AA
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, Çin'i ziyaretinde, iki ülke arasında kültür, sanat ve turizm alanında işbirliği olanaklarının ele alındığı görüşmeler yaptı.
Bakan Yardımcısı Yazgı, 16-18 Mart tarihlerini kapsayan 3 günlük ziyaretinde, mevkidaşı Çin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gao Cıng ile bir araya geldi, kültür-sanat, yayın kurumlarının yetkilileri ve turizm alanında faaliyet gösteren aktörlerle temaslarda bulundu.
Çinli mevkidaşı Gao ile görüşmesinde Türkiye ile Çin arasında diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yılı dolayısıyla kültür ve sanat alanında gerçekleştirilecek etkinlikleri ele alan Yazgı, turizm alanında işbirliğinin geliştirilmesi ve ziyaretçi sayılarının artırılması imkanları üzerine istişare gerçekleştirdi.
Yazgı, her yıl milyonlarca ziyaretçi alan, Çin'in en büyük müzeleri Saray Müzesi ve Çin Ulusal Müzesi yetkilileriyle bir araya geldi ve hayata geçirilebilecek ortak sergileri ve kültür projelerini ele aldı.
Pekin'deki Çin Ulusal Sahne Sanatları Merkezini (NCPA) de ziyaret eden Yazgı opera, bale ve klasik müzik gibi sahne sanatları alanında hayata geçirilebilecek ortak projeler üzerine Çinli muhataplarıyla fikir alışverişinde bulundu.
Yazgı, Çin'in yayın otoritesi Çin Ulusal Radyo ve Televizyon İdaresi (NRTA) yetkilileriyle yaptığı görüşmede ise medya ve iletişim alanında ortak yapımlar, teknik işbirliği ve personel eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Türk dizi ve filmlerinin Çin'deki televizyon ve internet platformlarında yayınlanmasına ilişkin önerileri gündeme getirdi.
Bakan Yardımcısı Yazgı, Çin'deki temaslarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Türk ve Çin halklarının ve kültürlerinin aslında geçmişi çok uzun yıllara dayanan bir ilişki içinde olduğunu ifade eden Yazgı, temaslarında Çin tarafının bunun bilincinde olduğunu gördüklerini, çok sayıda Türkçe bilen diplomat ve bürokratla karşılaştıklarını, bunun kendileri açısından ilginç bir enstantane olduğunu dile getirdi.
Yazgı, Türkiye'nin bu yıl 2 Ocak tarihinden itibaren Çin'e getirdiği vize serbestisinin ardından, Çin vatandaşlarının Türkiye'yi ziyaret etmek üzere yoğun bir talebi ve seyahat planları olduğunu öğrendiklerini, turist akışının nasıl artırılabileceği ve nasıl bir proje içerisinde yürütülebileceğini Çinli muhataplarıyla ele aldıklarını kaydetti.
Kültür ve sanatın ülkeler arası ilişkilerde önemli bir yumuşak güç unsuru olduğuna dikkati çeken Yazgı, "Türk kültürünü, Anadolu kültürünü, arkeolojisi, el sanatları ve tüm diğer unsurlarıyla nasıl aktarabileceğimizi, Türkiye'deki eserlerimizi Çin'de nasıl sergileyebileceğimizi konuştuk." dedi.
Yazgı, kültür ve sanatın uygarlıkların birbirini tanıması, halkların kaynaşması bakımından öneminin her iki tarafın da farkında olduğunu, Çinli mevkidaşlarının Çin kültürüyle ilgili sergileri Türkiye'de yapma taleplerini dile getirdiğini söyledi.
Çinlilerin, Türkiye'nin arkeolojik varlıklarını da ülkelerinde sergilemeyi istediklerini dile getiren Yazgı, özellikle Göbeklitepe ile ilgili arkeolojik çalışmalara dünyada yoğun bir talep olduğu, arkeolojinin önde gelen isimlerinin, bu çalışmaları bugün dünyada arkeoloji alanındaki en önemli çalışmalar olarak gördüğünü anlattı.
Yazgı, şöyle devam etti:
"Anadolu'nun tarihsel geçmişini gerçek manada tüm dünyaya tanıtmak için Bakanlığımız özel bir çalışma içerisinde. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl Kolezyum'da bir Göbeklitepe sergisi yaptık ve 6 milyon ziyaretçiye ulaştı. Şu anda Berlin'de halen açık olan Göbeklitepe sergisi de büyük ilgiyle karşılaşıyor. Bu çalışmaların bir parçası olarak da Çin'de bu sergiyi yapmak için ilk görüşmelerimizi yaptık, bu sergimizi Çin'de yapma konusunda ortak karara vardık."
Çin'deki temaslarında önemli ana başlıklardan birisinin sahne sanatları ve konserler olduğunu bildiren Yazgı, Türk sanatçılarının buradaki sanatçılarla ortak projeler yapması, Türk müzisyenlerin buradaki orkestralarla birlikte çalması gibi birçok konuyu masaya yatırdıklarını belirtti.
Pekin'deki Ulusal Sahne Sanatları Merkezini ziyaret ettiklerini ve buradaki yetkililerle görüştüklerini dile getiren Yazgı, "Çok güzel bir merkez. Seve seve bize kucak açacaklarını ifade ettiler. Şimdi hemen dönünce onun planlamalarını gerçekleştireceğiz." diye konuştu.
Yazgı, ülkenin yayın otoritesi NRTA ile de toplantı yaptıklarını ve burada Türk dizileri ve filmlerinin Çin televizyon ve internet platformlarında yayınlanması konusunda görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktararak, şunları kaydetti:
"Biliyorsunuz ki tüm dünyada Türk dizileri, Türk filmleri artık çok ciddi bir pazar payına sahip ve çok gelişen bir sektör. Orta Asya'dan Körfez ülkelerine, Güney Amerika'ya kadar şu anda büyük bir izleyici kitlesine hitap ediyoruz. Bu sektörün Çin'de de yer bulması için gerekli girişimlerde bulunduk. Türk dizilerinin ve sinemasının Çin'de izleyiciyle buluşması için çok olumlu görüşmeler gerçekleştirdik."
Turizm alanında Çin'deki influencerlarla ve seyahat acentesi temsilcileriyle yaptıkları iki ayrı toplantının son derece verimli geçtiğine işaret eden Yazgı, "Çinli influencerlarla Büyükelçiliğimizde yemek davetinde bir araya geldiğimiz toplantımız oldukça başarılı geçti. Onların fikirleri bizim için önemliydi. Çinli turistlerin Türkiye'de nasıl vakit geçirebilecekleri, taleplerinin ne olduğu konusunda oldukça verimli görüşmeler yaptık." ifadelerini kullandı.
Yazgı, Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) aracılığıyla uzun süredir sosyal medya odaklı bir çalışma yürüttüğünü, Çin'de bazı "influencer"ları Türkiye ile daha önceki ilişkilerini araştırarak seçtiklerini, onları Türk Hava Yolları (THY) işbirliğiyle Türkiye'ye getirerek misafir ettiklerini ve ülkeye ilişkin izlenimleri ve geri dönüşlerini incelediklerini belirtti.
Seyahat acentesi temsilcileriyle yaptıkları toplantıda da özellikle vizesiz seyahat uygulamasıyla birlikte Çinli turistlerin yoğun bir şekilde acentelerine başvurduklarını öğrendiklerini aktaran Yazgı, Çinlilerin özellikle kültür ve doğa turizmi alanına yoğun ilgi gösterdiğini, başta Kapadokya olmak üzere tarihi ve doğal güzelliklerin olduğu bölgelere, maceraya yönelik rafting, kayak, trekking ve bisikletle turlar gibi etkinliklere ve Göbeklitepe başta olmak üzere arkeolojik alanlara ve ören yerlerine ilgilerinin olduğunu ifade etti.
Yazgı, acente temsilcilerinin kendilerine yönelttiği sorulardan, coğrafi olarak Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerine gelişen bir ilginin olduğunu da fark ettiklerinin altını çizdi.
1,5 milyarlık nüfusa sahip Çin'in, Avrupa kıtasının toplamından daha kalabalık ve ayrı bir dünya olduğuna dikkati çeken Yazgı, "Çinli turistlerin daha farklı talepleri var. Seyahat alışkanlıkları çok farklı. Talepleri deniz, kum, güneş değil; kültür, sanat, macera ve doğa." şeklinde konuştu.
Yazgı, Çin ile Türkiye arasında büyük bir turizm potansiyeli olduğunu, bu potansiyeli doğru şekilde planlamak için Pekin'de geçirdikleri 3 gün boyunca tüm ilgili aktörlerle görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı.
2025'te 425 binin biraz üzerinde Çinli turisti Türkiye'de ağırladıklarını kaydeden Yazgı, "Bu yıl, Allah'tan bir mani olmazsa inşallah, 1 milyon Çinli turisti ülkemizde ağırlamak için planlarımızı yaptık." dedi.
Yazgı, bugün Orta Doğu'da yaşanan durumda olduğu gibi konjonktüre bağlı koşulların ve jeopolitik sıkıntıların turizmi olumsuz etkileme riski taşıdığına dikkati çekerek, "Ancak yakın zamanda Türkiye'yi ziyaret eden influencerlardan aldığımız geri dönüşler bizim için özeldi. 'Kendimizi inanılmaz güvende hissettik.' dediler, bu önemliydi." diye konuştu.