Baharda köylerin tadını çıkarın

Bahar ayları yaklaştı. Canlanan doğanın keyfini kırsalda çıkarmak isteyenler gezi planlarını yapmak isteyebilir. Bu yazıda Türkiye'nin baharda keşfedilecek en güzel köylerinden bazılarını bulacaksınız.

Her coğrafyası ayrı güzellikler barındıran Türkiye her mevsimde keşfedilecek farklı güzellikler sunuyor. Bahar aylarında yeniden canlanan doğayı keşfetmek isteyenler için görülecek yüzlerce yer var. Bu yazıda ise Türkiye'nin en güzel köylerinden bazılarını bulacaksınız.

700 YILLIK CUMALIKIZIK

Osmanlı Dönemi'nin yaşam şeklinin anlaşılmasına ışık tutan Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki kültürel bir miraslarımızdan biri. Uludağ'ın güney eteklerinde kurulan, Osmanlı kırsal mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan, 700 yıllık bir geçmişe sahip Cumalıkızık kesinlikle görülmeye değer. Oğuz Türkleri'nin 24 boyundan biri olan Kızık Beyleri tarafından kurulan Cumalıkızık Köyü'nün tarihi 14. yüzyıla uzanıyor. Geleneksel Osmanlı mimarisi ve sivil mimarinin özgün örneklerini barındıran Cumalıkızık, Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa'nın öncü güçlerinden biriydi. Bunu, Hanlar Bölgesi'ndeki yapıları gezerken daha iyi anlıyorsunuz. Köyün ahşap ve kerpiçten inşa edilen renkli evleri, dar sokakları zaman tünelinde gibi hissettiriyor.

ESKİ BİR RUM KÖYÜ

Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı eski bir Rum köyü olan Tirilye, Alaçatı'nın henüz turistikleşmemiş halini andırıyor. Renove edilmemiş, özünü koruyan Rum evleri; şirin lokantaları ve hediye dükkânları ile Tirilye İstanbul'a 1 saatlik bir feribot + 20 dakikalık karayolu mesafesinde.Her ne kadar araya çarpık yapılaşmaya mahkûm bazı betonarme yapılar girse de 150-200 yıllık ahşap ve taş evler kasabanın asıl güzellikleri. Osmanlı-Rum mimarisinin sentezi olan evlere bakarken bile tarihe yolculuk yapmak mümkün.⁠ Tirilye manastırları, kiliseleri ve ayazmalarıyla dini olarak da önem taşıyor. Bunun yanı sıra kasabanın sembol binası Taş Mektep, kasabanın kalbinin attığı Çınar Meydanı da görülmeli.

YÖRÜK KÖYÜ'NÜ GÖRMEDEN GEÇME

Safranbolu'da bulunan, tarihi evleriyle bilinen küçük bir köy olan Yörük Köyü, Osmanlı mimarisinin en iyi korunduğu bölgelerden biri. Safranbolu'nun bir minyatürü görünümünde olan köy, Karadeniz seyahatlerinin olmazsa olmaz duraklarından biri. Cumbalı evleri ve daracık sokakları ile içinizi ısıtacak bir köy olan Yörük, 1997 yılında SİT alanı ilan edilmiş ve günümüze kadar özenle korunmayı başarmış.

GRAVYER PEYNİRİNİN ÜRETİLDİĞİ TOPRAKLAR

Boğatepe, Kars'a yaklaşık 1 saat uzaklıkta bulunuyor. Burası meşhur Kars gravyer peynirinin üretildiği tek köy. Gelinciklerle bezeli, kahvaltısı ile meşhur Boğatepe Köyü'nün geçmişi Malakanlara kadar dayanıyor. Cumhuriyet Dönemi'nde peynirciliğin bir iş kolu olarak devreye alınmasıyla köy tamamen peynir üretimine odaklanıyor ve turizm açısından da önemli yeri olan Türkiye'nin ilk peynir müzesi Zavot Eko Müzesi kuruluyor.

MAÇAHEL VADİSİ'NİN RENGARENK KÖYÜ

Karadeniz'in en güzel vadilerinden biri de tartışmasız Maçahel. Maçahel Bölgesi'nin hikâyesi de doğası kadar ilgi çekici. Gürcistan'ın güneybatı ucu ile Türkiye'nin kuzeydoğu ucunda iki ülke sınırına yayılan vadi için 1921 yılında Türkiye-Rusya arasında bir sınır anlaşması yapılmış. Anlaşmaya göre vadide yer alan 18 köyden 6 tanesi Türkiye sınırları içerisinde kalmış. Bu köylerden biri de Maral Köyü. Camili yöresindeki bu Müslüman Gürcü köyü, Artvin doğasının mucizeleriyle donatılmış. Burada yeşilin her tonunu görebilirsiniz.

YERYÜZÜNDE CENNET ARAYANLARIN YERİ

1355 yılında Oğuz Boyları'ndan Çepni Boyu tarafından kurulan Yeşilyurt "yeryüzündeki cennet" benzetmesini en çok hak eden yerlerden. Kazdağları'nın eteklerinde deniz ve dağ arasındaki eşsiz konumuyla doğanın tüm güzelliklerine kucak açan köyün taş evleri bitki örtüsü ile ahenk içerisinde. Uzun yıllar Rumlar ve Türklerin bir arada yaşadığı Yeşilyurt'ta, mübadele nedeniyle Rumlar evlerini terk etmek zorunda kalmış. Kardeşliğin baki kaldığı köyü gezerken şifalı bitkilerin, çiçekleri, ağaçların kokusu sizi teslim alacak.