Fransa sinemasına giriş 101: Mutlaka izlemeniz gereken 5 film!

Fransa sineması denilince akla ilk olarak; melankolik, duygusal derinliği yüksek filmler gelir. Ancak bu filmler sadece bu temalarda hikaye anlatmakla kalmaz; izleyiciyi estetik bir kaygı ve derin bir melankoliye de davet eder. Eğer Avrupa sinemasına giriş yapmak, film koleksiyonunuza Hollywood ve Bollywood sineması dışında başka yapımlarla genişletmek istiyorsanız; haberimizde önerdiğimiz bu 5 film, başlangıç için en doğru örnekler olacaktır.

HÜSNA KÖŞGER

Fransa sinemasında Avrupa sinemasının önde gelen birçok filmine denk gelmeniz mümkün. Eğer Hollywood ya da Bollywood sinemasından farklı hikayeler izlemek, aksiyon vb. türlerden uzak yapımları arşivime eklemek istiyorum diyorsanız; bu içerikteki filmler tam size göre!

İşte Fransa sinemasında mutlaka izlemeniz gereken 5 film!

1. Amélie - 2001

Fransa sinemasının en meşhur yapımlarından olan film; başkent Paris'te yaşayan ve başkalarının hayatına küçük dokunuşlar yapıp onları mutlu etmeye çalışan, çekingen genç bir kadının hikayesini anlatıyor.

2. The Artist - 2011

Sinemanın ilk dönemlerine yani ne müziğin ne de konuşmaların duyulmadığı sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliği taşıyan film; siyah-beyaz ve sessiz çekilmişti. İnsanların değil mimiklerin konuştuğu hikayede; bir yıldızın düşüşünü, bir diğerinin ise yükselişini tamamen görsellik ve müzik üzerinden sunuyor.

3. Les Choristes (Koro) - 2004

Müziğin, insan hayatı üzerindeki etkisine odaklanılan filmde; bir insanın hayatının, müzikle nasıl değiştirebileceğine dair bir hikaye sunuluyor. Sert ve disiplinli bir yatılı okula gelen müzik öğretmeninin, çocuklarla kurduğu bağ ve oluşturdukları koro aracılığıyla, onlara umut aşılaması anlatılır.

4. Intouchables (Can Dostum) - 2011

Türkiye'de geçtiğimiz yıl Soyut Dışavurumcu Bir Dostluğun Anatomisi Veyahut Yan Yana adıyla uyarlanan ve gişe rekorları kıran hikaye, gerçek bir olayı anlatır. Orijinali ise 2011 yapımı Intouchables'tir. Kahkahası bol ve iç ısıtan bir dostluk filmi olan yapımda; yamaç paraşütü kazası sonrası felç kalan zengin bir adam ile ona bakıcılık yapmaya başlayan, banliyöden gelmiş bir gencin arasındaki ön yargılardan uzak dostluk anlatılır.

5. Être et avoir (Olmak ve Sahip Olmak) - 2002

Bir belgesel sinema olan bu filmde; Fransa'nın kırsalında ve tüm sınıfların bir arada ders gördüğü tek odalı bir okulda geçen; öğretmen-öğrenci ilişkisini ve büyüme sürecini doğal bir şekilde işleyen bir hikaye sunuluyor.