamında kritik olan dershane konusunda CHP'nin nerede durduğuna bakmak lazım. Cumhuriyet Halk Partisi 2014 yılında neredeydi? FETÖ dershanelerinde ağlayan milletvekilleri vardı.
Dini yada dini vecibelerle alakalı hiç bir genelge yok. Geçen yıl 23 Nisan ile ilgili de genelge yayınladık. Okullarda yapılacak etkinliklere dair. Ülkemizin geleceğini emanet edeceğimiz çocuklarımıza bu ülkeye sahip çıkma birlik ve beraberliği en üst seviyeye çıkaracak bir genelge oluşturuyoruz.
Biz burada laiklik tartışmasının çıkacağını düşünmedik. Aklımızdan bile geçmedi. Şunun farkındaydım. Bu eleştirileri yapanların Türkiye'nin toplumsal yapısı ile ilgili zerre miktar bilgisi olmadığını anladım. Kabir başında rakı içen bunu içebilecek kadar Türkiye'nin toplumsal yapısından uzaklaşmış bir siyasetçinin Ramazan ile ilgili böyle bir değerlendirme yapabileceğini de böylece görmüş oldu.
Bizi kutuplaşmakla eleştiren muhalefetin bizim etkinliklerimize destek olmasını bekliyorum. Gelin birlikte yapalım. Birlikte iftar yapalım dedik ona bile gelmediler.
Okul zilleri uygulamasını kaldırdık. Zilsiz okul uygulamasını başlattık. Hafta sonu zil çalıyor okul etrafındaki komşular rahatsız oluyor. Nöbetçi öğretmen arkadaşlarımız dersin başladığını duyuruyor.
Okullar 180 iş günü devam etmek zorunda. Öğretmenler kanunlara göre 2 ay yaz tatili yapıyor. Bunların üzerine resmi tatilleri koyduğumuzda dini bayram tatillerimizi falan eklediğimizde takvim olarak sorunlar yaşayabiliyoruz. İş günü sayısını tamamlayamayacak duruma geliyoruz. Ara tatilleri kaldırmak deyince sanki okuma eklenecek gibi anlaşılıyor. Okulların açılışını eylül ayına öteleyeceğiz. Ara tatil kısmı eylül ayına eklenebilir. Biz okula çocukların geldiği gün sayısını artırmıyoruz. Tatili de azaltmıyoruz. Sadece günlerde düzenleme yapıyoruz. Önümüzdeki yılın takvimini hazırlıyoruz. Ramazan bayramı ve Kurban bayramı tatilleri bizim takvimimizi etkileyecek olursa orada düzenleme yapabiliriz. Ara tatilleri kaldırmayacağız sadece düzenleme yapacağız.
Engelli arkadaşlarımızla ilgili bir açıklama yapacağız. Yasal zorunluluğumuzun neredeyse 2 katı kadar engelli personel çalıştırıyoruz. Yine de engelli arkadaşlarımızla yol yürümeye devam edeceğiz. Alım yapacağız.
800 bin civarında Suriyeli öğrencilerimiz var.
Heybeliada Hristiyan camiası tarafından sembol haline gelmiş bir ada. Siyaseten açılması yönünde bir karar verilirse diye oradaydık. Rapor hazırladık. Açılması yönünde bir şey söylenirse ona göre bakacağız. Yani ilkokul, lise, üniversite hangisi açılacaksa... Ruhban okulu yok bir lise açık ama öğrencisi yok. Hukuken açık. Karşı taraftakilerinde bu okulun düzeyiyle ilgili bir fikirleri yok. Kafa karışıklığı var.