Merve Kantarcı Çulha
Geleneksel yaşamın koruyucusu, doğanın ve tarihin kalbi olan dört özel köşemiz için geri sayım başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün prestijli "2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı"na Türkiye'yi temsil edecek adayları resmen açıkladı.
Çanakkale'den Tunceli'ye, İzmir'den Muğla'ya uzanan bu rotalar; sadece güzellikleriyle değil, sürdürülebilir yaşam ve yerel kalkınma hikayeleriyle dünya vitrinine taşınıyor. İşte küresel turizm radarına giren, Anadolu'nun ruhunu yansıtan o 4 aday köy ve öne çıkan hikâyeleri...
EN İYİ TURİZM KÖYLERİ LİSTESİNE ADAY 4 KÖY
Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Adatepe Köyü, İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Sığacık Mahallesi, Muğla'nın Datça ilçesindeki Eski Datça Mahallesi ile Tunceli'nin Ovacık ilçesindeki Ziyaret Köyü uluslararası programa aday olarak belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2026 yılı için belirlediği bu dört aday, Türkiye'nin yerel kalkınma ve sürdürülebilir turizm vizyonunu dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor.
1. Adatepe Köyü (Ayvacık, Çanakkale)
Kaz Dağları'nın gölgesinde, tarih ve doğanın iç içe geçtiği bir taş evler cenneti. Mitolojiden fırlamış gibi duran sokaklarıyla Adatepe, Ege'nin en zarif adaylarından biri.
2. Sığacık Mahallesi (Seferihisar, İzmir)
Türkiye'nin ilk "Sakin Şehir" (Cittaslow) unvanlı yerleşim yeri olan Seferihisar'ın kalbi Sığacık; kalesi, limanı ve yerel üretici pazarıyla turizmde sürdürülebilirliğin sembolü.
Sığacık, M.Ö. 1000 yılına uzanan geçmişiyle, antik dönemin kültür ve sanat merkezi Teos Antik Kenti'ne ev sahipliği yapmaktadır. Anadolu'nun en anıtsal yapılarından biri olan Dionysos Tapınağı'nı bünyesinde barındıran bu miras, 16. yüzyılda inşa edilen ve günümüzde hâlâ yaşamın devam ettiği nadir kalelerden biri olan Sığacık Kalesi ile bütünleşmektedir.
Kale içindeki ev pansiyonculuğu, ziyaretçilere tarihî dokuyla iç içe, kültürel sürekliliği bizzat deneyimleme fırsatı sunmaktadır.
Kaleiçi'nde kurulan Üretici Pazarı ise Sığacık'ın en canlı ve özgün alanlarından biridir. Yerel halk tarafından hazırlanan ev yapımı reçeller, tarhanalar, zeytinyağlılar, doğal sabunlar, el işi ürünler ve bölgeye özgü pek çok lezzet ziyaretçilere sunulmaktadır. Bunun yanı sıra Kaleiçi'nde butik oteller, özgün konseptli restoranlar ve küçük tasarım dükkânları yer almakta; ziyaretçilere hem konaklama hem de kültürel deneyim açısından zengin bir alternatif sunulmaktadır.
Cittaslow ve İon Rotası: Türkiye'nin ilk Cittaslow (Sakin Şehir) yerleşimi olan Sığacık, bu unvanı 2009 yılında alarak ülkede bu alanda öncülük yapmış; yerel gastronomiyi ve "yavaş yaşam" ilkelerini turizmin merkezine yerleştirmiştir. 12 antik kenti birbirine bağlayan, Seferihisar Belediyesi tarafından yürütülen uluslararası İon Rotası üzerindeki stratejik konumu, bölgenin kültürel mirasını küresel ölçekte temsil etmektedir.
Ayrıca Avrupa Konseyi Iter Vitis Bağ Rotası'na üye olan Teos Bağ Rotası, bölgedeki üzüm ve bağ kültürünü ön plana çıkararak ziyaretçilere doğa, tarih ve gastronomiyi bir arada deneyimleme imkânı sunmaktadır.
Sürdürülebilir Kalkınma ve Yerel Ekonomi: Sığacık'ta turizm; yerel üretici pazarları, geleneksel tarım uygulamaları (mandalina, zeytin, üzüm) ve mimari mirasın korunmasıyla bütüncül bir kalkınma modeli olarak ele alınmaktadır.
Özellikle Kaleiçi'nde kurulan Üretici Pazarı, yerel halkın doğrudan üretime katılmasını sağlayarak hem ekonomik canlılık yaratmakta hem de özgün kimliğin gelecek nesillere aktarılmasını hedefleyen "Sıfır Atık" ve "Su Koruma" gibi çevreci vizyonları desteklemektedir.
3. Eski Datça Mahallesi (Datça, Muğla)
Eski Datça'nın bu programa aday gösterilmesi, yalnızca bir turizm başvurusu niteliği taşımamakta; aynı zamanda yerleşmenin sahip olduğu özgün tarihî doku, korunmuş mimari karakter, sokak ölçeğinde yaşatılan kültürel kimlik ve nitelikli ziyaretçi deneyimi bakımından taşıdığı değerin bir yansıması olarak görülmektedir.
Taş evleri, geleneksel yerleşim düzeni, dar sokakları, yerel yaşam kültürü, sanat ve edebiyatla kurduğu güçlü bağ ile Eski Datça, Datça'nın sakin, rafine ve kimlikli yüzünü temsil eden özel bir odak niteliğindedir.
Datça genel olarak deniz, doğa, gastronomi ve kültür ekseninde güçlü bir destinasyon kimliğine sahip olmakla birlikte, Eski Datça bu bütünün özellikle kültürel süreklilik, yerel hafıza ve özgün mekânsal atmosfer boyutunda öne çıkan alanlarından biridir.
Bu yönüyle Eski Datça; yalnızca mevsimsel turizm hareketliliğiyle değil, yılın farklı dönemlerinde ilgi uyandırabilecek kültür odaklı, düşük yoğunluklu ve nitelikli bir ziyaret yapısına da uygun özellikler taşımaktadır.
4. Ziyaret Köyü (Ovacık, Tunceli)
Tunceli ili Ovacık ilçesi sınırlarında yer alan Ziyaret Köyü, Birleşmiş Milletler Turizm (UN Tourism) tarafından yürütülen "2026 Yılı En İyi Turizm Köyü Programı" kapsamında Türkiye'nin aday köyleri arasında yer almaktadır.
Ziyaret Köyü; Munzur Dağları'nın eteklerinde, Munzur Suyu'nun kaynağı olan Munzur Gözeleri'ne ev sahipliği yapması, güçlü inanç kültürü ve Alevi-Bektaşi geleneğindeki merkezi konumu ile öne çıkan özgün bir kırsal destinasyondur.
Munzur Havzası içerisinde yer alan köy, sahip olduğu yüksek doğal peyzaj değeri, rekreasyon alanları, temiz su kaynakları ve korunmuş ekosistemi ile dikkat çekmektedir.
Aynı zamanda geleneksel köy yaşamının sürdürüldüğü, yerel üretim ve kültürel değerlerin yaşatıldığı bir yapıya sahiptir.
Son yıllarda artan ziyaretçi sayısı ile birlikte Ziyaret Köyü; doğa, inanç ve sürdürülebilir turizmin kesişim noktasında önemli bir çekim merkezi haline gelmiş olup, hem yerli hem de yabancı ziyaretçiler için güçlü bir turizm potansiyeli sunmaktadır.
GEÇEN YIL 4 KÖY LİSTEYE GİRMİŞTİ
Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nce hazırlanan dünyanın en iyi turistik köyleri seçkisinde, öncelikle turistlerin ilgisini çeken, kültürlerini korumuş ve sürdürülebilir turizm anlayışına sahip köyler dikkate alınıyor.
2025 yılında 29 ülkeden 52 köy ödüle layık görülmüş, Türkiye'den de 4 köy listeye girmişti. Köyler, kültürel mirasın korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve turizmin yerel kalkınmaya katkısı gibi kriterlerde değerlendiriliyor.
20026 seçkisi için Türkiye'den 4 köy aday gösterildi. Seçilen köyler 2026 yılının üçüncü çeyreğinde BM Turizm tarafından açıklanacak.
2025 yılında Muğla'dan Akyaka, İzmir'den Barbaros, Mardin'den Anıtlı ve Antalya'dan Kale Üçağız köyleri doğal güzellikleri, köklü kültürleri ve sürdürülebilir turizm anlayışlarıyla dünyanın en iyi turizm destinasyonları arasına girmişti.
BAŞVURU SÜRECİ TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Yerel değerlerimizi koruyarak turizmi çeşitlendirme hedefimiz doğrultusunda attığımız adımların uluslararası platformlarda karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu adaylıkların, ülkemizin turizmdeki zenginliğini ve özgünlüğünü bir kez daha dünya sahnesine taşıyacağına inanıyorum."
Başvuru süreci, ilgili kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda titizlikle yürütülüyor.
Aday yerleşimlerin her biri, sahip oldukları kültürel miras, özgün kimlik ve sürdürülebilir turizm yaklaşımları doğrultusunda kapsamlı bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor.
Her ülkenin en fazla 8 adayla katılabildiği program kapsamında başvuruların 9 Haziran 2026 tarihine kadar tamamlanması planlanırken, sonuçların 2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanması bekleniyor.
TÜRKİYE, PROGRAMDA İSTİKRARLI BAŞARIYLA ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye, önceki yıllarda da program kapsamında önemli başarılar elde etti. Nevşehir'deki Mustafapaşa ve Sakarya'daki Taraklı 2021 yılında, İzmir'deki Birgi 2022 yılında, yine İzmir'deki Şirince 2023 yılında, Antalya'daki Ormana 2024 yılında "En İyi Turizm Köyü" unvanına layık görülürken; 2025 yılında ise Muğla'daki Akyaka, İzmir'deki Barbaros, Mardin'deki Anıtlı ve Antalya'daki Kale Üçağız bu prestijli listeye adını yazdırdı.