NURCAN AKDENİZ
Göller Bölgesi'nin gözde şehirlerinden Isparta, doğası ve tarihiyle dikkat çekiyor. Eğirdir Gölü'nde gün batımı izlenirken, Lavanta Kokulu Köy'de mor tarlalar görsel şölen sunuyor. Yazılı Kanyon ve Kovada Gölü Milli Parkı doğa yürüyüşü yapmak isteyenlerin uğrak noktası olurken, Pisidia Antiokheia Antik Kenti şehrin tarihine ışık tutuyor. Isparta ayrıca gül ürünleriyle ziyaretçilerinin ilgi odağı oluyor.
KOKUSUYLA YATIŞTIRIYOR
Isparta gül üretimiyle Türkiye'nin en önemli merkezleri arasında yer alıyor. "Güller Diyarı" olarak anılan şehirde gül yağı, gül suyu ve kozmetik ürünler öne çıkıyor. Gül yağı ve gül sabunu, cilt bakımında nemlendirme ve yatıştırıcı etkiye sahip. Antiseptik özelliği sayesinde ciltteki tahrişi azaltmaya yardımcı olurken, doğal yapısıyla hassas ciltlerde de tercih ediliyor.
ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK TATLI SU GÖLLERİNDEN- EĞİRDİR GÖLÜ
Eğirdir Gölü, Türkiye'nin en büyük tatlı su göllerinden biri olup, oluşumu milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Frig, Roma ve Bizans dönemlerinde çevresi yerleşim alanı olarak kullanılan göl, balıkçılık açısından da önem kazanmış. Göl içinde iki ada bulunuyor; burada gün batımı izlemek, bisiklet sürmek ya da restoranlarda balık yemek en popüler aktiviteler arasında birinci sırada yer alıyor.
1970'TEN BERI KORUMA ALTINDA- KOVADA GÖLÜ MİLLİ PARKI
Kovada Gölü Milli Parkı, Eğirdir Gölü'nün taşmasıyla oluşmuş doğal bir ekosistem olup, 1970'lerden beri koruma altında alınmış. Bölge, endemik türler ve kuş çeşitliliğine ev sahipliği yapıyor. Bugün ise doğa tutkunları için önemli bir trekking ve kamp ve piknik alanı olarak, adından sıkça söz ettiriyor.
ST. PAUL'UN VAAZ VERDİĞİ KENT- PİSİDİA ANTİOKHEİA
Pisidia Antiokheia, Roma İmparatorluğu döneminde bölgenin en önemli şehirlerinden biri olarak kurulmuş. Aynı zamanda Hıristiyanlık tarihi açısından önemli bir merkez; St. Paul burada vaazlar vermiş. Kentte tiyatro, tapınaklar, sütunlu caddeler ve su yapıları gibi birçok arkeolojik kalıntı bulunuyor. Günümüzde açık hava müzesi gibi ziyaret ediliyor.
YAZ MEVSİMİNDE BİLE SERİN
Yazılı Kanyon, tarihi St. Paul Yolu üzerinde yer alan hem doğal hem de kültürel bir miras. Kanyon duvarlarında antik çağlara ait yazıtlar bulunuyor, ve bu nedenle ismini buradan almış. Bölge Roma ve erken Hristiyanlık dönemlerinde dini geçiş güzergâhı olarak kullanılmış. Bugün doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı için oldukça popüler hale gelirken, yaz aylarında bile serin kalmasıyla doğaseverler için ideal bir kaçış noktası.